1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. Ümmet ve Milliyetçilik Anlayışımız
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

Ümmet ve Milliyetçilik Anlayışımız

A+A-

Sivil toplum ve din” söz konusu olduğunda konuşulması ve tartışılması gereken o kadar çok konu akla geliyor ki… Sosyal sorumluluktan tutun İslâm ve cemaatlere, İslâm dünyasındaki dini akımlara varıncaya kadar pek çok konu ve meselenin ele alındığı Ufuk Turu’nun üçüncü oturumunda Ümmet ve Milliyetçilik kavramları üzerinde duruldu. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Bilal Kuşpınar’ın yaptığı bu oturumda ‘ümmet anlayışımız’ı Prof. Dr. Fikret Karapınar, ‘milliyetçilik anlayışımız’ı Doç. Dr. Metin Aksoy, ‘küresel dünyada müslümanlar’ı Doç. Dr. Kudret Bülbül ve bu oturuma konuşmasıyla damgasını vuran Diyarbekir Müftüsü Dr. Burhan İşleyen ise; “bölgesel bağlamda milliyetçilik” konusunu masaya yatırdı. *** Kur’an ve hadisler ışığı altında konuya yaklaşan Fikret Kahraman, insanların daha önce tek bişr ümmet oldukları, araya tefrikanın girmesiyle çoklu ümmetlerin ortaya çıktığını belirterek Hz. İbrahim’in ise “tek başına bir ümmet” olduğunu dile getirdi. Konuşmasının sonunda İslâm ümmetinin paramparça olmuş durumundan söz ederek bundan ancak Allah’ın ipi olan Kur’ân-ı Kerim’e ve sünnete sarılmak suretiyle kurtulup bir bütün olarak kurtuluşa erebileceğimizi söyledi. Milliyetçilik kavramının Batı menşeli bir kelime ve kavram olduğunu ve milliyetçilik tanımı üzerine günümüze kadar net bir tavır ortaya konulamadığını belirten Metin Aksoy ise, asabiyet ve üstünlükten söz ederek milliyetçiliğin 1774’de Batılı bir düşünür tarafından ön plana çıkarıldığını, “Fransız ihtilalinden sonra hürriyet, bağımsızlık gibi ulusalcılık kavramlarının yayılmaya başladığını” kaydetti. Sanayileşme ve modernleşmenin bir sonucu olarak yaygınlaşmaya başlayan milliyetçiliğin, 1. Dünya Savaşı öncesinde Almanlar tarafından bir “statüko gücü” olarak kullanıldığını, Batılı ülkelerin ise Osmanlı’nın parçalanması ve ayrışması yönünde Balkan halklarına yönelik “ulusal kimlik” oluşturmak için kullanıldığını anlatan Aksoy, peygamberin “Asabiyet davasına karışan ve bu dava uğrunda mücadele den kimse bizden değildir” sözünü hatırlattı. Aksoy, İslam dünyasının milliyetçilik kavramı üzerinden asabiyete doğru evrildiğini ve bu yüzden param parça hale geldiğini kaydetti.

MİLLİYETÇİLİK “KÜRTÇÜLÜK” OLUYOR…

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde milliyetçiliğin olduğunu ve bunun “Kürtçülük” olarak da algılandığını ifade eden akademisyen müftülerden Dr. Burhan İşleyen ise, bir hocanın, konuşmasında “Bu sene Nevruz etkinliklerine katılmak Hacca gitmekten daha evladır” diye söylediğini ve bu noktaya nasıl gelindiğinin düşündürücü olduğunu söyledi. Yakın tarihimize kadar Kürt kaynaklı isyanlarda etnik temelli sebepler ve ırkçılık kaynaklı isyanların olmadığını belirten İşleyen, aşiret ve feodal yapının muhafazasına yönelik isyanların olduğunu söyledi. 80 sonrası Diyarbakır Cezaevinde yaşanan zulümlerin bir efsane haline getirildiğini ve bunların anlatıla anlatıla bugünlere gelindiğini kaydeden İşleyen, Kürtlerin, Alparslan’ın ordusunda katılarak Diyojen’e karşı savaştıklarını ve Anadolu’nun İslamlaşmasında paylarının olduğunu dile getirdi.

***

Çözüm sürecini de eleştirerek dini ve diğer yönlerden bölgeye yönelik plan ve projenin olmadığını da sözlerine ekleyen İşleyen, Büyükşehir Belediyesi Kanunuyla valilere, kaymakamlara, belediye başkanlarına ve meclis üyelerine pek çok yetki verildiğini ve bu süreçte bazılarının yetkiyi kötüye kullanarak çukurlar kazdıklarını, bombalar koyduklarını ve böylece pek çok gencin ölmesine sebebiyet verildiğini ifade etti. İşleyen, konuşmasını “Bir plan ve programa ihtiyacımız var. Ümmet olmaya ve gerçekten eşit kardeş olmaya ihtiyacımız var” diyerek tamamladı. Soru-cevap bölümünde de çözüm sürecini dolaylı yolla eleştiren ve bu süreci kimsenin bilmediğini kaydeden İşleyen, bölgenin problemlerini çözmede önce teşhisin konularak bunları çözmede yakın, orta ve uzun vadede planlar yaparak onların hayata geçirilmesiyle ancak olumlu sonuçlar alınabileceğini, bürokraside yaşanan aksaklıkların da behemehal giderilmesinin lüzumuna işaret etti.

AZİZİM DİYOR Kİ…

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yönelik devletin yakın, orta ve uzun vadede bir çözüm plan ve programı olmadığı bu oturumda ortaya çıktı. Bu bölgede milliyetçiliğin adının da “Kürtçülük” olarak ortaya çıktığı anlaşıldı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT