1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. Murat abi illa ki kinaye yapmak zorunda mısınız?
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

Murat abi illa ki kinaye yapmak zorunda mısınız?

A+A-

Fedakar ve vefalı okurlarımızın güzel tatil gününde yine sizlerden gelen bir foto ve ince gönderme ile yazımıza başlamak istiyoruz.

Dünkü köşe yazımıza ilk yorum değerli abimiz Murat …....’dan geldi.

Abimizin adını yazdık ama soyadı bilerek yazmıyoruz. 

Çünkü yazarsak kendisini deşifre ederiz ve partili dostları kendisine kızar.

Dahası ticaret ile ilgilendiği için abimizin dönen tekerine çomak sokmuş oluruz.   

Murat abimiz her ne kadar doğru söylese de günümüzde doğruların geçerliliği belli bir yere kadar, o ince çizgiyi aştın mı hain olursunuz artık.

Neyse hadi dün camilerde ve cenaze namazlarının kılındığı alanlara bir gölgelik korunmalık demiştik ya işte Murat abimiz Burdur Belediyesi’nden bir örnek uygulama göndermiş;

13479533_1130887226972269_852769667_n.jpg

Ve altına da ince ince döşenmiş;

“Sizin istediğiniz çadır böyle bir şey.

Ama bu çoook maliyetli bir şey.

Bizim önümüzde daha kamyonların 120 ile gittiği Ankara yolunu Kulu makasına kadar park ve piknik alanları yapma projemiz var.

Belediye olarak bu park işleri bir bitsin ondan sonra o çadırları da yaparız...!”

.............

Bizim bir şey dememize gerek yok ki.

İşte sade vatandaş, duyarlı insan, üstelik de partili bir işadamı abimizin iki ayrı konuya bakışı bu kadar net.

Kime başka ne söyleyebiliriz ki?

İFTAR MENÜSÜNDEKİ ETLİ KONYA PİLAVI İNSANLARI YORMUŞ

Bu ramazan süresince Allah izin verirse sadece iki kez evden dışarı çıktım ve bundan sonra da çıkmayacağız inşallah.

Çünkü çocuklarımla anamla babamla iftar açmak, babamı teravih namazına yetiştirmek, onların duasını almak konusunda taviz vermiyorum.

Bir defa gazetemizin iftarına katıldık, bir kez de Tahir Başkan’ın davetine üç ayrı isme “Gelemem teşekkür ederim” dememe rağmen son olarak Ahmet Köseoğlu’nun davetine peki demek mecburiyetimde kalmıştım.

Biz gitmesek de Konya’da nerede kimin daveti var üç aşağı beş yukarı takip ediyoruz. Ve öğreniyoruz ki artık iftarların büyük çoğunluğunda geleneksel Konya pilavı var. Elbette hem hizmet açısından hem de sunum açısından yüzde yüz doğru bir tespit.

Amma şimdiden öğreniyoruz ki iftar programlarını kaçırmayanların karınlarında pilav ağaçları büyümeye başlamış.

Mesela geçen yıl Ramazan ayı süresince Tahir Başkan’ın 70 iftar sofrasına oturduğunu da biliyoruz.

Bu 70 rakamına inanmıyorsanız Tahir Başkan’a sorabilirsiniz.

Ama Başkan bu sene rakamı çok aşağılara çekecek gibi.

Menüde de pilav yok (!)      

BİR BOZKIR AŞIĞI KAYDI GİTTİ ARAMIZDAN

Dün sabah elime telefonu alınca önce gelen mesajlardan ardından da bizim Ali Sait Öge’nin sosyal medyadaki paylaşımında görünce yıkıldım.

Evet sadece bir gazeteci-yazar ve okur ilişkisi ile tanımıştım merhum Mehmet Apan Hoca’yı.

PUSULA’dan önceki çalıştığım gazeteye gelip gitmeye başlamıştı.

İki kelimesinden birisi Bozkır idi.

Bir insan elbette doğduğu büyüdüğü köyünü sever. Sevebilir. Ama Mehmet Apan Hoca’nın Bozkır sevgisi sevgiden öte, aşktan kara sevda gibi bir şeydi.

Bozkır’a gölet yapılması. Baraj duvarlarının yükseltilmesi için verdiği mücadeleyi ne bir Bozkırlı vekil ne de bir Bozkırlı siyasetçi vermişti.

Gerçi rahmetlinin yüzünden yazdığımız yazılar nedeni ile bizde iki vekil ile ters düşmüştük.

Bozkır’da dikili tek bir elma ağacı dahi olmaması rağmen su, su, su diye diye rahmetli olmuştu Mehmet Apan Hoca.

Bozkırlı pek çok dostum ve yetkili isim var.

Onlara naçizane şöyle bir istekte bulunacağım.

“Eğer öbür dünyada Mehmet Hoca’nın sizin yakanıza yapışmasını istemiyorsanız hocanın ismini Bozkır’da yaşatacak bir şeyler yapın.

Aksi halde işiniz inanın çok zor”...

Mehmet Hocam mekanın cennet olsun. Nur içinde yat.

Yol yapımı için yazdırdığın son not hâlâ masamın üzerinde bekliyor. Çünkü sen “Uğur abi biraz daha bekleyelim ondan sonra yazalım” demiştin.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Yeryüzünde hüküm süren kuvvet; hayat kuvveti değil ölüm kuvvetidir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ganioğlu dönel kavşağında iki araçlık yere tek araç olarak durup mübarek günde kuyruğu uzatmadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum