1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. Konya’nın uyanan Ramazan hücreleri (!)
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

Konya’nın uyanan Ramazan hücreleri (!)

A+A-

 

Tüm okurlarımızın mübarek Ramazan ayını kutlarken bu güzel günlerin ömrümüz boyunca güzelliklere nasip olmasını diliyoruz.

Bugün ramazan olması hasebi ile yumuşak bir yazı yazmak istiyoruz. Aslında becerebilsek 29 gün boyunca böyle yazmayı arzu ediyoruz. Yalnız bu konuda ne kendime güveniyorum ne de şehre. Neyse hiç olmaz ise niyetimiz böyle. 

BU ŞEHİR GERÇEKTEN MÜBAREK

Konya’nın ve insanın mübarekliği konusunda asla ama asla bir şüphemiz yok. Ancak Konya ve Konyalılık konusu ise tam bir sosyolojik vaka, üniversite hocalarımız bu konuda tezler hazırlamalı kitaplar yazmalı diye düşünüyorum.

Ramazan ayı mutlaka Türkiye’nin bilindik bilinmedik pek çok yerinde aynı ruh hali ile yaşanır. Ancak biz Konya’nın Ramazan ayı için en iyi yerler arasında olduğunu biliyoruz. Bizim insanımızın bu yönünü çok iyi bilen art niyetliler bu yönümüzü çok suiistimal ediyorlar.

Mesela dün Selçuklu’da, Meram’da ve Karatay’da hangi mahalle hangi sokağı isterseniz isteyin nerede ise bütün evlerin kapılarını çalan ellerinde kitaplar ile falanca dernek adına, falanca kuruluş adına yardım toplayan kadınlar erkekler görülüyordu.

Mesela dün AVM’ler ve özellikle gıda satışı yapılan mağazalar hınca hınç dolu idi. Buraların park yerleri dolu yollar ise çift sıra uygunsuz park halindeydi. Oruç başlamadan insanların gözü dönmeye başlamıştı.

GIDA PAKETLERİ İLE İLGİLİ BİR ŞEY SÖYLEYEBİLİR MİYİM?

Bizim güzel hali vakti yerinde insanlarımız bu ay içerisinde yine cömert mi cömertler. Cömert de olacaklar inşallah. Ancak geçtiğimiz hafta bir dostumuzun çok yerinde bir tespiti ile zengin dostlarımızdan bir ricada bulunacağım.

Malum yardım paketleri ile bu mübarek günlerde hiç kimsenin aç ve mağdur kalmasını istemiyoruz. İhtiyaç sahiplerine olabildiğince de yardım yapıyoruz. Ancak bu paketlerin içinde yağ, makarna, bulgur, pirinç, zeytin, salça, tuz, hazır çorba, nohut, fasulye, şeker ve çay gibi temel ihtiyaçlar bulunuyormuş.

Yani Allah aşkına ihtiyaç sahibi garip bunları zaten 365 gün yemiyor mu?

Şu Ramazan menüsünü değiştirseniz daha sevap olmaz mı?

Maksat daha iyi hasıl olmuş olmaz mı?

Ne derseniz? Yanlış mı düşünüyoruz?

SON ÜÇ DÖRT GÜNDÜR ZİYAFETLERİN FARKINDA MISINIZ?

Geçtiğimiz haftadan bu yana Ramazan öncesi inanılmaz bir yemek daveti dikkatimizi çekiyordu. Önce ne olduğunu anlamamıştık. Arada bir bu davetlerden bize de gelince anladık ki “Ramazan’ı karşılıyormuşuz”...

Vallahi helal olsun.

Bu şehirde Ramazan işte böyle davetlerle karşılanır.

Biz size boşuna mı bu şehrin insanı mübarektir diyoruz.

TAHİR BAŞKAN DİREKSİYONDA İDİ

Araya bir de küçük siyasi not düşelim mi?

Aslında bu siyasi değil de bazıları siyaset sanır diye yazıyoruz.

Herhalde 10 yıl önce merkezdeki Numune Hastanesi, gerçekten bu şehrin yükünü çeken Hastane iken hastaneni önünde direksiyonda tek başına Recep Konuk’u görmüştüm. O günlerde de Recep Başkan’ın yine ya PANKO ya da Konya Şeker ile kritik bir seçimi vardı. Böylesine bir ortamda Recep Başkan’ın tek başına direksiyonda olmasını yadırgamış bunu de dile getirmiştim.

Hani şimdilerde de birileri özellikle bir algı operasyonu içerisindeler.

Sözüm ona Tahir Başkan halktan kopuk ulaşılamayan birisi gibi gösterilmeye çalışılıyor ya!

