Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Gençliğin tarımında sürdürülebilirlik

Tarım mutlak bir ihtiyaçtır, zira tarım olmadan devlet, gıda ve hayat olmaz. Bu cümleyi defalarca yazsam da ne yazık ki tüketiciler (özellikle gençlik) bunun farkında değil. Her yürüyüşümde çevreme göz atarım, bu esnada her kesimden yaşlı-genç, bayan-erkek; uygun olan her biri ile sohbet ederim.

Bunlardan birinde kız-erkek karışık bir grup gencin, 5-6 büyük paket patates cipsi, bir o kadar da litrelik kola şişelerinin neredeyse yarısını tüketip, kalanını çimler üzerine attıklarına şahit oldum. Gülerek selam verdim ve çiftçi olduğumu söyleyerek, sohbete başladım. Patatesin nasıl üretildiğini, jipsin ne olduğunu, tüketime gelinceye kadar kaç kişi ve kurumun elinden geçtiğini anlatıp, atılan cips değil emektir ve israftır diye bağladım. Yumuşak ve güleryüzlü tavrım karşısında, sağ olsunlar, gençler de incitmeden yarı ciddi, yarı eğlenceli sukut ve sabır ederek beni dinlediler.

Birisi ‘dediklerinizi anladık ama alışmışız bir kere’ demesi üzerinde ‘ihtiyaç içinse tamamını tüketin, keyif içinse alıyorsunuz, benim de demek istediğim buydu. Cips ve kola bağımlılık yapıyor, üreten bunu biliyor, siz de onların tuzağına düşüyorsunuz. Cevap, ‘biz de yaptığımızı bilmiyoruz’ oluyor.

Bu gençliğin beslenme alışkanlıklarına kısa ve öz bir örnek olsa da, çoğu gençlik, hatta orta yaşlılar beslenme ile ilgili çok kötü bir dönemi yaşıyorlar. Açıkçası genci-yaşlısı ciddi bir israf toplumu olduk, insanımız ne yaptıklarının farkında değil ama ‘artık bu sıklet bu yükü de çekmiyor’. Yani hammadde üretiminin ana kaynağı olan toprak, su ve enerji tüketimi azalıyor, tuzakçılar tüketime zorluyor.

Tarım ciddi bir bilim dalıdır ve günümüzde bu herkese öğretilmeli, hatta ilkokuldan itibaren ders kitaplarında yer almalı. Özellikle genç kuşak, modern üretim modellemeleri ile çiftliklerde eğitime alınmalı. Bu uygulama gençlere sorumluluk, problem çözme ve çalışkanlık gibi hayati becerileri kazandırdığı gibi; çiftçilik, tarım işletmeciliği ve tarım bilimi adına çeşitli alanlarda kariyer fırsatları kazanmış olacaktır. İlaveten, tarımla uğraşmak tabiat ve çevreye saygı duygusunu kazandıracaktır.

Tarım olmasaydı, toplum önemli bir gıda kıtlığıyla karşı karşıya kalır, birçok endüstri için hammadde eksikliği yaşanır ve bu da ekonomik istikrarsızlığa yol açardı. Tarım teknolojilerindeki ilmi ilerleme, yalnızca inovasyon alanına katkıda bulunmakla kalmaz, aynı zamanda ulusal güvenliği de güçlendirir. Sürekli gıda kaynakları sağlayarak, tarım sektörleri yurtdışı ithalatına olan bağımlılığı azaltır.

Üreticiler tarım tekniklerini sürekli geliştirerek, gıda kıtlığı veya diğer tarımsal anlaşmazlıklarla ilgili riskleri azaltır ve böylece gıda ve genel güvenlik hali güçlenir. Özetle, tarımın milli ve milletlerarası güvenlik ve barış güçlendirmedeki rolü, ekonomik ve toplumsal büyümeye katkısıyla da uyumlu olur.

Tarım, gıda ve tekstil ürünleri ihtiyacının büyük çoğunluğunu sağladığı için de son derece önemlidir. Yine ülke ekonomilerinin gelişmesinde çok önemli bir rol oynar ve kırsala ve sanayiye istihdam sağlar, dengeli bir çevre oluşturmada da hayati bir rol alır. Bütün bu gelişmelerin sonrasında çeşitli gıdalar üreterek ulusal ve uluslararası gıda güvenliğine destekte bulunur. Tarımsal sanayi için hammadde sağlayarak ülke ekonomisine de önemli katkılar sağladığı gibi çiftçiler kırsal alanın ve biyoçeşitliliğin korunmasına yardımcı olarak gezegenimizin sağlığını korumada vazgeçilmez bir rol oynar.

Tarım, gençlik için daha da önemlidir, zira gıdanın nereden ve nasıl geldiğini anlayarak kaynakları korumacılığa soyunur, bitkisel ve hayvansal üretimin ve gıdanın gerektirdiği zorluğu ve fedakârlığı öğrenir, tarımcıya saygı ve doğaya karşı takdir duygusu gelişir, geleceğini garanti altına almış olur.

Tarım, günlük hayatımızın her safhasında önemli bir rol oynadığı için tarımla ilgili her türlü konunun öğretilmesi zorunlu olmalıdır. Üretmek zor, tüketmek kolay görülse de, üretimden tüketime geçen sürede emek yoğun nasıl bir çabanın olduğu, özellikle genç nüfusun ruhuna işletilmelidir.

Gençliğe gıdanın sofraya geliş süreci, sürdürülebilir tarım uygulamalarının önemini ve kıtlıkla nasıl bir dünya olacağı, ilkokuldan itibaren anlatılmalı, bir lokmanın bile çiğnemeden yutulamayacağı öğretilmelidir. Aksi, muhtemel kıtlığı gençliğin israfı hızlandıracaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Fikret Akınerdem Arşivi

Devlet hizmetinde vatandaştan 30 sene ileride

05 Ağustos 2026 Çarşamba 10:07

Denizli’den Konya’ya

08 Temmuz 2026 Çarşamba 10:22

Denizli’den Konya’ya

01 Temmuz 2026 Çarşamba 14:43

Konya’dan Denizli’ye

24 Haziran 2026 Çarşamba 10:52

Sıfır atık da gelinen durum

10 Haziran 2026 Çarşamba 10:52

Tarımda Devamlılık (Sürdürülebilirlik)

03 Haziran 2026 Çarşamba 22:02