Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Devlet hizmetinde vatandaştan 30 sene ileride

Bu makalenin başlığı bazılarına abartılı, bazılarına acıtıcı gelebilir. Hiç kusura bakılmasın ancak bu doğru bir başlık ve bu tezimi de bazı örnekleriyle açıklamaya çalışacağım.

Bendeniz 36 senedir Konya’da yaşıyorum, ömrün yarısı, bir manada Konyalı oldum. Konya öncesi 17 sene Ankara’da yaşadım. 1973 de geldiğim Ankara 1.4 milyon nüfuslu bir merkezdi. Bırakın kaliteli yolları, ulaşımı; gençlik parkı tek eğlence merkeziydi. Yemek için doğru dürüst lokanta bile yoktu. En iyi yemekleri devlet kurumlarının lokantaları (Şeker Şirketi, DSİ, Karayolları, TMO gibi) yapardı.

O zaman Belediye Başkanı Ekrem Barlas idi. Kızılay Meydanında altgeçit için yapılan kazıyı aynı sene CHP den Başkan seçilen Vedat Dalokay kapattı. Dalokay’ın en büyük eseri Sıhhiye Meydanındaki Hitit Anıtını yapmak oldu. 1984 de Murat Karayalçın geldi onun da en önemli icraatı Hacı Bayram Camii çevresinin o sıcak, buluşma ve sohbet yerini bozarak Roma sütunlarına benzer mermerlerle donattı.

Ankara gerçek hizmetini Melih Gökçek zamanında aldı. Melih Başkan önce Keçiören’i zirveye taşıdı, sonra Ankara’yı gerçek bir başkent yaptı; modern şehirciliğin hizmet ağını gösterdi. Bu hizmetleri sadece AK parti dönemlerinde değil, en baskıcı dönemlerde muhalefete rağmen başarıyla yaptı.

Konya şehircilikte uzun yıllardır birçok ile nazaran önde olmasına rağmen, 36 sene önceki Konya’ya bakalım. İlk 1990 da Meram Yaka da kiralık bir evde oturdum. O zamanlar merkez nüfusu 500 bin kadardı. Meram Yaka yolunun bir bölümünde asfalt yoktu ve bir süre bu yolun tozunu yuttum. 2 sene sonra Kerkük Caddesine taşındığımda orası da topraktı. 2001 de taşındığım Hacıkaymak Şair Seyfi Sokakta topraktı ve tek katlı evlerden gelen horoz ötüşleri ve köpek havlamaları diledim.

O zamanlar belediye hizmetler tüm ülkede yavaştı, bir anlamda önce iskân, sonradan altyapı hizmetleri gelirdi. Bir manada tüm ülkede 2000 öncesinde, bırakın ana caddeleri, sokakların imarı dahi seneler alır, yeşil alanlar, dinlenme yerleri, yürüyüş-bisiklet yolları, altyapı hizmetlerini, ulaşımda dahi kargaşa vardı. Konya belediyecilikte hizmetini ilk olarak Efsane Başkan Halil Ürün Bey zamanında almaya başladı. Halil Başkan belediyecilik hizmetlerinde efsaneleştiği gibi, İslamcı siyasetçilerin önünün açılmasında da çığır açtı. Ülkede tramvay, tatlısu çeşmeleri, hobi bahçeleri, parklar nedir bilinmezken, bu hizmetlerde öncülük yapıldığı gibi halkla kaynaşmada da destanlar yazıldı.

Halil Başkan sonrasında tüm ülkede olduğu gibi Konya’da da Refah ve Ak Parti Belediyeciliği başladı. Tahir Akyürek ile başlayan hizmet, Uğur İbrahim Altay ile vites yükselterek devam ediyor. Konya son 20 senedir, değil Ülkemi, dünyada dahi bazılarını kıskandıracak hizmetler alıyor. 36 senedir dünyayı gezen ve önemli şehirlerini (Londra, Berlin, Brüksel, Amsterdam, Viyana, Paris, Roma, Madrid gibi) gören biri olarak bunlar uzun yıllardır neredeyse aynı iken, insanımız AK Partinin Ülke kalkınmasında olduğu gibi modern belediyecilikte hizmetlerini de gördü. Öyle ki, hizmet ağıda tersine döndü. Bir manada önce hizmet (yol, su elektrik, parklar vs.); sonra iskân, sosyal ağlar ve bağlar geldi.

Gelelim esas meselemize. İnsanımız Konya’nın büyükşehir ve ilçe belediyelerinin hizmetlerinde tarihi, sanat ve estetiği, yeşil ile maviyi, sosyal ve kültürde gelişmeleri gördü. Tarih canlandı, yollar, ışıltılı parklar, spor salonları, yüzme havuzları, peyzaj, bisiklet ve yaya yollarını gördü. Burası tamam da tüm bu hizmetler insanımız tarafından yerli yerinde, doğru usullerle kullanılıyor mu? Maalesef hayır.

Özellikle belediyelerin yaptığı tüm hizmet ağında kurulan tesislerde ciddi tahribatlar var. Parklardaki spor alanlarında malzemeler kırılıyor, yürüyüş parkurlarında bisiklet ve motosikletler geziyor, yeşil alanlar atık kabuklar ve yemek artıklarla kaplanıyor. Oldukça yeni umumi tuvaletlerin muslukları kırılıyor, duvarları ve zeminleri, lavaboları dışkılarla kirletiliyor. Hangi birini ele alalım.

Tüm açık-kapalı alanlarda verilen hizmetler hak ettiğimizin oldukça ilerisinde. 30 sene önce duvar diplerine işeyen insan, ne hikmetse temiz ve sağlıklı tuvaletlere kavuşuyor, kullanamıyor veya bu hizmetler onlara çok geliyor. Demek ki hizmetten önce iyi insan yetiştirme ana düsturumuz olmalı. Tatlı su çeşmesinde bisiklet yıkayan bayana bu doğru değil dediğimde, “git amca buradan, araba yıkayanlar var, onları ikaz et” diye beni azarlıyor. Yani bir yanlış bir yanlışla savunulmaya çalışılıyor.

Bu yanlışların çoğuna müdahale ettiğimde böyle tepkiler alıyorum. Bu tepki umurumda olmasa da, toplum olarak yanlışlara topluca müdahale etmeliyiz. Demek ki önce insanı yetiştirmeli, sonra hak ettiği hizmeti vermeli. Konya şehre hizmette oldukça ileride ama bazı insanımız 30 yıl geride.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Fikret Akınerdem Arşivi

Denizli’den Konya’ya

08 Temmuz 2026 Çarşamba 10:22

Denizli’den Konya’ya

01 Temmuz 2026 Çarşamba 14:43

Konya’dan Denizli’ye

24 Haziran 2026 Çarşamba 10:52

Sıfır atık da gelinen durum

10 Haziran 2026 Çarşamba 10:52

Tarımda Devamlılık (Sürdürülebilirlik)

03 Haziran 2026 Çarşamba 22:02

Yabancıların gözünde ki Türkiye

20 Mayıs 2026 Çarşamba 13:32