Görünürlük gürültüsüne karşı sessiz ve derin bir direniş
Gürültünün arttığı çağda hâlâ sakin, derin ve sahici bir ses arayanlar için dikkat çekici bir durak, dergi
Şiirin, fikrin, vefanın ve edebiyatın hâlâ direnebilen nefesinin güçlü bir yoklaması görebileceğimiz “Edebiyat Ortamı” dergisi Mehmet Ali Bulut ve Mehmet Kurtoğlu öncülüğünde istikrarlı yolculuğuna devam ediyor. On sekiz yıldır kararlılıkla çıkan derginin Mayıs-Haziran 2026 tarihli 110. sayısının merkezinde Abdürrahim Karakoç var: Dosya çerçevesinde “Mihriban”ın duygu derinliğinden hicvin keskinliğine, “Vur Emri”nin kuşak bilincinden hakikat arayışına çok yönlü bir Karakoç portresi kuruluyor. Sadık Yalsızuçanlar, Mehmet Aycı, İhsan Kurt, Ramazan Avcı ve dosyadaki diğer isimler Karakoç’u yalnız şiirleri yanında çağını tartan, halkın nabzını tutan, sözün namusunu omuzlayan tarafıyla yeniden okura çağırıyor.
Abdürrahim Karakoç hakkında bir kitabın da dergi yanında ücretsiz olarak okurlara hediye edildiğini ekleyelim.
110. sayıda Hüsrev Hatemi’ye gösterilen vefa da ayrı bir yerde duruyor; şairliği, yazarlığı, hekimliği ve hatıralarıyla onu sağlığında kıymet bilen bir yayıncılık çizgisinin devamı hissediliyor.
Derginin sayfaları Karakoç ve Hatemi’ye vefa bölümleriyle sınırlı kalmamış; şiirden öyküye, söyleşiden eleştiriye geniş ve renkli bir içerik de okura ulaşıyor. Sadık Yalsızuçanlar’ın “Küçürek Öyküler”i, Ahmet Şevki Şakalar’ın “Küçürek Öyküler Dükkânı”, Burhan Tuz’un “Anahtar Sadakati”, Murat Demir’in “Koyu Karanlık” metinleri hikâye türünü beslerken; dergide şiir adına da zengin ve çok sesli bir alan yer alıyor. Özcan Ünlü’den İsmail Aykanat’a, Hande İkbal’den Ali Büyükçapar’a, Tarık Özcan’dan Selim Gündüz’e kadar pek çok isim sayıya kendi sesini taşıyor.
Söyleşi ve düşünce yazıları da derginin bu sayısının ağırlığını artırıyor. S. Burhanettin Kapusuzoğlu ile yapılan “Şehir, Tıpkı İnsan Gibi, Sûret ve Sîretten İbarettir” başlıklı söyleşi, şehirle insan arasındaki derin ilişkiyi gündeme getirirken; Fahri Tuna’nın “30 Soruda Marifetin Marifeti ya da Öze Dönüş Yolculuğu” söyleşisi irfani bir genişlik kazandırıyor. Kâmil Yeşil’in Samiha Ayverdi yazısı, Yahya Düzenli’nin Necip Fazıl değerlendirmesi, Prof. Dr. Sadık Türker’in düşünce ve bilgi üretimi üzerine yazıları da Edebiyat Ortamı 110. Sayısında da edebî ve fikrî bir zemin kurulduğunu gösteriyor.

Eleştiri ve inceleme bölümünde ise dergi, okuru metinlerin iç odalarına davet ediyor. Konyalı, hemşerimiz Fatma Tutak’ın Necip Tosun hikâyeciliği üzerine notları, Halit Yıldırım’ın Kürk Mantolu Madonna’da kurmaca ve gerçeklik hissini irdeleyen yazısı, Memiş Okuyucu’nun Kemal Tahir’in eğitim tasavvuruna eğilen makalesi, Yunus Emre Altuntaş’ın Henüz Dünya Kitabı üzerine eleştirel değerlendirmesi ve Mehmet Kurtoğlu’nun “Edebiyat, Siyaset ve Kutsalda Eşek Metaforu” başlıklı yazısı, sayının düşünsel çeşitliliğini güçlendiriyor. Sadece ve sadece okunacak metinlerle değil, üzerinde durulacak, tartışılacak ve yeniden dönülecek meselelerin de sunulduğunu fark ediyoruz sayfaları çevirirken.
Bendeniz de, “Hız Çağında Edebiyatın Nefesi: Edebiyatın Yavaşlama Hakkı” başlıklı yazımla bu sayıya omuz verdim. Edebiyatın hız, görünürlük, algoritma, satış ve imaj baskısı altında nasıl nefessiz kaldığını tartışmakla kalmadım; iyi edebiyatın aceleye, tüketim refleksine ve çağın kolaylığına teslim olmayacağını güçlü bir dille hatırlatmaya çalıştım.
Edebiyat Ortamı’nı TDV Kitabevleri başta olmak üzere diğer seçkin kitapçılar ve Dergi Kapında gibi e-ticaret mağazalarından temin edebilir, derginin resmi internet sayfası ile sosyal medya hesaplarından bilgi alabilirsiniz.

Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.