Erol Sunat

Erol Sunat

Yüreğe gömülmek!

Yüreğe gömülmek!

Eğer ki yüreklere gömülmüşseniz, yüreklere gömülü olanı kimse silemez! Sevilmek gerekiyor. Rabbimizin sevdirdiklerini silmeye kimin gücü yetebilir ki?

Yüreğe gömülenlerden olmayı Hz. Mevlânâ şöyle açıklamış, “Üzülme herkes ölür, kimi toprağa gömülür, kimi yüreğe.” demiş.

Yüreğe gömülmek parayla pulla olmuyor.

Çok istemekle, zorlamakla da…

Gönül kılı kırk yarıyor böyle mevzularda…

Yarıyor yarmasına da;

Son yıllarda hepimize bir haller oldu, her şeyi maddeye döktük!

Gönülle, kalple, yürekle bir işimiz kalmadı.

Yalandan dahi olsa gönül almayı unuttuk bu dönemde…

Varsa yoksa para, varsa yoksa maddiyat…

Sanki öbür tarafta ihtiyacımız olacak!

Sanki kefenin cebi var!

Hırsımız, tamahkarlığımız, aç gözlülüğümüz, fırsatçılığımız ayyuka çıktı!

Ne geçti elimize?

Direttik ne oldu?

Zorladık ne oldu?

İnsanları horladık, aşağıladık ne oldu?

Yalnız bıraktık!

Ellerinden tutmadık!

Ne derdin var diye sormadık ne oldu?

Feryatlarına, hıçkırıklarına, inlemelerine kulaklarımızı tıkadık!

Sınandıkça sınandık, geçtiğimiz tek bir imtihan var mı?

*****

Kırma insan kalbini yapacak ustası yok dediler!

Anladık mı?

Her şeye karışmadık mı?

Sevgiye karıştık!

Mutluluğa karıştık!

Fitne ateşleri yaktık!

Ortalığı bulandırdık!

Dedikodular çıkardık!

Yalanlarla bezedik o güzelim yolları!

Bırakmadık insanları!

Mutluluğun, saadetin “Ali kıran baş keseni” olduk!

Her güzel şeye ben karar veririm!

Ben gül demeden kimsenin yüzü gülmez demekten kendimizi alamadık!

Rızkı bile kendi dağıttığımıza hükmettik!

Dedik ki, ben olmasaydım işin yoktu, aşın yoktu, ekmeğin yoktu!

Ne mi oldu?

Tuz koktu!

*****

O tanıdığımız insanlar gitti, hiç bilmediğimiz, kendini bilmez, canavarlaşmış birileri geçti karşımıza!

“Ben” dedikçe, ardından ne kadar “ben” varsa koşarak gelen!

Egoları saçmaladı, etraflarında onları seven, onları tutan, onları savunan kalmadı!

Lakin, hayatlar dağıldı!

İnsanlar savruldu, kavruldu, paramparça oldu!

Ne geçti elimize?

Zalimin zulmü varsa sevenin Allah’ı var dedi insanlar!

Çok şükür ki, gölgesine sığınacağımız bir liman var dediler.

Sığındılar o limana, yaslandılar, o yücelerden yücesine….

Bu dünya nice Nemrutlar gördü, Firavunlar gördü, milyonlarca insanı öldüren sömürgeciler gördü, savaşları bitirmeyen, vahşetten ve ölümden beslenen devletler ve yönetenlerini gördü.

Bu dünya düştükleri bataklıktan insanları çekip çıkaranları, kurtaranları gördü. Huzuru gördü, mutluluğu gördü, sükunu gördü.

İnsanlık her şeyi görse de, bilse de durulmadı!

Yalan dünya, insanoğlunun asla sahip olamayacağı dünyayı insanlığın var olduğundan beri, bu dünya neden senin olmasın diye attı durdu önüne…Bir arada yaşamayı, bölüşmeyi, paylaşmayı bir türlü başaramadı dünyamız! Ne dün ne bugün!

*****

Nemrutların izinden yürüyenlerden, Firavunların peşi sıra koşanlardan var mı yüreğe gömülen!

Bu insanlardan yüreğe gömülen bir tane örnek gösterilebilir mi?

Yok amma, sanki bu dünya kötülerin dünyasıymış gibi, kötülere kalmış gibi, kötülere hayran olanların, onların peşi sıra gidenlerin hiç eksilmiyor olması da, yalan dünyanın bir tezadı!

“Sevelim, sevilelim dünya kimseye kalmaz” diyen Yunus’u hatırlayan var mı?

Hani o Taptuk Emre’nin bizim Yunus mu diye sorduğu, Yunus!

“Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü” diyen Yunus!

“Ben gelmedim davi için/ Benim işim sevi için/ Gönüller dost evi için / Gönüller yapmaya geldim” diyen Yunus!

Yüreğinize gömülü kimlerin olduğunu şöyle bir düşünün!

Yürek o sıralamayı anında yapmaz mı?

En çok sevilenden itibaren devam eden bir sıralama…

Yüreğinize gömdükleriniz…

Bir de sizin nazarınızda, yüreğiniz yerine toprağa gömülü olanlar!

*****

Biz sevmeyi unuttuk! Sevgiye giden yolları, köprüleri havaya uçurduk! Her tarafa kin ve nefret çiçekleri ektik! Kendiliğinden yetişip gelen sevgi çiçeklerini ise gördüğümüz yerde söküp, koparıp attık!

Sevgisizliğimizi sevgi diye anlatmaya, tanıtmaya, sempatik göstermeye çalıştık!

Ne mi oldu? Sevgisizlik tel-tel döküldü! Dağlar, taşlar, uçan kuşlar sevgi bu değil dediler!

Al sevgisizliğini, çal başına dediler! Sevgi diye sevgisizlikle bize gelme dediler!

Sevgisizler toprağa, sevgi dolu olanlar ise yüreklere gömülmeye devam ediyorlar!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol Sunat Arşivi

Kül

10 Mayıs 2024 Cuma 00:05
SON YAZILAR