Şule Akdemir

Şule Akdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Ölüm

A+A-

  Her gün yaşadığımız çevrede ve televizyon ve sosyal medyada yüzlerce insanın ölüm haberlerini duyuyoruz. Hastalıklar, kazalar, doğal afetler, savaşlar gibi pek çok nedenden dolayı insanlar ölüyor.

#Soma

 Türkiye ve tüm dünya, Manisa'nın Soma ilçesinden gelen maden ocağından gelen haberle sarsıldı. Yüzlerce insanımız maden ocağında yangın çıkması sonucu hayatını kaybetti. Yüce Allah'tan şehit olan kardeşlerimize rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Devletimizden de yetimlerimiz için seferber olmasını ve oluşan gergin atmosfer karşısında itidalli davranmasını istirham ediyorum.
Soma'da vefat eden kardeşlerimiz şehittir.
Bir hadis-i şerifte, Cabir bin Atik (ra) şöyle dedi: “Rasulullah (sav) buyurdu: "Yıkıntı altında kalarak ölen şehittir" (Ebu Davud 3111) denmiştir.  Şehitlerimiz cennette nimet içerisindeler inşaAllah. Cennetle müjdelenenler için Allah bir ayette "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin." (Fussilet Suresi, 30) Buyurmuştur.

Bizlere düşen nedir?
Şehitlerimizin yakınlarına hep güzel telkin vermek ve gönüllerini hoş edecek sözler söylemeliyiz. Yas tutma konusunu bir dayanışma olarak esas almalıyız. Yas tutarken "yakınların öldü sen de acı çek" yönünde değil, onlara ferahlık sağlamak, değer vermek, üstlerindeki yükleri kaldırmak için bir üslup kullanmalıyız. Çünkü şehit ailelerine güzel bir hayat sağlamak onlara yapılacak en önemli güzelliktir ve asla onları üzüntüye sevk etmemeliyiz. Çünkü "yas demek" kendi işimizi bırakıp kardeşlerimize sahip çıkmaktır. 
Soma'da yaşanan bu facia bize, sevgi ve dayanışmanın zaruriyetini, birlik ve beraberlik olmamızı, tek yürek halde yardıma muhtaç insanlara şefkat duyarak yardım etmemizi öğütlemiştir. Ve kesin bir gerçek olan ölümü hatırlatmıştır.
Ölüm Hakkında Düşünmek
Nasıl öleceğimizi, ölümün nasıl bir şey olduğunu, ölürken neler olacağını hiç düşündük mü? Bu zamana kadar, ölüp sonra da dirilerek insanlar arasına gelen ve neler görüp, neler hissettiğini anlatan hiç kimse olmamıştır. Bu yüzden ölümün nasıl bir şey olduğunu, bir insanın ölüm anında neler hissettiğini bilmemizin imkanı yoktur.
Ancak insanı yaşatan ve öldüren Allah, ölümün nasıl gerçekleştiğini Kur'anda bizlere bildirmiştir. Böylece ölümün nasıl gerçekleştiğini, ölmekte olan bir insanın gerçekte neler yaşayıp, neler hissettiğini ancak Kuran'dan öğrenebiliriz.

Müminin Ölümü:
Ki melekler, güzellikle canlar
ını aldıklarında: "Selam size" derler. "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin." (Nahl Suresi, 32)

- Kaçınılmaz olduğunu bildiği ve yaşamı süresince hazırlık yaptığı ölümle karşılaşır.

- Canını almaya gelen melekler ona selam verip, onu cennetle müjdelerler.

- Melekler güzellikle canını alırlar.

- Ruhu bedeninden yumuşakça çekilip alınır.

- Arkasından gelecek müminleri müjdelemek, Allah'ın vaadinin hak olduğunu ve müminler için bir korku ve üzüntü olmadığını haber vermek ister. Ama buna izin verilmez.

İnkarcının Ölümü:
Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azaplandırmak ve canlarının onlar inkar içindeyken zorlukla çıkmasını ister. (Tevbe Suresi, 55)

- Hayatı boyunca kendisinden kaçıp durduğu ölümle buluşur.

- Ölümü şiddetli sarsıntılar içinde olur.

- Melekler, ellerini ona doğru uzatır ve onu alçaltıcı ve yakıcı bir azapla müjdelerler.

- Melekler, yüzüne ve sırtına vura vura canını alırlar.

- Ruhu en derinden acıyla sökülür.

- Ruhu köprücük kemiklerine kadar çekilir ve son müdahale yapılır.

- Canı o inkar içindeyken zorluk içinde çıkar.

- Ölümle yüzyüze geldiği andaki imanı ve tevbesi kabul edilmez.

-Gerçeği görmenin verdiği büyük pişmanlık içinde Allah'tan kendisini dünyaya geri çevirmesini ve kaybettiği ömrünü telafi etmeyi talep eder. Ama bu isteği kabul edilmez.

Her nerede olursanız (olun), ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile. Onlara bir iyilik dokunsa: 'Bu, Allah'tandır' derler; onlara bir kötülük dokunsa: 'Bu sendendir' derler. De ki: 'Tümü Allah'tandır.' Fakat, ne oluyor ki bu topluluğa, hiç bir sözü anlamaya çalışmıyorlar? (Nisa Suresi, 78)

Ölümü Düşünmek neden gerekir?

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin, “Dost istersen Allah yeter! Nasihat istersen ölüm yeter" demiştir. Çünkü ölümün her an kendisini yakalayabileceği gerçeğini aklından çıkarmayan insanın nefsi şifaya kavuşur, gafletten kurtulur. Ahlakı güzelleşir ve manevi olgunluğa erebilir. Dünyada da mutluluk ve huzur bulur. Ahireti düşünerek tevekküllü bir ruh hali kazanır. Bu da ruhunu dingin ve huzurlu yapar. Ahirette sonsuz azap ve sıkıntı yerine Allah’ın izniyle sonsuz nimetlere kavuşmasına vesile olur.  
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum