1. YAZARLAR

  2. Süleyman Sayan

  3. İnananlar asla kaybetmezler
Süleyman Sayan

Süleyman Sayan

Yazarın Tüm Yazıları >

İnananlar asla kaybetmezler

A+A-

Şampiyonluk yarışının şekillenmesinde hatta noktalanmasında doğrudan bağlantılı maçta temsilcimiz Torku Konyaspor, Osmanlı Stadı’nda Beşiktaş ile karşılaştı. Maç öncesi kâğıt üzerinde, “Konya ekibi rahat, bir iddiası yok, Beşiktaş kazanmak zorunda ve maçı zorlanmadan alacaktır” diye düşünen ve söyleyen, futbolu üç büyük takım etrafında oynanan bir oyun olarak gören ulusal basının kalemleri yine yanıldınız.

Torku Konyaspor’u, Aykut Kocaman geldiğinden beri, iç sahada oynanan Galatasaray maçı ve hemen ardından deplasmanda oynanan Gençlerbirliği maçı dışında, her maç üzerine koyan saha içi disiplini artıran ve oynanan oyunu geliştiren bir takım olarak görüyoruz.

Maça geçersek, oyunun ilk yarım saatlik diliminde daha baskın olan ekibimizdi Beşiktaş’ın atakları saman alevi gibiydi. İlk yarının son 15 dakikalık diliminde Beşiktaş baskıyı artırsa da soyunma odasına gol yemeden gitmek önemliydi.

İkinci yarı Beşiktaş baskıyı iyice artırdı bu bölümde özellikle kaleci Kaya ve Defans oyuncuları neredeyse sıfır hata ile Beşiktaş’ın öne geçmesini engellediler. Bu maçla da artık gördük ki Bilic Türkiye ya da Beşiktaş defterini çoktan kapatmış, Aykut Kocaman’a Bilic sorsa kimi çıkartayım diye alacağı cevabın içinde Tolgay kesin olurdu, ne kadar formsuz görünse de Ba’nın çıkması da bu bizim adımıza işin güzel tarafıydı üç hücum oyuncusu ile devam etse sıkıntı çıkabilirdi. Savunmamız ikinci yarı birkaç kademe hatası yapsa da Beşiktaş savunmamızı delecek akını gerçekleştiremedi. Mehmet Güven, Xabi Alonso maçlarından birini çıkardı hem takımın en çok koşan ismi olurken top ekibimizdeyken topu dağıtmada rakip de iken karşılamada çok başarılıydı.

Bu galibiyet biraz da verilen mücadeleye ödül niteliğindeydi, Galatasaray maçında olduğu gibi gene koşu mesafelerinde Beşiktaş’tan çok mücadele sergilerken gene Kaya dışında hepsi 10 km üzerinde koştu. Maçtan gol yemeden ayrılalım düşüncesi hakim gelmişken 80. dakikada Torje’nin fizik kurallarını hiçe sayan golü hepimizi sevince boğarken, kendi adımıza lig tarihindeki en çok toplanılan puanı yakalaya bilmek için iki maçlık bir fırsat doğdu.  Torje’nin golüyle Beşiktaş matematiksel olarak da havlu atarken golden çok kısa süre sonra Ankara’daki çakan şimşekler ve karabulutlar Beşiktaş’ın durumunu özetler gibiydi. Hakemlere değinmeden geçmek yanlış olur kötü maç yönettikleri zaman eleştiri okları nasıl üzerine gidiyorsa iyi maç yönettiklerinde “işini yapıyor normal” dememek gerekiyor. Özellikle penaltı beklenilen pozisyon Beşiktaş’ın iptal edilen golü ve ekibimizin attığı gol öncesi verilen korner kararı ile yardımcı hakemleri özellikle tebrik ediyorum.

Yönetime şimdiden söylenecek tek söz ise Aykut Hoca’ya güvenin ve yeni sezon için anlaşma sağlayın ve ikinci üçüncü tercihler değil onun istediği oyuncuları nokta transferi yapın lütfen. Bakın o zaman neler oluyor. Gelecek sezon ligin çok daha zorlu geçeceğini görmek zor değil.

Maçın sözü; İnananlar ve daha çok mücadele edenler asla kaybetmezler.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT