1. YAZARLAR

  2. Tarkan Büyükoktar

  3. Önyargı Değil...Sağduyu...
Tarkan Büyükoktar

Tarkan Büyükoktar

Yazarın Tüm Yazıları >

Önyargı Değil...Sağduyu...

A+A-

Geçtiğimiz günlerde cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekmeleeddin İhsanoğlu şehrimizdeydi. Programının başından, yani karşılamadan sonuna kadar takip etme, konuşmalarını ve halkla iletişimini gözlemleme fırsatı buldum. Bütün bu hususları birlikte değerlendirdiğim zaman Ekmel Bey'in anayasamızda tarif edilen cumhurbaşkanı profiline en uygun aday olduğunu bir kez daha gördüm.
Çünkü; cumhurbaşkanı devletin başıdır ve Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil edecektir.
Bu anlamda temsil kabiliyeti açısından değerlendirildiğinde Sayın İhsanoğlu'nun diğer adaylardan bir değil bir kaç adım önde olduğu tartışmasız bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor.
İşte bu noktada cumhurbaşkanlığı için diğer unsurlara bakmak gerekiyor.
Milletin birliğini temsil edecek. Peki Ekmel Bey dışında hangi aday milletin birliğini temsil edecek?
Terör örgütü referansıyla yola çıkan Selahattin Demirtaş mı, yoksa yüzde ellinin temsilcisi ve başbakanı olduğunu söylemekten hiç bir rahatsızlık duymayan Recep Tayyip Erdoğan mı? Devletin kendisine aykırı ses çıkaran tüm kurum ve kuruluşlarını hain ilan edenler devlet kurumlarını ahenk ve uyum içerisinde çalıştırabilir mi?
Terör örgütlerinin aba altından sopa göstermesiyle devlet kurumlarını tehdit edenler devletin kurumları arasında barışı tesis edebilir mi?
Bayrağımızdan istiklal marşımıza kadar tüm ulusal değerlerimizle kavgalı olanlar bu değerleri yurt dışında temsil edebilirler mi?
Hayır... Neden mi? Çünkü insanın fikri neyse zikri odur... Gerek Recep Tayyip Erdoğan ve gerekse Selahattin Demirtaş geçmişten bugüne kadar gerek söylemleri ve gerekse icraatları ile bu ulusun cumhurbaşkanı olmayı hak etmediklerinim açıkça göstermişlerdir.
Cumhurbaşkanlığı makamı siyaset üstü bir makam olmalıdır ve herkesi her kesimi kucaklamalıdır. Ekmel Bey dışındaki diğer adayların siyasi kimliklerinin olduğu da tartışmasızdır. Kendilerinden olmayanları dışlayacakları, ötekileştirecekleri de tartışmasızdır.
Halkına tekme tokat girişen bir kişi cumhurbaşkanı olmamalıdır. Halkını kutuplaştıran, ötekileştiren biri cumhurbaşkanı olmamalıdır. Terör örgütünün eylemlerini meşru gören biri cumhurbaşkanı olmamalıdır.
Bir diğer deyimle; halkı kutuplaştırmak ve ulus kimliğini parçalamak adına "yaptıkları yapacaklarının teminatı olanlar" cumhurbaşkanı olmamalıdır.

İşte bu yüzden sandığa gitmek önemlidir. Sandığa sahip çıkmak önemlidir. Sağduyuyla hareket ederek sandığa gidip oyumuzu kullanmalıyız. Birinci turda kazanmak önemlidir.
Geçmiş dönemlerin tecrübesi ve yapılan pazarlıkların doğal bir sonucu olarak Selahattin Demirtaş'ın ikinci turda adaylıktan Recep Tayyip Erdoğan lehine çekileceği de kuvvetle muhtemel görünmektedir.
Olaylar böyle cereyan ederken biz yurtseverlerin sandığa gitmemek gibi bir lüksümüz yoktur. Bizim geçersiz oy kullanmak gibi bir lüksümüz yoktur. Ekmel Bey bilgisi, birirkimi, kişiliği ve nezaketi ile o makamı doldurabileceğini açıkça ortaya koymakta iken bizim önyargılarla değil sağduyularla hareket etmemiz gerekiyor.
Ekmel Bey'in bağış jesti veya Recep Tayyip Erdoğan'ın rakiplerini her zaman yaptığı anlayışla aşağılamak amaçlı söylediği "monşer" sözüne "azizim anlamına gelir, teşekkürler" demesi bile aradaki kültür, anlayış, nezaket farkını açıkça ortaya koyuyor...
Başbakanın talimatıyla katıldığı toplantıyı terkeden bir kişi yedi yıldır cumhurbaşkanımız. Halkını kutuplaştırmayı marifet sayan bir kişi halkın seçeceği on iki yıldır başbakan ve artık cumhurbaşkanı olmak istiyor. Bu gidişe bir dur demek gerekli... Bu gidişe hep birlikte dur dememiz gerekli...
Bu anlamda da topluma sevgi, saygı, birlik, dirlik, nezaket ekmeli...
Ekmel Bey'in Konya'da Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren seçmenlere yaptığı çağrı ile yazıma son vermek istiyorum...
"Başbakanlığından, hizmetlerinden memnun olduğunuz kişi bırakınız başbakanlığına devam etsin..."

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum