1. YAZARLAR

  2. Şule Akdemir

  3. Çözüm Süreci
Şule Akdemir

Şule Akdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Çözüm Süreci

A+A-

Çözüm Süreci çerçevesinde muhatap alınan PKK, devlet bizden çekiniyor o yüzden bu süreç başladı diyerek cesaret kazandı. Halkımız da aynı çekinceyi sezdi ve PKK’ya karşı boyun eğici bir tavır sergiledi. 30 Mart Seçimlerinde herkesin gördüğü gibi BDP oylarını artırdı. Bunu PKK’nın bölge halkı üzerinde uyguladığı zor ve baskı ile yapabildiler. Halkımız Türkiye Hükümetinin desteğini hissedemediği için PKK'dan yana tavır koydu. Güneydoğu'da dindar, vatan aşığı kardeşlerimiz dinsiz Komünist PKK zulmü altında yaşamak istemiyor. Milletimiz bölünme tehlikesine karşı çok tedirgin. Artık Türkiye Cumhuriyeti zaruri olan görevini yerine getirmeli, PKK'yı ilmi ve fikri çalışmalarla kazımalıdır

Düşmanı Tanımak gerekir

Fatih Sultan Mehmet Han, "Düşmanı tanımak, tehlikeyi bertaraf etmek demektir.''  demiştir.
PKK Darwinist-Komünist bir terör örgütüdür.

PKK zulmünün durmasını isteyen kardeşlerimiz şunu bilmelidir. PKK’ya "Allah'tan korkmuyor musunuz vicdanınız yok mu" demek, "Evinize dönün, aileleriniz perişandır" demek etki etmez. Çünkü PKK Darwinist-Komünist bir terör örgütüdür. Dolayısıyla PKK dine, vicdana, aileye karşıdır.

Şiddet komünist PKK'nın vazgeçilmez bir yönüdür

Şiddet temeli üzerine kurulu olan komünizm, bu şiddet eylemleri esnasında masum insanları hedef alır. Temel stratejisi insanlar arasında korku yayabilmek, bu yolla etkin güç haline gelebilmektir. Korku, komünizmin dayanak noktasıdır. Komünistler taleplerini demokratik yollarla elde etmeye çalışmak yerine, çok daha caydırıcı olduğunu düşündükleri şiddet eylemleri ile dile getirirler. Bu kimselere göre, bir terör ve şiddet eylemi ne derece gaddarca olursa o kadar korku verici olacak, yani hedefine o derece yaklaşacaktır. Örneğin, Sovyet Rusya’nın kuruluş aşamalarında Lenin’in milyonlarca insanı öldürttüğü, yakın geçmişte Mao’nun Kızıl Çin’de muhaliflerini “100 Çiçek Açsın” kampanyası ile kıyıma tabi tuttuğu, Stalin’in yaptığı katliamlarla tarihe geçtiği, Kamboçya’nın Marksist lideri Pol Pot’un 3 milyonun insanı katlederek Hitler’i geride bıraktığı tarihin acı birer gerçeğidir. Komünist PKK'da komünizmin bir gereği olan şiddetten asla vazgeçmeyecektir. Bu yüzden Çözüm Süreci PKK'nın sadece kanlı terör eylemleri yapabilmesi için teknik ekipmanlar hazırlamasına ve planlar kurmasına imkan verilmesi sebep olmaktan öteye geçememiştir. PKK'nın tek amacı Komünist Kürdistan devletini kurmaktır.

Batı'dan Yardım Ummak

PKK tarafından kaçırılıp ya da kandırılıp dağa çıkarılan çocuklar için insan hakları raporlarından söz edip bunları etraflıca tartışmak sadece bir oyalanmadır. ABD'nin,  AB'nin ve BM'nin hazırladığı raporlarını okuyup " çocukları kaçırmak demokratik bir eylem değildir" demek PKK üzerinde bir etki oluşturmaz. Örneğin ABD Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları Raporundan, Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Koruma Konvansiyonu ve Opsiyonel Protokolü gibi gösterişli isimlere sahip kurumlardan hiç bir fayda gelmez. PKK anti demokratik bir yapılanmadır. Tek çözüm Komünist PKK'ya karşı, anti-komünist fikri mücadele yapmaktır. 

PKK Sempatizanlarını Tanımak

Az evvel değindim gibi çözüm süreci adı altında PKK'nın "güçlendim" imajı vermesi halkımızı korkutmuş ve korktuğu taraftan yana tavır koymasına sebep olduğundan bahsetmiştim. Halk böylece Güneydoğu'da BDP'yi desteklemek zorunda kalmıştı. Buna çözüm süreci sebep olmuştu.
PKK'nın cesaret kazanmasına sebep olan başka bir sebep ise gerek hükümet içerisinde, gerek medyada aktif rol alan, açıktan açığa ya da gizliden gizliyi PKK'yı destekleyen şahıslardır.
“Türkiye’nin sistemi böyle olmalıdır, federasyonlar, demokratik özerklikler” filan bunların hiç birisi artık suç değil!" diyerek PKK'ya sempatisini ilan eden Bülent Arınç ve "Öcalan üniversite yıllarında namaz kılardı. Aslında yabancı biri değil, aileden biri." diyen Abdurrahman Dilipak gibi şahıslar bu duruma örnek verilebilir. Başbakan Erdoğan' yanıbaşındaki PKK sempatizanlarını görmeli ve acilen önlem almalıdır.  Halkımız da bu tür insanları iyi tanımalıdır. Düşmanı iyi tanımak çözümün anahtarıdır.

Özetle, Çözüm Süreci denen olay Türk Ordusu karşısında PKK'nın güçlenmesini beklemektir. Bu sürece Komünist PKK'nın Türkiye'yi bölebilecek güce sahip olması için gerekli çalışmaları yapabilmesi için sağlanan süreye denmiştir. Artık şehit haberleri gelmesin denmiştir ve çözüm süreci başlamıştır. Oysa ki Allah'a adanan yürekler şehit olmaktan başka amaçla yaşamazlar. Vatanı, milleti, namusu, dini için yaşayanlar ancak şehit olmayı arzu ederler.

De ki: "Siz bizim için iki güzellikten (şehitlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı bekliyorsunuz? (Tevbe Suresi, 52)

Türk milleti yalnız, vatanı, namusu ve dini için yaşamakta ve şehit olmaya hazır beklemektedir. Herkes Türk Milletini çok iyi tanımalıdır. Bu yüzden PKK ve sempatizanları çözüm sürecinden medet ummamalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum