Erol Sunat

Erol Sunat

Derbent’in ilk müftüsüydü…

Derbent’in ilk müftüsüydü…

Derbent’in ilk Müftüsü olan Süleyman Yüksel Hakkın rahmetine kavuştu. Mekânı cennet olsun inşallah.

Derbentli bir daha hiçbir Müftüyü onun kadar sevmedi. Sevmediği gibi ondan sonra atananları hep onunla teraziye çıkardı. Müftüm olsa şöyle derdi, şöyle yapardı, şöyle davranırdı diyerekten.

Herkesin Süleyman Hocasıydı.

Derbent için yapılması gerekli ne varsa hazırdı Müftüm. Nereye gidilecek gider, kimle görüşülecek görüşür, nereye koşulması lazım koşardı.

Halkın arasında, içinde, yanında bir din adamıydı.

Müftülüğün kapısını Derbent’liye ardına kadar açtı.

Benim de kadim dostlarımdan biriydi.

*****

Onu tanıdığımda yıl 1993’tü.

42 yaşındaydım. Müftümde 44 yaşlarındaydı. Kaymakam Bey dahil yaşı 35’e varan kimse yoktu.

Belediye Balkanı Abdi Çaycı hariç. O yaşça hepimizin büyüğüydü.

Kaymakam Ramazan Şahin, Tapu Müdürü Hakkı Gül, Mal Müdürü Ali Kayısılı, Nüfus Müdürü Celal Bey, Özel İdare Müdürü Ahmet Aysel, Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Ali Demirel gencecik arkadaşlardı.

Her birimiz bu yeni İlçede bir araya gelmiştik. Ben ve Kaymakam Bey haricinde Müftümde dahil genç Müdürler Konya’nın değişik ilçelerindendiler.

*****

Müftüm Beyşehir İmam Hatip Lisesi Müdürlüğü de yapmış, eğitimden gelen tecrübeli bir isimdi.

En güzel özelliği toparlayıcı olmasıydı. Cuma günü mesai bitinde bir çoğumuz Konya’ya dönüyordu.

Müftüm cumartesi günleri bir araya gelmeyi gelenek haline getirmişti. Konya’nın Kapı Camii karşısında, yine Derbent’li olan Süleyman’ın çay ocağında daire Müdürü arkadaşlarımız bir araya gelir buluşulurdu.

O dostluklarımız emekli olduktan sonra da devam etti.

Közde çayı, közde kahvesi meşhurdu Süleyman’ın.

Öğle namazından sonra Müftümle daire müdürleri tam kadro iyi etli ekmek yapan bir yerde etli ekmek yerdik. Bu bayağı bir sürmüştü.

*****

Bana gelince Giresun’dan Derbent’e atanan, Bakanlık kararnameli yeni İlçe Milli Eğitim Müdürüydüm.

Müftümle ilk görüşmemizden itibaren dost olduk.

Bu güzel olduğu kadar, yalnız ilçede kader birliği ettik.

*****

Müftüm, Belediye kahvesinin önündeki söğüt ağacının altında kırık bir sandalyede başladım göreve diye anlatırdı. O yıllarda İlçe yeni, Müdürler yeni, hevesli. Derbent İlçe olmanın heyecanını çoktan yaşamaya başlamış. Konya’dan gelen bir kamyon dolusu masa sandalye ilçenin resmi dairelerinin hayata geçmesinin bir işaretiydi.

*****

Her İlçede iz bırakan, unutulmayan isimler vardır. Halk onları sevmiş, benimsemiş, kendine mal etmiş, görevden ayrıldığında üzülmüştür.

Süleyman Yüksel Hocam’ da bu isimlerin en başında geliyordu.

Kim olursa olsun Hocamın yerini tutmaz şeklindeki anlatımlara şahidim.

Derbent o yıllarda İlçelik serüveninin henüz başlarında…Kasabasını İlçe yapmaya muvaffak olan, bu uğurda partisini değiştiren Belediye Başkanı Abdi Çaycı, çok renkli bir insandı rahmetli…

Hepimize sahip çıktı. Kaymakam Beyle arası iyi değilse de, onu fazla belli etmemeye çalışırdı.

Yeni İlçede, yeni yüzler, yeni Müdürler iş başındaydı.

Müftümle birlikte hepimiz el ele verdik.

Ne yapabiliriz diye….

*****

Derbent üzerine hayal kuran bir avuç insandık. İlçenin ikinci Kaymakamı olan Salih Işık Bey, bu hayalin tahakkuku için gereken adımları atan, hepimizi o hayalin peşinde bir araya getiren isimdi.

Müftüm, bizler gibi bu hayalin tam merkezindeydi.

Hayali yazıya dökmek bana nasip oldu.

İlk adımları yine hep birlikte attık.

Bugün ise Müftümüz Süleyman Yüksel’i kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz…

Derbent’in, Derbentlilerin, onu sevenlerin ve biz dostlarının başı sağ olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Erol Sunat Arşivi
SON YAZILAR