1. YAZARLAR

  2. Ziya Uysal

  3. İpuçları – (Birinci Bölüm)
Ziya Uysal

Ziya Uysal

Yazarın Tüm Yazıları >

İpuçları – (Birinci Bölüm)

A+A-

Allah insanı yarattı. Onu; akıl, irade, beş duyu ve gelişmiş duygular gibi çok değerli yetenek ve güzelliklerle donattı. Bunları anlama, öğrenme, öğretme gibi, kıyas kabul etmez yeteneklerle taçlandırdı. Bunların hepsini entegre çalışan bir yapıda kıldı. Böylece insanın muhakeme yeteneği ortaya çıkarıldı. Bununla insan, doğruyu-yanlışı, hayrı-şerri, güzel ve çirkini, ayırt eder, bunlar arasında seçim yapar bir duruma gelince, yapıp yapmadığından sorumlu tutuldu.

Yüce Allah, hayatını sürdürmesi için insanı yeme, içme, uyuma gibi yaşam gereklerine bağımlı yarattı. Aslında bunlar insan için bir külfet, zahmet ve birer noksanlıktır. Ama O, her yeri ve her şeyi rahmeti, hikmeti, ilmi ve sanatıyla kuşatılmış olarak tasarladığından, insanın kendisi gibi hayatını da öyle güzel bir biçimde yarattı ki, o külfet ve zahmetler çok arzulanan, haz duyulan nimetlere ve doyumsuz mutluluklara dönüştü. Allah, beslenmeyi öyle hoş, öyle güzel lezzetlerle donattı ki, bu sayede biz yaşamak için değil, yemek için yaşıyoruz. İstese bize, hayatta kalmamız için her öğün bir bardak acı su da içirebilirdi. İşte O, böyle yapmıyor.

Allah insanın üremesini de irade buyurdu. Aslında insan için bu da büyük bir külfettir. Ama O, büyüklüğünün ve şanının bir nişanesi olarak bunu öyle cazip bir halde tasarlayıp yarattı ki, her yönüyle üreme, hayatın vazgeçilmez, karşı konulmaz hazlarla dolu bir bölümü, sevgi ve mutlulukla bezenmiş, olağan üstü bir güzelliği haline geldi.

Bu sebepledir ki her devirde kütüphaneler aşk şiirleri, aşk öyküleriyle dolup taştı. Her yer aşk şarkıları, aşk filmleriyle, evler ve meydan çocuk cıvıltılarıyla şenlendi. Hayat bambaşka bir anlam kazandı, dünya bambaşka bir aleme dönüştü.

Yüce Allah bu nimeti doğadaki diğer canlılara da bahşetti. Baharda aşk şarkıları söyleyerek havada uçuşan çiçek tozlarından, müstakbel eşine kur yapan kuşlara, balıklara kadar tüm canlılar da bu mutluluğu kendi türünün tarzıyla yaşamaktadır. Doğada nereye ve neye bakarsak bakalım her yerin, her şeyin, her durum ve olayın bize esin kaynağı olacak, böyle ayetler ve ipuçlarıyla donatılmış olduğunu görürüz.

Bu ipuçlarını fark eden her aklı başında insan, yaşamına, çevresine, davranışlarına işine sevgi ve güzellikler katmaya çabalıyor. Örneğin çalışma hayatında bile işverenler, ücretleri maaş artı prim şekline getiriyor. Çalışma ortamını ve iş koşullarını sürekli iyileştirmeye çabalıyor. Bazıları bunlara ek olarak, hedefleri tutturan ekibe ikramiye vermek, zamanında işi yetiştiren ekibi denize götürmek gibi çok çeşitli teşvik ödülleri icat ediyor. Bazı ileri ülkelerin firmaları hedef belirleyerek, başarılı çalışanları için tatil destekleri gibi cazip ödüller veriyor.

İnsanlar, kendilerine ve çalışanlarına işini, işyerini sevdirmek ve çalışmayı zevkli hale getirmek için çok çeşitli yollar geliştiriyor. İleri ülkeler, insanları daha çok ve daha güzel nimetlere ulaştıran yolun, daha verimli çalışmaktan geçtiğini, bu gibi ilahi ipuçlarıyla daha erken anladılar. Bunları bilimsel prensipler haline getirdiler. Örneğin, “İnsana insanca” gibi herkesin bildiği bazı iş prensipleri bu yolla uygulamaya kazandırılmıştır. Halı motiflerinden yaşam alanlarımızdaki dekorlara, el emeği-göz nuru dantel işlemelerine, bayanların makyajına varıncaya kadar, her türlü süslemenin de ana esin kaynağı bu ipuçlarıdır.

Eşini, çocuklarını ve çevresindeki insanları itici, kırıcı, kaba davranışlarla, tehdit, dayak ve şantaj gibi çirkin yollarla ikna etmeyi seçen insanların oranı, bu ilahi ipuçlarıyla ilgili farkındalık oluşturma çabalarının cılız kaldığı dönemlerde çok daha yüksek olmuştur.

Bu gün, bu ipuçlarını fark eden büyük bir çoğunluk var artık. İçten sevgi, saygı, nezaket ve şefkatin değeri artık daha çok biliniyor. Gönül alıcı ödüllerin, hediyelerin, sıcak ilgi ve tatlı dilin toplumdaki yeri arttı. Herkes kendi tatlı dilini, özgün ve sıcak davranışlarını geliştiriyor ve artık bunları gizlemiyor. Kimi eşine organik balım diyor, kimi çocuğunu maça götürüyor.

Mutlak güç ve kudretin tek sahibi olan Allah’ın bile bu yolu tercih ettiğini, akılla bakanlar artık gördüler. Allah’a sonsuz hamd-ü senalar, hesapsız şükürler olsun. Çevremizdeki (Kevni) ayetlerin sunduğu ipuçları bizim de rehberimiz olsun inşallah. Allah’a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT