Prof. Dr. Fikret Akınerdem
Siyasette moda ifadeler
1960’lı, 70’li yıllarda henüz siyasetin dahi ne olduğunu bilmeden insanımız gençken solcu veya sağcı oluyordu. Yani iki şıktan birinde yer alınmak zorundaydı. Bu tercih telkinlerle değil, daha çok çekirdek aile de büyüklerin tavrına göre oluyordu diyebilirim. Bir anlamda siyasi tercih bir nevi günü modası gibi bir yerde yer alma veya bir siyasete taraf olma şeklinde kendi meracında yürüyordu. Bundan en çok istifade eden siyasetin mahalli temsilcileri ile ulusal liderleri oluyordu.
O zamanın siyasetinde günümüzdeki gibi öyle kalkınma hamleleri, projeler, sanayi yatırımları, ulaşım, haberleşme, yol, havaalanları-limanlar tesis etme yerine insanımız kısır çekişmelerle boğuluyordu.
1974 seçimlerinden sonra herşey değişti ve zamanın dahi siyasetçisi Necmettin Erbakan’ın hamleleri ile siyasete bir kısım insanımız şuurlu bir tercihle yatırımlar konuşmaya başladı. Bunun da sonunu getirdiler, çatışmalar, muhtıralar, devrimler, ihtilaller, binlerce insanımızın harcanması oldu.
Siyasette şuursuzluk, siyasi aktörlerin veya toplumun, kararlarının ve ifadelerinin doğuracağı sonuçları, toplumsal dinamikleri ve hakikati tamamen gözardı ederek şuursuzca hareket etmesidir. Bu durum, stratejik bir körlük ve sorumluluk duygusunun kaybolması olarak kendini gösterdiği gibi toplumsal dinamikleri yok eder, böylece vatandaş, boşlukta kendileriyle uğraşmaya başlar.
Bunun temel belirtilerini birkaç başlık altında toplayabiliriz:
Toplumdan kopukluk olur, halkın gerçek sorunlarından uzaklaşmak, taleplerini ve önceliklerini okuyamaz.
Sonuçları tahmin edilemez, siyaseten alınan kararların ekonomik, sosyal veya diplomatik krizlere yol açacağını göremez.
Anlamsız ifadeler, kendi geçmiş kararlarıyla veya savunduğu değerlere uyamaz ve bir zamanlar savunduğu değerlere taban tabana zıt açıklamalar yapar.
Özeleştiri kültürsüzlüğü veya eksikliği olacağı için, hatalardan ders çıkarmaz ve başarısızlıkları sürekli dış güçlere veya başkalarına bağlayarak başarısızlıklarına kılıf bulmaya çalışır.
Dayanaksız, geleceksiz, acele, günübirlik siyaset ile uzun vadeli planlar yapmak yerine, sadece anı veya gününü kurtarmaya yönelik hamleler geliştirilir ve bunu uygulamadan çekinmezler.
Bütün bu belirtilerden sonra halkımızda mal olan sonuçlar olacaktır. Bunların başında güven kaybı gelmekte, böylece kurumlara ve siyasetçilere olan toplumsal inanç derinden sarsılır.
Diğer bir konu da kutuplaşma, ayrışmadır. Gerçek sorunlar yerine suni gündemler üzerinden toplumun ayrışması ve neticede sarsılması sonucunu doğurur, bu da kopuşları ve ayrışma getirir.
Üçüncü olarak da toplumda ve devlette istikrarsızlık görülecek, yönetimde tahmin edilebilirliğin azalması ile krizlerde derinleşme olacaktır. Siyasetin amacını ve toplumsal faydayı unutup kişisel veya gruba ait çıkarların esiri olmak, bu şuurun kaybolmasındaki en büyük etkenlerden biridir.
Günümüz gençliği bizim gençliğimizde olduğu gibi elbise, makyaj modası gibi siyasette de modayı takip ediyor. Çoğu siyasetçinin ifadelerinin detayına bakmadan iktidara karşı çıkmak adına, bunun neye mal olacağını bilmeden, iktidara karşı çıkma modasını yaşıyor. Ben de ilk ve ortaokul yıllarında sola eğilimi olan birisi idim ve Sol’un ne olduğunu da bilmiyordum. Günümüz siyasetinde siyasi muhalefetin proje ve fikir üretmede ki becerisizliklerine rağmen, taraftarlarını 100 sene önceki değerleri kendine basamak yaparak muhalefet yapmasını görmeden, sırf moda olsun diye iktidara karşı çıkıyor. Bir muhalif parti et ülke genelinde % 25, hiçbir hizmeti olmadan bir şehirde % 50 lere varan oy alabiliyor. Muhalefetin bu şehrimizde yandaşlarının yeri ‘odunu koysalar reyimizi veririz’ ideolojik saplantısına, gençliğin moda tercihi eklenince, konunun vahameti ortaya çıkıyor.
Tek marifetleri ülkem adına yapılan her iyi şeyi kötülemeden ibaret olan bir siyasete kim destek verir desek, cevap, yukarıda özetlediğim durumda olduğu gibi çaresizlik ve tenkit kültürünün olmadığı modacılar ve saplantıcılar deriz; herhalde. Siyaset; sürekli yalan söyleme, dün söylediğini bugün inkâr etme, ak dediğine bugün kara deme sanatı değildir. Güven, ifade ile değil, istikrarla inşa edilir.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.