1. YAZARLAR

  2. Tarkan Büyükoktar

  3. Siz Kardeşsiniz…
Tarkan Büyükoktar

Tarkan Büyükoktar

Yazarın Tüm Yazıları >

Siz Kardeşsiniz…

A+A-

Ülkemizin kader seçimlerini geride bıraktık. Bütün siyasi parti liderleri başarı ve zafer açıklamaları yapmalarına karşın kanımca seçimin tek galibi Halkların Demokratik Partisi…
Barajı geçen dört siyasal parti açısından sonuçlara bir göz atacak olursak; seçimlere iktidar partisi olarak giren, gerek cumhurbaşkanlığının ve gerekse başbakanlığın tüm imkânlarını kullanarak son derece güçlü ve fakat diğer partilere göre eşit olmayan bir şekilde yarışan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin oy kaybettiği tartışmasızdır. AKP’nin kaybettiği oyların sebepleri arasında cumhurbaşkanının meydan meydan gezerek toplu açılış adı altında kendisi ve başkanlık sistemi için oy istemesi, parti genel başkanlığı olarak baktığınızda ise Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanlık değil de cumhurbaşkanı yardımcısı olarak görev yapması sebebiyle kendisine olan güvenin boşa çıkması söylenebilir. Halkımız başkanlık sistemini istemediğini, parlamenter demokraside devam edilmesi gerektiği konusundaki düşüncesini ortaya koydu… Yani milli irade başkanlığa “hayır” dedi ve kanımca doğru da yaptı…
Milliyetçi Hareket Partisi oylarının artmasını ise etkiye karşı tepki olarak yorumluyorum. Çünkü Kürt kimliğini ön plana çıkararak siyaset yapan bir parti pompalanıp ön plana çıkartıldığı için Türk kimliği ile siyaset yapan bir parti olan MHP’nin oylarını yükseltmesi sürpriz değildi.
Seçim barajının olmadığı veya barajın yüzde beş olduğu bir ortamda ise HDP’nin alacağı oy kanımca yüzde sekiz veya dokuzu geçemezdi. AKP iktidarına doğrudan darbe vurarak milletvekilliği alabilecek bir siyasi oluşumun barajı geçmesi için verilen bir desteğin sayesinde HDP beklenilenin çok üzerinde bir oy alarak seçimin galibi oldu. Yani AKP’nin başkanlık dayatmasına karşı hangi parti barajı aşmaya yakınsa halk ona destek verecekti. Burada da HDP şansını iyi kullandı. Umarım gerek Selahattin Demirtaş ve gerekse partisi İmralı ve Kandil temsilcisi olarak değil de gerçekten bir Türkiye Cumhuriyeti partisi olmak yolunda ilerlerler. HDP’ye, CHP’den emanet oy kaydı gibi açıklamalara ise sadece gülüyorum. Çünkü rakamlara baktığınız zaman CHP’den HDP’ye olan oy kayması devede kulak niteliğindedir; ya da maliye eski bakanının deyimiyle çerez parası gibidir…
HDP’nin meclise girmesini ise milliyetçilik söylemleri ile tehlike olarak göstermeye çalışanlar ise şu hususları göz ardı etmektedir. HDP bugüne kadar zaten mecliste vardı, parti olarak girdiğinde ise AKP’ye verdiği emanet oyları geri aldı… Hepsi bu…
Benim de mensubu olduğum, Cumhuriyet Halk Partisi ise seçimlerde beklediği başarıyı hem ülke bazında hem de yerel bazda yakalayamadı. Bu anlamda seçmen sayısının bu denli arttığı ortamda oy sayısını artırmamak, mevcudu korumak başarı olarak nitelendirilemez. Dolayısıyla ülke bazında oransal gerileme, Konya bazında oransal gerileme söz konusu iken ortada bir seçim başarısının varlığından söz edilemez diye düşünmekteyim. Seçimlere son derece iyi bir propaganda dönemi ile hazırlanan ve son derece gerçekçi ve yerinde vaatlerle seçmenin karşısına çıkan CHP’nin aldığı seçim sonucunda başka partilere kayan oyları gerekçe göstermek bence son derece yanlış olur. Öncelikle kendimize bakmalıyız. Demek ki kendimizi, bu denli önemli vaatlerimizi, ekonomik projelerimizi halka anlatamamışız ki karşılığını alamadık. Bazen siz ne kadar çabalarsanız çabalayın, ne kadar emek harcarsanız harcayın harcadığınız emek, mesai sandığa yansımayabiliyor ne yazık ki…
Bu seçimden bütün partilerin alması gereken dersler var. Halkın başkanlık sistemini istemediğini, parlamenter demokrasiden yana taraf olduğunu anlamamız gerekiyor. Halkın partili cumhurbaşkanı istemediğini, tarafsız cumhurbaşkanı istediğini görmemiz gerekiyor. Milli iradenin gerek Türk ve gerekse Kürt etnik kimliği ile siyaset yapan iki partiye de aynı sayıda milletvekilliği vererek onlara “Siz kardeşsiniz, hepimiz kardeşiz, birlikte yaşayacağız” dediğini duymamız gerekiyor. Ülkenin kurucusu ve sigortası olan siyasi partiye projelerini halka anlatma konusunda daha dikkatli olması ve çalışması gerektiğini hatırlattığını anlamamız gerekiyor.
Bu meclis aritmetiğinde artık koalisyonlar konuşulmakta… Umarım erken seçim olmaz… Umarım seçilmişler, kişisel egolarını bir tarafa bırakarak gerçekten halkı düşünerek halk için düşünerek adımlar atarlar ve en kısa zamanda bu belirsizlik ortamı sona erer.
Tüm seçilmişleri kutlarken, seçim sonuçlarının ülkemiz için güzellikler getirmesini dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT