Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

İftar sofraları, ikramlar, israflar

İftar sofraları, ikramlar, israflar

Yazarken bile derin üzüntü duyduğum konulardan biride “İSRAFTIR”. İsraf ile ilgili o kadar çalışmalar yapılmasına rağmen israfı önlemek mümkün olmuyor. Zira israfa karşı olanlar da israf yapıyor.

Geçen hafta SADAM (Selçuklu Akademik Düşünce ve Araştırma Merkezi) daveti ile Selçuk Üniversitesi öğrenci kafeteryasında yerli ve yabancı misafir öğrencilerle dolu-dolu bir iftar yaptık. İlk defa iftara katıldığım bu yerde Üniversite yönetimi, bir süre önce, Ramazan’da yıllardır verilmeyen öğlen yemeği için, sanki yeni verilmiyor diyen birkaç öğrencinin provakatif-protestosuna mazhar oldu. Bunu fırsat bilen muhalif medya da konuyu çarpıtarak kullandı, ancak sürdürmeye başarılı olamadı.

Üniversite kafeteryasında günde 8 bine kadar insana verilen menünün çeşitliliği ve kalitesi oldukça güzeldi. Aşçıların bildirdiğine göre menü her gün aynı (çorba, bol etli pilav, helva ve dondurma) ve de kendi fırınlarında yaptıkları nefis-sıcak ekmekle veriliyor. Hizmetin bu güzelliği yanında, bu kaliteli yemekler maalesef öğrencilerce tamamen tüketilmiyor, her yerde olduğu gibi bir bölümü çöp oluyor.

Bu arada masamızda ki yerli ve başka ülkelerden misafir öğrencilerle sohbet ediyoruz. Türkiye’yi çok seven bu gençlerin her birinin Türkiye sevdalısı birer dost olacağı muhakkak. Öte yandan zarfı esas alıp mazrufu görmeyen, inek altında buzağı arayan muhalif medyanın Üniversitesi yönetimince davet edilerek, yapılan hizmetin kalitesi ile öğrenciler arasındaki uyum ve sevginin derecesi göstermelidir.

****

Yabancı misafir öğrenci düşmanlığı Karabük’te münferit bir olay sebebiyle hortlatılmak istendi. Yine geçen hafta Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi kampüsü parkında Özbekistan, Yemen, Irak ve Somali’den değişik dallarda eğitim alan misafir öğrencilerle Dünya ve Türkiye de eğitim, sosyal hayat ve öğrenci davranışları hakkında sohbet ettik. Bunlarla o kadar çok ortak değerlerimiz var ki, misafir öğrenci düşmanlığının hem de sahte milliyetçiler eli ile ne kadar da yanlış olduğunu açıkça görüyoruz.

Öğle arası olduğu için, yan masalarda, açık-kapalı, klasik-modern 10-12 kadar oldukça yüksek sesle konuşan bir kısım yerli öğrencilerimiz çay ve sigara içiyorlar. Misafir öğrenciler buna bir türlü anlam veremiyor ve “buraya gelirken İslam’ın en iyi yaşandığı ülke olarak Türkiye’yi biliyorduk ancak buna bir anlam veremiyoruz”, dedikleri zaman da yorumlamakta oldukça zorlanıyorum. Kimsenin dini ve milli değerlerine karışacak değilizse de, edep ve saygı duyguların kayboluşunu seyretmek de kötü.

Bir diğer konu, Ramazan’ın sonunun geldiğinin habercisi olan Kadir Gecesini yaşamak üzere Konya ve dünyanın en meşhur vakıflarından birine, yerli ve yabancı misafirlerde olduğu bir iftara davetliyiz. Misafirlerden birisi de önceden papaz, şimdi Müslüman olan ABD li İsmail. İftar öncesi güzel sohbetler oluyor. İsmail ile yarı İngilizce, yarı Türkçe konuşuyoruz. İsmail bizden daha heyecanlı, zaman zaman coşuyor. “İnsanın, muhabbetin, sohbet ve dostluğun gerçek anlamını burada öğrendim, bu sebeple de burada yaşamak, burada ölmek istiyorum” diyor. İranlı eşi de aynı durumda.

Sofra bol kepçe ile tamamıyla bir Konya Mutfağı. Sohbet ve muhabbet zirve yapsa da bu kadar zengin bir sofradan rahatsızım. Zira tamamı tüketilemeyecek, bu yüzden de sofrada ki dostları uyarmaktan geri kalmıyorum. Tamamı israfa karşı ancak, yarısına yakını çöpe gidecek, nitekim öyle de oluyor.

Sofralar kiminle, nerede, ne niyetle kurulursa kurulsun, önce Müslümanlar israfı durdurmalı, bir milyar insanın aç olduğu dünyada israfın da bir insanlık suçu olduğu kabul edilmelidir.

Ramazan bayramınızı tebrik eder, ülkeme ve dünyaya barış, huzur ve sağlıklı günler dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Fikret Akınerdem Arşivi
SON YAZILAR