1. YAZARLAR

  2. Muzaffer Kırmacı

  3. İşi Ehline Vermek
Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

Yazarın Tüm Yazıları >

İşi Ehline Vermek

A+A-

Lafa geldi mi mangalda kül bırakmayız.  İcraata gelince bilenlerden rol çalarız.  Bizim işimiz  konunun  edebiyatını yapmaktır genellikle. Uygulamasını başkalarından bekleriz.

İşi ehline  vermek  Allah’ın ve Resulünün emri.

Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde işlerin ehil olanlara verilmesi emrediliyor.

Allah size, mutlaka (işleri) ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder. (Nisa 58)

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:

İş ehli olmayana (layık olmayana) tevdi edildiği (verildiği) zaman, kıyameti bekle. (Buhari)

Allah ve Resulü böyle emrediyorken, gerçek hayatta böyle midir?

Sormaya bile gerek yok değil mi?

**

Başbakanımız geçtiğimiz günlerde İstanbul’da restorasyonu tamamlanan Ortaköy Camiini  hizmete açtı. Açılışta bir şey söyledi. Dedi ki “Atalarımız işi ehline verme hususunda çok titiz davranmışlar. Bu caminin mimarı bir Ermeni vatandaşımız.”

Düşünebiliyor musunuz,  İslamın Mabedini bir gayri müslüm yapabiliyor. O zaman ki hoş görü ve olgunluk bugün var mı acaba?

Bugün resmi kurumlarımızda, özellikle de Belediyelerimizde iş nasıl tevdi ediliyor?

Ehil olan işin başına getiriliyor mu?

Ya da seçerken kriter nedir sizce?

Ehliyet ve liyakat olmadığına emin olabilirsiniz.

İlk şart kayıtsız şartsız itaattir. Başınızı emme-basma tulumba gibi sallamayı biliyorsanız,  verilen emirleri kanunlar ve yönetmelikler ışığında değerlendirmeden, amiriniz istediği için imzalıyorsanız , bir de “bizden”seniz işiniz kolaydır. Artık sizin önünüzde yükselmek için hiçbir engel bulunmamaktadır.

İşi ne kadar bilirseniz bilin, “bizden” değilseniz, ağzınızla kuş tutmanızın hiçbir önemi yoktur.

Rivayet odur ki, belediyelerden birinde bir başkan yardımcısı vardır. Adam trafik kazası gibidir ve ne zaman kime çarpacağı belli değildir. Hatta vatandaşlara da çok kötü davranmaktadır. İnsanları makamından kovduğu dahi söylenmektedir.

Yine rivayet odur ki, başkan “Her filmin bir Erol Taş’ı olur. Bu da bizim Erol Taş’ımız” diyormuş. Vatandaşlar da başkana dua etmektelermiş.  Neden mi? Yardımcısına Erol Taş rolü verdiği için.  Ya bir de Tecavüzcü Coşkun rolü verseydi ne yapardı bu millet?

Bir de kızak vardır resmi kurumlarda.  Amir işine nasıl gelirse öyle davranır. “Ben kanun ve yönetmeliklere göre iş yaparım” diyen memuru saksı gibi bir köşeye oturtur, hiç iş vermez. Bir anlamda onu cezalandırır.  El kesesinden gerdeğe girmek kolay.  Kendi işi olsa öyle yapar mı? Boş-boş oturtup maaş verir mi?

Şaka bir yana da, her fırsatta işin edebiyatını yapanlar Allah’tan da korkmuyorlar. Allah’tan korksa  Nisa-58’i hiç aklından çıkarır mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum