Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

EYLEME DÖNÜŞEN NİYET

            Başımız sıkıştığında, dara düştüğümüzde, problemler, içinden çıkılmaz bir hal aldığında aklımıza ilk gelen dua etmektir.

            Dua, mü’minin silahıdır.

            Dua, mü’minin Allah’a sığınmasıdır.

            Dua, çaresizliğimizin, acziyetimizin dışa vurmuş halidir.

            Dua ile sükûna ereriz. Dua ile sıkıntılarımızdan kurtuluruz. Dua ile bizi yaratan Allah’ın her zaman bizimle beraber olduğunu anlarız.

            Dua ile Allah’tan talep ettiklerimiz olur, ya da olmaz.

            Olursa da mutluyuz, olmazsa da.

            Çünkü Müslüman bilir ki; oldurduğunda da bir hikmet vardır, oldurmadığında da.

            En güzel dua, niyetin eyleme dönüşmesidir.

            Bilindiği gibi Allah, biz kulların düşüncelerini de dikkate alıyor. Kötülük düşünenin düşüncesini, eyleme dönüştürmeden ona günah yazmıyor. Ama iyilik düşünenin düşüncesine de sevap yazıyor, eylemine de.

            Allah biz kullarını iyi şeyler düşünmek için adeta teşvik ediyor.

            Dost davetlerinde davet sahibine dua ederiz. Memnuniyetimizi anlatmak için “Allah Halil-İbrahim bereketi versin” deriz.

            Önce Halil-İbrahim kıssasını kısaca bir hatırlayalım isterseniz.

            Halil ve İbrahim isimli iki kardeş, babadan kalma tarlalarında çiftçilik yapmaktadırlar. Ürünü kaldırdıktan sonra ikiye ayırıp depoya kaldırıyorlar. Bekâr olan kardeş depoya gittiğinde “Abimin çoluk çocuğu var. Onun ihtiyacı benden fazla olur” diyerek kendi hissesinden ağabeyine aktarıyor. Ağabey depoya geldiğinde de “Benim işim gücüm yolunda. Kardeşim evlenecek, yuva kuracak. Onun benden çok ihtiyacı var” diyerek kardeşine ilave ediyor.

            Allah, bu kardeşlerin samimiyetinden o kadar hoşnut oluyor ki, mallarına bereket veriyor. Mallarını sata-sata bitiremiyorlar.

            İşte, dilimize pelesenk ettiğimiz “Halil- İbrahim bereketi” nin hikayesi bu.

            Halil-İbrahim bereketi, destansı mucizevî bir vakıadır. Halil-İbrahim bereketi niyetin ihlasla, aşkla, samimiyetle eyleme dönüşmesidir. Niyet de önemsiz değildir şüphesiz. Ama eyleme dönüşünce önünde hiçbir kuvvet duramaz.

            Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyurur:

            “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe gerçekten iman etmiş sayılmazsınız.”

            Ama’sız, fakat’sız, menfaatsiz, Allah için sevmek Müslümanın Müslümana görevidir, borcudur.

            Sevmenin bedeli yok. Verince eksilmez.

 “Nefret”i sinesinde yük olarak taşıyanlara Allah merhamet etsin.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum