Rasim Atalay

Rasim Atalay

Ceketini asan kaybetti!

Ceketini asan kaybetti!

Siyaset edebiyatının belli başlı cümleleri vardır… Siyasi bir deyim olarak her zaman diliminde var olan, her zaman geçerliliği kabul görmüş olan cümlelerden biri de ‘Ceketimi assam kazanırım’ cümlesidir…

Tabi bu cümle, “Ceketimi koysam kazanırım, ceketimle kazanırım, ceketimizi göstersek kazanırız, ceketimiz bile bizi kazandırmaya yeter” gibi evrilip çevrilebilir. Ama her türlü aynı kapıya çıkar.

Özgüven patlamasının siyaset dilindeki özetidir bu cümle… Kendine, adayına, partisine, seçmenine olan güvenin Nirvana’ya ulaştığı halin bir ifadesidir ceket…

Ceketin aldanmayacağı, ceketin aldatmayacağı, ceket temalı verilerin hiçbir anket şirketinin yapamayacağı kadar doğrusal, verileri sapmayacak şekilde net ve kat’i olduğu düşünülür…

Türk siyasetinin geçmişine baktığımızda ceketin hakikaten de önemli bir rolü olduğunu, kendisine yüklenilen misyonun gereğini tam manasıyla yaptığını, ceketin kolay kolay yanılmadığını görüyoruz.

Lakin ceket bir yanıldı mı, her şey tepetaklak, tüm düzen alt üst, bütün beklentiler yer ile yeksan oluveriyor…

31 Mart tarihinde yapılan seçim hem Türkiye genelinde hem de Konya’da bunun en bariz göstergelerinden birini sundu önümüze.

Hele hele Konya…

Siyasi partilerin belli bölgelerini parselleyip kendilerine kale olarak gördüğü, yıkılmayacağını düşündüğü Konya…

Niceleri bu şehirde kendilerine oydan kaleler yapıp, üstüne ceketlerini astı da sonrasında siyasetin sahnesinden silinip gitti…

Cekete bu kadar güvenmemek gerekirdi…

Dün ne olmuşsa esasen bugün de o oluyor…

Konya’nın siyasi arenadaki sesinin daha yüksek perdeden çıktığı, sözünün daha çok geçerlilik gördüğü 1969 yılından bu yana ceket siyasetinin tepetaklak ettiği düzenlere belli aralıklarla rastlanılır.

Dün nasıl ki ceketini koyup kazanacağını umanlar hiç ummadıkları bir anda kaybettilerse bugün için de aynı durumun söz konusu olduğunu, bundan sonra da böylesi durumlarla karşılaşmanın mümkün olduğunu söyleyebiliriz.

Son yerel seçimler için ilçe, parti, adres göstermeksizin Konya için olabilecekleri önceden görmüşüz. Bu görünüş aslında sadece benim değil Anadolu irfanının vücut bulduğu bu topraklardaki insanların kahir ekseriyetinin önsezileri ve ortaya koydukları duruşun bir neticesidir.

Kimileri için göstere göstere gelen zafer, kimileri için göstere göstere gelen bir mağlubiyet söz konusuydu. Açık, aleni ve net bir şekilde geliyordu.

Öyle ki bu kadar bariz bir şekilde hataya nasıl düşüldüğünü siyasetin herhangi bir yerinde aktör olmayanlar bile konuşup söyleyebiliyordu.

Neyse önemli olan kimin kaybettiği, kimin kazandığı değil. Önemli olan kazananın yapacağı hizmet, Konya’ya ve bölgesine sağlayacağı yatırım, katkı ve gelişim…

Önemli olan ne ceket, ne de gömlek… Önemli olan, aslolan, dikkate değer olan ceketin içindekiymiş demek…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Rasim Atalay Arşivi
SON YAZILAR