Erol Sunat

Erol Sunat

Ağlatmayın tatlıları!

Ağlatmayın tatlıları!


Bizim gençler bir alem. İftar sonrası bir tabak dolusu tatlı geldi masaya. İçlerinden biri, ağlamasın tatlılar deyiverdi.
Eller uzandı tatlı tabağına doğru…
Birer ikişer alındı.
Anlayacağınız ağlatmadılar tatlıları!
Tatlı ağlar mı?
Aman efendim neden ağlasın, niçin ağlasın?
Allah kimseyi ağlatmasın!
Ne tatlıyı, ne tatlı seveni, ne alanı, ne yiyeni, ne de tatlı yapanı, ne getireni, ne ikram edeni….
Son zamlardan sonra…
Şeker kaç lira? Un kaç lira? Yağ kaç lira? Ceviz kaç lira? Bilen, gören, bu işin sırrına eren var mı?
Yok amma…
Yok lakin!
Tatlı ağlamıyor ağlamasına da…
Cep ağlıyor, cepken ağlıyor, cüzdan ağlıyor!
Tatlı ile aramızda zam denen setler var, fiyat denen karaçalılar var!
Şu tatlı şu kadar oldu, bu kadar oldu diye de bayram ağzı bir şeyler söylemeyelim.
Ağzımızın tadı kaçmasın, bozulmasın!
Neyse üzmeyelim artık, daha fazla kimseyi!
Tatlı mı getirdiler, tatlı mı ikram ettiler?
O zaman buyurun ağlatmayın tatlıları, ağlamasın tatlılar!
Yapanın, getirenin eline sağlık! Yiyene, teşekkür edene afiyet olsun!

*****
Bir tarihte tatlıcıların önünden geçemeyen, birkaç porsiyon tatlı yemeden yoluna devam edemeyen kardeşlere, akrabalara ve dostlara sahiptik!
O kadar da değil!
Abartıya ne gerek var?
Abartacak bir şey yok!
Dense de tatlı konusunda abartırız!
Hem de abarttıkça abartmak hoşumuza gider!
Tatlı konusunda mevzuları dallandırıp budaklandırmak önemli değildir. Feda olsun tatlıya deyip geçmek işin şanındandır.
Bizim millet az biraz imkânı varsa, bayram değil mi diyebilir!
Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın diyebilir!
Azıcık da olsa ağzımız tatlanmasın mı diyebilir!
Tatlıya merhaba der mi, der!
Tatlı bulunca kaçacak değiliz ya!
Hem ne demişler?
Tatlı yiyelim tatlı konuşalım!
Bu bile az şey mi?

*****
Tatlı bu! İster hamurlusu, ister sütlüsü fark eder mi? Tatlı olduktan sonra, dudak bükenimiz, geri çevirenimiz olmaz! İstisnalar her yerde olur. Tatlı yemem, tatlı sevmem diyen yalancılar da varsın istisna olsunlar. Varsın kaideyi bozsunlar!
Hem, bizim milletin tatlıya hayır dediği nerde görülmüş?
Sonra bizim tatlılar, başka milletlerin tatlılarına benzemez!
Tatlıların kitabını biz yazdık desek yalan değil!
Tatlı deyince baklavayı geçen, baklavayı aşan, baklavaya yaklaşan, baklavaya yetişen, baklavayla yarışan bir başka tatlı daha yoktur.
Hele ki, ev baklavasıysa…
Bir koca tepsi ev baklavasını bir oturuşta yiyen dedelerin torunuyum.
O tatlı nasıl ağlasın?
Çocukluğumuzdan beri, tepside, yada tabakta tatlı kaldı mı, ne derdi büyüklerimiz?
Şimdi böyle kalırsa, böyle bırakırsan ağlar bu tatlı!
Ağlamasın tatlı?
Ağlatmayın tatlıları!
Gitmesin geriye…
Gider mi geriye?
Tatlı gelmiş cihane, ağlar demek bahane!

*****
İnanın ne şaka, ne espri, ne tevatür, ne de rivayet!
İkram edilen tatlıyı yemezseniz, şu var, bu var diye mazeretler sıralarsanız, yeminle ağlar o tatlı!
Bunu biz demiyoruz!
Genel teamül böyle!
Tatlıya kıyamaz bizim millet!
Tatlıyı geri çevirmez!
Bakmayın siz, şekerim var, dokunuyor diyenlere…
Bir tarihte bir davete gitmiştik!
Sofraya bir tepsi sac arası tatlısı geldi!
Şekerini herkesin bildiği bir ağabey, sıvadı kolları, geçti tepsinin başına, yapma dediler, etme dediler, dinlemedi, bir iki şeker hapı fazla içerim, bir daha böyle sac arası denk gelmez dedi!
Ne mi yaptı o ağabey?
Ağlatmadı sac arasını!
Sac arası ağlamadı amma, ağabey şeker noktasında pek bir sıkıntılar çekti!
Hem güldü, hem güldürdü, hem düşündürdü onu dinleyenleri!
Ona göre, şekeri bir hayli yükselse de, Sac arasını dolayısıyla tatlıyı ağlatmamıştı!

*****
Tatlının ağlamaması hoş bir tabir! Sadece bu yaklaşım bile, Türk milletinin tatlı ile arasının ne kadar iyi olduğunun bir göstergesi!
Bizdeki tatlı çeşidi ve zenginliği ise anlatılacak gibi değil. Bu konuda bizi geçende yok, bize yetişende…
Adı üstünde, tatlı!
Tatlı ağlar mı?
Ağlatılır mı?
Mümkün değil!
Tatlı ağlamasın diyen kim var, bizden başka?
İftara gitmişsiniz, tatlı olarak, baklava ikram edilmiş, şöbiyet ikram edilmiş, tulumba tatlısı ikram edilmiş, burma kadayıf ikram edilmiş, sütlaç ikram edilmiş, künefe ikram edilmişse!
Tatlıyla aranıza kara kedi girmediyse, aranız limoni değilse, yok kolesterol, yok şeker şöyle böyle demiyorsanız, tatlı beklemez. Naz kaldırmaz, çünkü siz düşünürken, tatlıyı ağlatmamak için sıraya girenler, ağlatmazlar tatlıyı…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol Sunat Arşivi

Mecra

12 Haziran 2024 Çarşamba 00:02
SON YAZILAR