İşte cumartesi günü bir cenaze evine muhterem eşleri ile gelen Tahir Başkan burada bir süre kaldıktan sonra yine geldiği gibi kendi otomobiline bindi, direksiyona geçti eşini de yanına alıp yine sessizce koyup gitti.

Yani bu şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı korumasız, eskortsuz, şoförsüz eşi ile tek başına geziyorsa, o korkunç trafikte kendisi direksiyonda bu durumu bizzat yaşıyorsa bilmem o algıyı yapmaya çalışanlara ne demeli artık?

BAŞSAVCILAR BİLE BİR BAŞKA GÜZEL

Konya güzel, Konya güzel diyoruz yaa.

Yine geçtiğimiz hafta bire bir tanıklık ettiğim bir olay ile bu şehrin her mevkideki makamdaki insanının güzelliğine bir kez daha inandım.

Biz gazetecileri hiç mi hiç sevmeyen meslek gruplarından birisi de hukukçulardır. Dahası hakim ve savcılardır. Nedendir çözebilmiş değilim. Ama hangi ortamda olursa olsun bir hakim bir savcı ile ilk tanışmamızda bile suratlar limonlaşır, simsiyah oluverir. Bu karşılaşmalarda ki üzücü tablo gerçi ilk karşılaşmalarda tanışmalarda olur.

Aradan gecen zaman da ise derin dostluklar olur.

Mesela İstanbul’dan Konya’ya geldikten sonra tanıdığım Başsavcılar Fatih Özdemir, Neyzen Özcan gibi isimlerle ilk tanışmalarımız aynen oldu ama sonu 180 derece farklı idi.    

Bugünkü Başsavcımız Bestami Tezcan Bey ile daha hiç tanışmadan bir gün “alo” diyerek bizi insaniyet adına hukuken uyarmalarını asla unutamam. Ve kendisine bu noktada minnettarım.

Bu şehre gelen en sert, taviz vermez biraz daha ileri gidersek selamı verirken bile seçen savcılarımız artık vatandaşın arasında, hatta en umulmadık yerlerde sessizce mesleklerinin verdiği ağırbaşlılıkla büyük saygı görüyorlar. Ve bu insanlara artık elinizi sıkmak için uzatırken titremiyorsunuz.

Bu vesile ile Sayın Bestami Tezcan’a bir kez daha şehrimiz adına teşekkür ediyoruz.

HADİ ARTIK HERKES 5, 5’LİK           

AK Parti iktidarının bazı özel sohbetlerde çok özel şifreleri oluşmuştu. Gerçi bu işler her iktidar döneminde olmuştur amma.

AK Parti ilk iktidara geldiği günlerden yakın zamana kadar en bilinen şifre, “Bizim mahallelinin çocuğu musun, değil misin?” detayında idi.

Yani milli görüşçü değil iseniz, istediğiniz kadar AK Parti’ye oy verin, AK Partili olduğunuzu iddia edin veya Reis’i sevin.

Sadece kendinizi kandırırsınız çünkü icraat ortamına geçildiğinde asla “bizim mahallenin çocuğu olamıyorsunuz”.

Başbakanlık yıllarının ilk gününde bile temiz, düzgün, akıllı her siyasi görüş sahibi insanı yanına alan Recep Tayyip Erdoğan hâlâ bu kucaklayıcılığını sürdürse de çevresindeki ya da belirli yerlere paraşüt ile gelenler hâlâ mahalle seçiciliklerini ısrarla sürdürüyorlar.

Sürdürmeyen Erdoğan bunun için lider olurken, diğerleri de mahalleden öteye gidemiyorlar.

Ammaaaa son zamanlardaki değerlendirme ise çok hoşuma gitti. Hâlâ da aklıma geldikçe gülüyorum.

Arada bir duyuyordum “5’te 5’lik”...

“7’de 1’lik”...

İşte geri zekalılığımızın tuttuğu o günlerde bunu çözememiştim.

Hadi gözünüz aydın.

Konya bugünden itibaren büyük bir çoğunluğu ile “5’te 5’lik” dilime giriverdi.

.........

Bakın bu neymiş meğer.

Beş vakit namaz kılan “5’te 5’lik” olurken, sadece Cuma namazı kılanlara ise “7’de 1”lik oluveriyormuş.

Cenab-ı Allah’ım bizi ve en başta da beni ıslah etsin inşallah.

Ramazanınız mübarek olsun.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

 

Kâfir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırma! Kalp kırmak, Allahü Teâlâyı incitmek demektir.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ? 

 

Motor sevdalıları şehir merkezinde hız yapma tutkusundan vazgeçtikleri zaman daha iyi ADAM oluruz .

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

4 Yorum