Muhammet Yavaş
Bir bardak suyun hikâyesi...
Bir bardak su vermek aslında çok basittir. Ama bazen bir bardak su, insanın hayatında hiçbir şeyin değiştiremeyeceği kadar büyük bir anlam taşır. Çünkü suyu arayan, çoğu zaman yalnızca susuzluğunu değil hayatındaki bir eksikliği, bir huzuru, bir dostluğu ve belki de kendisini arıyordur.
Hz. İbrahim, Allah’ın emriyle Hz. Hacer’i ve oğlu Hz. İsmail’i Mekke’de henüz yerleşim olmayan bir yerde bırakmıştı. Yanlarındaki su tükenince Hz. Hacer, çaresizce beklemek yerine harekete geçti. Safa ve Merve arasında yedi kez gidip gelerek su aradı.
O arayış, bugün milyonlarca Müslümanın gerçekleştirdiği sa‘y ibadetinin de hatırasıdır.
Ve ardından Allah’ın izniyle, Hz. İsmail’in bulunduğu yerden Zemzem suyu çıktı.
Belki de burada bize anlatılan yalnızca bir su hikâyesi değildir.
Bazen insan da hayatının çöllerinde su arar.
Ben de bir gün Konya’nın topraklarında suyu arıyordum.
Ama benim aradığım su, zahirde gördüğümüz su değildi. Ben onu batında, yani gönlün derinliklerinde arıyordum. Bir eksikliğin, bir arayışın, tarif etmekte zorlandığım bir ihtiyacın peşindeydim.
Ve bir gün, gönlümde çok özel bir yere sahip olan, çok sevdiğim ve değer verdiğim biri bana bir bardak su uzattı.
Belki onun için sadece bir bardak suydu.
Ama benim için bundan çok daha fazlasıydı.
Çünkü o su, aslında uzun zamandır aradığım bir şeyin ikramıydı.
Bazen bir insan size bir bardak su verir ve siz o bardakta sadece suyu değil, samimiyeti görürsünüz. Vefayı, merhameti, dostluğu ve Allah’ın kuluna sunduğu güzellikleri hissedersiniz.
İşte benim hikâyemde de böyle oldu.
O bardaktan sonra hayatım değişti.
Çünkü insan bazen aradığı şeyi nerede bulacağını bilmez. Çöllerde arar, uzaklarda arar, kalabalıklarda arar. Oysa Allah, aradığını hiç beklemediği bir insanın eliyle önüne koyabilir.
Ben suyu arıyordum.
Ama aslında aradığım şey bir bardak su değildi.
Bir gönül, bir dostluk, bir samimiyet, bir iyilikti.
Ve o gün anladım ki bazı insanlar hayatımıza tesadüfen girmez.
Bazı ikramların maddi bir karşılığı yoktur. Bir bardak suyun kendisi belki çok küçük bir şeydir ama o suyu uzatan el, insanın gönlünde kocaman bir yer edinebilir.
Hz. Hacer’in Safa ile Merve arasındaki arayışı bugün hâlâ unutulmuyorsa, bunun sebebi yalnızca suyu bulması değildir. Onun arayışında bir teslimiyet, bir gayret ve Allah’a olan güven vardır.
Belki bizim hayatımızdaki arayışlar da böyledir.
Bazen susarız.
Bazen yoruluruz.
Bazen “Artık bulamayacağım” deriz.
Sonra hiç beklemediğimiz bir anda biri çıkar ve bize bir bardak su uzatır.
İşte o an anlarsınız...
Meğer mesele su değilmiş.
Mesele, o suyu kimin uzattığıymış.
Allah hepimize böyle güzel gönüllere sahip insanlar nasip etsin. Hayatımızın en kurak zamanlarında bize bir bardak su uzatacak, bizim de başkalarının susuzluğunu giderebileceğimiz güzel dostluklar versin.
Çünkü bazen bir bardak su vermek çok basittir.
Ama o su, bir insanın hayatında Zemzem kadar kıymetli bir hatıraya dönüşebilir.
Ve belki de insanın hayatındaki en güzel hikâyeler, tam da böyle başlar...
Bir bardak suyla...
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.