Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

AB de uygulanan işletme yapısı Türkiye’de de uygulanabilir mi?

Geçen hafta Avrupa Birliği (AB) adına basına bir habere göre AB de tarımında yapısal dönüş oluyor, çiftlik sayıları hızla düşüyor, ancak ebadı büyüyor. Bir anlamda büyüyerek azalmaya devam ediyor. Özetle AB de 2005-2023 arasında yaklaşık 5,6 milyon çiftlik kapanıyor, sayıda toplam kayıp oranı %39 oluyor. Bu süre içerisinde Bulgaristan 426.980 çiftlik, % 79.9 oran ile en büyük kaybı yaşıyor. Bu durum yanlış görülse de ekonomik olarak doğruya gidiyor. Gelişmeleri geçmişte Rus-Kolhoz, İsrail-Kibutz, İnka-Ayylu, Osmanlı Miri ve Yozgat Kabala modellemeleri ile destekleyebiliriz.

Görüldüğü üzere AB'de çiftlik arazileri birleşerek büyüyor, böylece ekonomik işletmelere gidiliyor. Türkiye’de bu duruma nasıl bakılır: Konu ile ilgili 20 sene evvelinden bin köy bin işletme projesi ile başlayıp, günümüze kadar onlarca makale de yazdım. Birçoğu bu uygulamaya mantıklı bulsa da uygulamanın sahada zor olduğunu söyledi. Böyle de olsa zaman bizi haklı çıkarıyor. Gelinen nokta, dünyada olduğu gibi, üreticinin yaşlanması, genç tarımcı nüfusun azalması, değişimi ya da yeniden yapılanmayı mecbur kılıyor. Yozgat Kabala Köyünde uygulanan sistem, yıllardır ele aldığımız sisteme en güzel örneği teşkil etmesi bakımından manidardır. Ancak yeniden yapılanmanın mümkün olmadığı yerlerde (Karadeniz gibi) uç alanlarda üretim özel projeler uygulanabilir.

Yeniden yapılanmaya gidilmeden önce yapılması gereken birtakım işler vardır. Öncelik zihinsel ve teknik olarak değişime uygun yeni üretici (işletmeci) tiplerinin hazırlanmasıdır. Uygulama ise:

  1. İşletmeye ilk personel temini için şimdiden çalışmalara başlanmalı. İşletme büyüklüğü ve sulu-kuru oranına göre köy halkından İlkokulu bitirenler arasından gönüllü olanlar teorik ve uygulamalı eğitime alınmalı. Sonraki dönemler için ihtiyaca göre her sene boşalan alanlar doldurulmalı.
  2. İşletme ihtiyacı için yükseköğretime (ziraat, veteriner, gıda, işletme, pazarlama) devam edenler bakanlık bursu ile okutulmalı. Çalışanlar 18 yaşta sigortalanmalı. Model bir nevi askeri okulların uygulaması ve disipliniyle işletme elemanın yetiştirilme sistemidir. Buna en kısa zamanda başlanmalı zira yasal düzenlemeler de dâhil uygulama için en az 10 seneye ihtiyaç vardır.
  3. İşletmeler profesyonelce yönetilmeli, bunun için ortaklardan 3, bakanlıktan 4 kişi olmak üzere bir yönetim seçimle gelmeli. Köyden gelenler aynı zamanda çalışanlar olmalıdır (bu tartışılabilir).
  4. İşletmede bitkisel ve hayvansal üretim, diğer çıktılarıyla beraber aynı zamanda birer gıda işletmesi merkezi olmalı, hammadde azlığından dolayı işletmelerin çıktıları (et, süt, atıklar) merkezi bir yerde beraber topluca işlemeye (proses) alınmalı.
  5. Çalışanları işe almada torpil, kayırma, yeteneksiz ve iş görmezlerin işe alınması gibi kaygılar yaşanmaması açısından işletmenin yönetimi, yöneyimdeki devlet adamı yönetmeli (tartışılabilir).
  6. İşletmenin enerji temini mümkün olduğunca yenilenebilir enerjiye (güneş, rüzgâr, hibrid, biyogaz) ile karşılanmalı ve sistem ana şebekeye bağlı enerjiyi sağlamalı. Sezon sonunda enerji girdisi mahsuplaşma ile hesaplanmalı, fazla üretim işletmeye ödemeli.
  7. İşletmenin sulama suyu ihtiyacı bölgenin yeraltı ve yerüstü sulama potansiyeline göre israfsız sağlanmalı, mümkün olan yerlerde sulanan alanlar artırılmalı.
  8. İşletmede et ve süt mamulleri yörenin en değerli ve geleneksel gıda ürünlerine işlenmeli, sağlıklı ve kaliteli ürünler ihraç edilmeli.
  9. Ülke bazındaki tüm işletmeler Tarım Bakanlığı bünyesinde teşkil edilecek 7 kişilik konseye (Bakanlık 3, özel sektör 2, işletme temsilcisi 2) bağlı çalışmalı. Konsey genel politikaları belirlemeli ve yürütme özel sektör mantığıyla olmalı. Böylece dosya hazırlamadan kurtulan teknik elemanlar sahaya sürülmeli, tarım gerçek anlamda hammadde-sanayi üretim sistemi ile devreye alınmalı.

Sistemin kurulması adına psikolojik olarak sisteme hazırlanan üretici sistemin ekonomik, verimlilik ve kazanç gibi faydalarını iyi anlamalı. En önemlisi sulama, enerji, gübre ile gereksiz alet-makine alımı ve bunları için kullanılan ve üreticiyi yoran kredilere bağlılık yükünden kurtarılacaktır.

AB de gelinen nokta er-geç ülkemde de olacak ancak, konu hemen çalışmaya açılmalı. Aksi üretici ve ülkem adına ciddi manada geri dönüşü olmayan veya çok zor olan ekonomik kayıp demektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Fikret Akınerdem Arşivi

Denizli’den Konya’ya

08 Temmuz 2026 Çarşamba 10:22

Denizli’den Konya’ya

01 Temmuz 2026 Çarşamba 14:43

Konya’dan Denizli’ye

24 Haziran 2026 Çarşamba 10:52

Sıfır atık da gelinen durum

10 Haziran 2026 Çarşamba 10:52

Tarımda Devamlılık (Sürdürülebilirlik)

03 Haziran 2026 Çarşamba 22:02

Yabancıların gözünde ki Türkiye

20 Mayıs 2026 Çarşamba 13:32

Prag’dan Bratislava‘ya-2

13 Mayıs 2026 Çarşamba 11:24