1. YAZARLAR

  2. İsmail Detseli

  3. Oruca başlarken...
İsmail Detseli

İsmail Detseli

Yazarın Tüm Yazıları >

Oruca başlarken...

A+A-

Başlangıcı ile bitişi arasında sadece 2-3 dakika bir farklılık olacak olan bu yıl ki Mübarek Ramazan orucunu tutmaya bugün başladık inşallah. Yüce Rabbimiz bu yazın sıcak ve uzun günlerinde tutulan orucun sabrını inananlara sunar mükafatını da bol verir. Bundan zerre kadar şüphemiz yoktur.

Şimdi bazı insanlar ile sohbetimiz olur. Bu sohbetlerde bu 6-7 senelik en sıcak ve en uzun günlerde oruç tutmanın zor olacağını, bunun başka bir çaresi var mıdır yok mudur konuşuruz. “Yaz günü orucu tutmayıp daha müsait kısa günlerde tutsak rabbimiz kabul eder mi?” diye fetva arayanları mı ararsınız, yok kendi kendine bu orucu kısa günlerde tutmak için karar verenleri mi ararsınız.

Oysa bu oruç Müslümanlar üzerine farz olunduğunda Rabbimiz yaza kışa,  güze yani her mevsime göre ayarlamış. Rabbimiz, “İnananların her ibadeti kendileri içindir ama oruç benim içindir ve onun Mükafatını sevabını ben vereceğim” buyurarak bu ibadetin değerini bizlere bildiriyor.

Bu mübarek Ramazanı şerif ayı o kadar kutsal bir ay ki eğer sağlam bir irade ile ben bu orucumu mutlaka tutacağım deyip kararlı olursak Rabbimiz bize hiç güçlük göstermez inşallah. “Acaba zor mu olur nasıl tutarız nasıl susuzluğa dayanırız” gibi vesveseye düşersek işte bu yarışı bu güzelliği peşinen kaybettik demektir.

Elbette şimdi İsmail Detseli nasıl olsa evde emekli işi yok istediği kadar yatacak, istediği zaman kalkacak onun için bunları yazmak onun için kolay diyenler vardır. Bu serzenişlere karşı benim de bir sözüm olur elbette. Nasıl dersiniz benim yaşım gereği bu yaz orucu tutuşumun üçüncü dönemidir. İlk yıllarda köyde ekin harmanın ilkel koşullarda yapıldığı ve o ekin işlemeyi düğen sürmeyi saman çekmeyi ve bütün bunları merkeplerle, öküzlerle aylarca sürerek yapıldığı zamanı düşünün. İkinci yaz günlerine oruç tutmamın rastlayışı ise 1980’li yıllardır. Konya’ya yeni göç etmişiz, doğru dürüst işim yok çoluk çocuğun rızkı peşindeyim. Ne iş bulursam yapmaya çalışıyorum bazen amelelik bazen pazarcılık gibi. Ayrıca o tarihlere göre Konya kırsalı sayılan Lalebahçe’de kira ile tuttuğum bağ evinde tarla bol olunca yine ekin ekip harman kaldırıyoruz. Böyle güç şartlar altında çok şükür ibadetlerimizi yerine getirmeye çalıştık hatalarımız olmuştur rabbim affetsin.

Her şeye rağmen şunun da bilincindeyim tabii, benim bu yaşta evde çalışmadan rahatça tuttuğum oruç ile çalışan bir kardeşimizin tuttuğu orucun arasında birçok derece farkı olacaktır, hak yanında elbette. Bu eziyetlere katlanabilmenin bir çok değeri var bir çok sevabı ve sayısız mükâfatı var. Rabbimiz Yüce Kitabı kerim’de buyurmuş ki, “Ramazan ayı öyle bir aydır ki, Kuran bu ayda indirilmiştir (O Kuran ki) insanlara hidayettir, doğru yolun ve hak ve batılı ayırt eden hükümlerin nice açık delilleri vardır onda. Öyle ise içinizden kim ona erişirse orucunu tutsun. Kim de hasta olur yahut ta bir sefer üzerinde bulunursa o zaman başka günlerde oruç tutamadığı günler sayısınca (orucunu kaza etsin) Allah size kolaylık diler, size güçlük istemez.

İnşallah bu orucun değerini bilen Konyalı inanmış işveren kardeşlerimiz de oruç tutanlar için bazı kolaylık tedbirleri alırlar. Evet,  Ramazan ayı kuranla şereflenen ve her saati her dakikası her saniyesi gerçekten oruç tutanların ebedi selamete kavuşmasına vasıta olan bir mağfiret ayıdır. Yeter ki Mü’minler ona gereken hürmeti göstersinler ve oruca bütün varlıklarıyla yönelmiş olsunlar.

Oruçlu mümin sadece yemeyen içmeyen değil bütün varlığı ile bütün azaları ile Allah’a teslim olandır. Oysa Allah korusun öyle oruç tutanlar vardır ki, oruç ona açlıktan ve susuzluktan başka bir fayda sağlamaz. Oruç tutan kimse kötü işleri ve kötü sözleri bırakmazsa Allahü Azimüşşanın onun yemesini içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur diyor hadisi şerifte sevgili peygamberimiz.

Bunun için sabırlı olalım. Trafikte iş yerinde çalışırken, konuşurken hareketlerimize dikkat edelim, gazaba gelmeyelim. Oruçlu olduğumuzu bilelim. Hatta bize bizi sırnaşsa bile ben oruçluyum diyebilelim. Onca çektiğimiz sıkıntı ve zahmetleri, açlıkları, susuz yanışları bir anda gazaba gelip de harcamayalım. Bu ayda zincire vurulmuş olan şeytanı olumsuz davranışlarla sevindirmeyelim. Ramazan’ı şerifleriniz cümlemize bereketli ve mübarek olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT