Ziya Uysal

Ziya Uysal

TEMEL SORUNLARIMIZ

TEMEL SORUNLARIMIZ

Niçin daha ilerde değiliz? Çünkü temel sorunlarımızı çözemiyoruz. Çözmekten de öte, göremiyoruz. Sorunları ve çarelerini görenlere de kulak asmıyor, onlara yönetimlerde yeterince yer vermiyoruz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi Başkanı Prof. Dr. Sayın Fahrettin Altun Hoca’nın başlattığı “Ülkem için bir fikrim var” projesi bu sorunu aşmada devrim sayılabilecek bir projedir. Sayın Fahrettin Altun Beyefendi’yi ve projeye katkı veren herkesi tebrik ediyorum. İnternette bu projenin adını yazınca siteye kolayca ulaşıyor, fikrinizi de ulaştırıyorsunuz. Katkıda bulunmak, bence milli bir görevdir.  

Buna dünyadaki binlerce “Think Tank” kuruluşunun daha güncel ve daha pratik bir şekli de diyebiliriz. İlk Think Tankın ABD’de ortaya çıktığı ve bunun, ABD’nin ilerlemesine çok katkı sağladığı biliniyor. Bu güzel projeyi ülkedeki kibir abidelerine heder ettirmemeliyiz. Oraya ulaşan fikirler, ilgili kuruluşlara aktarılıyor. İnşallah ilgili kurum ve kuruluşlarda da o fikirleri anlayacak ve kıymetini bilecek düzeyde insanlar vardır. En önemlisi de budur. Çünkü maalesef çöplüklerimiz, çöpe atılmış değerli fikirlerle doludur. Bütçe bile gerektirmeyen, birçok orijinal fikrin Ankara’da eriyip gittiğini çoğumuz biliyoruz.

Hiç kimsenin bireysel fikir dünyası, halktaki fikirlerden daha zengin olamaz. Halkın içinde ne cevherler var. Onlardan en erken ve en çok yararlanan ülkeler ileri gitmişlerdir. Aynı zamanda bu proje, bizim dinimizin de emri olan istişarenin bir çeşididir. Şimdi öncelikle bu projeyi yurdun en ücra köşesindeki vatandaşlara kadar herkese duyurmalıyız. Hem gelen fikirleri ilgili yerlere ulaştıracak görevlileri, hem de onları icraata koyacak görevlileri kapasiteli, çöpe atmayı sevmeyen, ülkesini seven, icraatçı insanlardan atamalıyız. Çünkü biz biraz da kendi fikrinden başkasına değer vermeyen, katılımcı demokrasiye inanmayan, istişareye kapalı yetkililer yüzünden bu haldeyiz. Cimer yoluyla giden bazı dilekçelerim ilgili bakanlıklarca gereği için ilgisiz yerlere gönderildi. İnşallah bu projede bunlar olmaz.  

Halk, “Uygulamalı Eğitim” diye kendini paralıyor, biz hala “Canlı ansiklopedi” yetiştiriyoruz. Hala genel bilgi yarışmaları düzenliyoruz. Teorik eğitimden bir türlü kopamadık. Çok şey bilenimiz çok, işini ileri ülkelerden daha iyi bilenimiz çok az. Yıllardır yazıyorum, okullarda hala bir  “Organizasyon Dersi” yok. Bunun sonucu olarak siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik, askeri ve aklınıza gelen her konuda, global anlamda, iyi bir organizasyon yapamıyoruz. Dar kapsamlı olanları bile başarıyla yürütemiyoruz. Cento, Seato, Keib, D8 vb. teşebbüsler de bence yürümedi. Ama batının yaptığı bütün organizasyonlar tıkır tıkır işliyor. Tüm dünyada satış ağı olan kaç firmamız var? Dünyanın her yerinde tutulan ve satılan kaç markamız var?  Okullarda evlatlarımıza bunları dert edinecekleri duygusal bir eğitim de vermiyoruz.

İleri ülkeler bir işe girişeceğinde hedef kitle olarak masaya dünya haritasını seriyor. Biz onu yapacak seviyede ve kalitede bir eğitim almadığımız için masaya ancak yöresel haritayı, en nihayet ulusal haritamızı serebiliyoruz. Vize belasını da hala aşamadık. Yasa çıkarmışız: Büyümeye ve dünyaya açılmaya cesaret edip o riski alanları da ekonomik kriz, doğal afet, hastalık vs. gibi bir sebeple ayağı tökezler, çekini ödeyemezse hemen hapse tıkıyoruz. Bu da gösteriyor ki, yasa koyup, kaldıran üst düzey insanlarımızın bile kapasitesi, bu gözü kara insanlara ülkemizin de ihtiyacı olduğunu bilecek düzeyde değildir. Oysa batıyı öne geçiren coğrafi keşifleri de böyle gözü kara denizcilerin başardığını hemen herkes biliyor. Onların devletleri tarafından köstek değil, destek gördüğünü de herkes biliyor.    

14 Mart 2019 Tarihli, “Eğitimde Kalite Sorunumuz” başlıklı yazımda, “Denize düşen yılana sarılacak gibi gözüküyor, inşallah gerek kalmaz” diye yazmıştım. Yine yazıyorum ki, halk her şeyin farkındadır. Halka kulak tıkamak bir yönetim körlüğüdür, “Bile bile lades” demektir. Onun için “Ülkem için bir fikrim var” projesi çok önemlidir. Halka, “Cumhur İttifakı da yapamadı” dedirtmemek gerekiyor. İnşallah bundan sonra halkın fikirlerine daha çok yer ve önem verilir. Bu çıkmazın tek çıkış yolu budur.

Batı’daki gibi mükemmel ve uzun ömürlü yasalar, organizasyonlar yapamıyoruz. İşin mutfağında ya çok yetersiz insanlar var, ya da batı seviyesinde insan yetiştiremiyoruz. Seçilme yaşının on sekize inmesini savunanlar, sürekli “Fatih Sultan Mehmet de gençti” dediler. Ama ona verilen eğitimin kalitesine hiç değinen olmadı. Baş tacımız Türk Anaları her gün ne Fatihler, ne Atatürkler doğuruyor. Ama onları Fatih ve Atatürk yapacak bir eğitim sistemimiz yok.  Allah’a emanet olunuz.

 

  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Ziya Uysal Arşivi

SAPMA

16 Eylül 2019 Pazartesi 00:01
SON YAZILAR