Psikolog-Derya İnekci

Psikolog-Derya İnekci

Ekran başındaki sessiz risk: Sanal oyunlar çocukların ruh sağlığını nasıl etkiliyor?

Günümüzde sanal oyunlar, çocukların ve ergenlerin günlük yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. Uygun içerik ve sınırlı süreyle kullanıldığında dijital oyunlar; eğlenme, öğrenme ve sosyal etkileşim açısından destekleyici olabilir. Ancak kontrolsüz, denetimsiz ve uzun süreli kullanım, çocukların ruhsal gelişimi üzerinde göz ardı edilmemesi gereken riskler oluşturabilmektedir.

Gelişim çağındaki çocuklar, gerçek yaşam ile sanal dünya arasındaki sınırları yetişkinler kadar net bir şekilde ayırt edemeyebilir. Özellikle bazı oyunlarda yer alan zorlayıcı görevler, ceza–ödül mekanizmaları, kaybetme tehdidi ve yoğun rekabet, çocuk üzerinde fark edilmeden ciddi bir psikolojik baskı oluşturabilir. Bu baskı ise çocuklarda; başarısızlık korkusu, suçluluk duyguları, yetersizlik algısı ve değersizlik hisleri şeklinde kendini gösterebilir. Süreç uzadıkça bu durum çocuklarda; kaygı bozuklukları, içe kapanma, öfke kontrolünde zorlanma ve depresif belirtiler ile sonuçlanabilir.

Bir diğer önemli risk faktörü ise yalnızlaşmadır. Uzun süre ekran başında vakit geçiren çocuklar, aile içi etkileşimden ve yüz yüze sosyal ilişkilerden uzaklaşabilir. Bu durum, çocuğun duygularını tanıma, ifade etme ve sorunlarla sağlıklı biçimde baş etme becerilerinin gelişimini olumsuz etkileyebilir. Çocuk, yaşadığı duygusal zorlanmaları paylaşmak yerine içine kapanmayı ve yalnız başına baş etmeyi tercih edebilir.

Bu noktada ailelerin yaklaşımı büyük önem taşımaktadır. Yasaklayıcı ve cezalandırıcı tutumlar yerine; koruyucu, ilgili ve takip edici bir ebeveynlik yaklaşımı benimsenmelidir.

• Çocuğun oynadığı oyunların içeriği mutlaka bilinmeli,

• Oyun süreleri çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun şekilde sınırlandırılmalı,

• Çocuğun duygusal ve davranışsal değişimleri düzenli olarak gözlemlenmeli,

• İçe kapanma, ani ruh hali değişimleri, uyku ve iştah sorunları mutlaka ciddiye alınmalıdır.

En koruyucu ve iyileştirici adım ise çocuklara şu mesajın açık ve net biçimde verilmesidir:

“Ne yaşarsan yaşa, bunu bizimle paylaşabilirsin.”

Unutulmamalıdır ki hiçbir oyun, hiçbir sanal görev ve hiçbir dijital başarı; bir çocuğun ruhsal ve fiziksel sağlığından daha değerli değildir. Çocukların ruh sağlığını korumak yalnızca ailelerin değil, aynı zamanda tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Erken fark edilen her duygusal sinyal, ileride oluşabilecek ciddi psikolojik risklerin önüne geçilmesini sağlayabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Psikolog-Derya İnekci Arşivi