Doç. Dr. Mehmet Kamanlı

Doç. Dr. Mehmet Kamanlı

Yazarın Tüm Yazıları >

Ruh halimiz

A+A-

“Büyük konuşma evlat” demişti yaşlı bilge…

“Hayat insanı kınadan ince un eder.”

Taşı sıksak suyunu çıkaracağımız dem’indeydik o zaman hayatın,

Akıllı olmamızı öğütlemişlerdi bize.

Hiç takmamış,

Gülüp geçmiştik bu söze onun için.

Bugün geldiğimiz noktada ne denli haklı olduğunu anlıyoruz o yaşlı bilgenin.

Sadece hayat mıydı eskiyen?

Ya da yaşlandıkça eskiyen ideallerimiz mi?

Dökülen saçlarımızla birlikte azgınlaşan tutkularımız

Eriyen günlerimizle birlikte her geçen gün artan hayata dair beklentilerimiz

İbret olması gerekirken arzularımızı daha da ateşleyen toprağa gömdüğümüz sevgililerimiz.

Tutmayı unuttuğumuz sözlerimiz

Ah o sözlerimiz

Çöldeki felaket anında Bedevinin ALLAH’a adadığı kurbana dönen sözlerimiz.

Hani meşhur hikayedir.

Bedevi hurma ağacına çıkmış.

Çölde bir fırtına çıkmış, öyle bir fırtına ki ağacı bir sağa bir sola savurup duruyor.

Bu sırada ağaca sımsıkı sarılan bedevi en içten duygularla ALLAH’a yalvarıyor.

“ALLAH’ım şu fırtına geçsin sana bir kurban”

Ama nafile

Fırtına daha da artıyor.

Bedevi kurban sayısını ikiye çıkarıyor.

Fırtınanın dineceği yok, üstelik öyle bir hızlanıyor ki bedevi düştü düşecek

Üç, dört, beş derken sayı ona kadar çıkıyor

Fırtına diniyor

Bedevi ağaçtan iniyor

Aşağıdakiler “hani kurban” diyor

Kurban öldü, fırtına bitti kurban gitti diyor.

Maalesef bedevinin durumuna dönmüş nefislerimizle

Çölün ortasında serap görmeye devam ediyoruz.

Tarumar olmuş ruhumuzu tamir etmek yerine âleme nizam vermeye kalkıyoruz.

Mahalle kaynıyor

Hayatımız tutuşmuş yanıyor

Biz süsleniyoruz

Devasa alışveriş merkezlerinde ruhlarımızı tüketiyoruz

Her geçen gün eriyoruz

Güneş batıdan doğmadan gaflet uykusundan uyanmayı bekliyoruz.

İpçioğlu hocama teşekkürlerimle.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum