Erol Sunat

Erol Sunat

Pinokyo Sendromu!

Pinokyo Sendromu!

Yalan söyledikçe burnu uzayan Pinokyo’yu bilmeyenimiz yoktur. Gepetto Ustanın Pinokyo’su yalancılık konusunda siyasi literatürlere girdi.

İstatistiklerin vazgeçilmezi oldu….

“Yalancı yalancı sana kimse inanmaz/ Yalancı yalancı sözüne kimse kanmaz” diye başlayıp devam eden okul şarkısını unutalı çok oldu.

“Yalan, yalan vallahi yalan” denen o içli şarkı da kesmiyor bizi…

Yalan konusunda Ordinaryüs olduk!

Tek eksiğimiz, kim daha güzel yalan söylüyor diye bir yarışmanın olmaması!

Yalan denizine düşenin hali ne olur? Öyle bir denize düşen neye sarılır? Hangi yalana?

Yalandan kim ölmüş cümlesi dahi, masum kaldı rakamların söylediği yalanlar karşısında…

İstatistikler yalan, bir-iki-üç-dört-beş yalan, vaatler yalan, sözler yalan, “-ecek” ve “-acak” diye biten ne varsa tam anlamıyla saçma-sapan!

Her ayın üçünde, yaşadığımız sendromun adı ise, Pinokyo sendromu!

Kimin burnu daha çok uzuyor? Kararı gelin siz verin!

Böyle olunca da…Ya biz Pinokyo’yu çok sevdik yada Pinokyo bizi…

Eskiler yalanı doğru gibi söyleyenlere dikkat edin, onlardan sakının derlerdi.

Yalan o handikapları aşalı çok oldu.

Yalancı diyene, sensin yalancı diyor! Benim yalan söylediğim nerede görülmüş, kim görmüş, ne zaman görmüş, ispat etsin diye de her defasında zeytinyağı misali suyun yüzüne çıkıyor!

Ne yalancılara ayna tutanlar var! Ne de yalancıların aynaya bakma gibi bir durumları!

*****

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre tüketici fiyatları aylık yüzde 2.39 , yıllık yüzde 19.89 arttı ve beklentilerin altında kaldı. Beklenti aylık 2.50, yıllık 20.01 şeklindeydi. Çekirdek enflasyon da yüzde 16.82'de kaldı.

Bu satırlar 3 Kasım 2021 enflasyon verileriyle ilgili bir haber metninden alınma…

Anlaşıldı ki, yıllık enflasyonda yüzde yirmi, psikolojik bir sınır. İllaki Aralık ayını bekleyecek gibi görülüyor. Belki 19.99 falan olur, Ocak ayını bekleyebilir.

Seksen dokuz, doksan dokuz derken yıllık bazda yüzde yirminin üzerini görebileceğiz gibi…

Aralık ayından Ocak ayına doğru, asgari ücret belirlenecek, masada diye kamuoyuna açıklanan seyyanen rakamlar, EYT’lilerin durumu, 3600 ek gösterge beklentileri derken mevzular derin mi derin!

Lakin enflasyon, çabalama Kaptan ben gidemem diyor.

Bana yüzde 20 deme, daha oralara kadar gelmedik, ne yüzde yirmisi diye öfkeleniyor, kızıyor, köpürüyor.

Anlayacağınız enflasyon, rakamları kendine kalkan yapmış bir vaziyette…

Bize ise taş gibi, gülle gibi zam yağıyor!

Enflasyon karşısında sözüm ona ezilmeyeceğimizi söyleyen rakamların akıbeti daha şimdiden belli…

Açıklandığı gün, enflasyon tarafından tek yumrukta saf dışı…

Siz ona ister havlu atmak deyin…

İster nakavt oldu! İster eridi…İster buharlaştı…

Rakamlar Pinokyo olduktan sonra, kolaysa hayal kurunda görelim!

*****

Yüzde yirmiyi aşarım aşmasına da, Ocak ayını görmem lazım diyen rakamdan ne bekliyorsunuz ki…

Bu rakamlar ne zaman beklentilere cevap verdi ki…

Ne zaman gerçeklerle barışık olmayı denedi?

Ne zaman onlarla aynı dili konuşabildik?

Rakamlarla son birkaç yıldır aramız fena bozuk.

Rakamlar sırlı,

Rakamlar gizemli,

Rakamlar hakikatlere sürekli uzaklardan el sallıyor!

Rakamlar bizi üzüyor!

Halden anlamıyor!

İnsafı, merhameti, vicdanı bir yerlerde unutup da gelmiş gibiler!

İnsanlar ister istemez soruyorlar, bu rakamlar, bu yüzdeleri, bu oranları nereden buluyorlar diye…

*****

TÜİK hiçte anlamadığımız bir lisanla karşımızda…

Ömer Seyfettin’in meşhur Efruz Beyi gibi, kuş dili konuşuyor!

Ömer Seyfettin sağ olsaydı da, Efruz beye, şu kuş dilini, Türkçeye çevirtseydik!

Bazılarımız TÜİK nece konuşuyor diye sormaya devam ediyor…

Lakin, nece konuştuğunu henüz anlayanda yok, çözebilende…

Zaten ortada enflasyon mu var?

Vatandaş diyor ki, Türkçesi olan enflasyondan anlar!

Bu enflasyon karşısında Fransız kalma gibi bir durum var olmasına var amma, Fransız kim, Fransız kalan kim, bir türlü lisan konusunda anlaşamadığımız kim?

Demek ki, öyle anlatıldığı ölçüde enflasyon yokmuş!

Mevsim baharmış!

Dağlara az biraz kar yağmış!

File dolmuyor diyorlarmış!

İnsanlar bazı sebze ve meyve birkaç lira daha ucuzlar diye akşamı beklemiyorlarmış!

Marketlere giremiyorlarmış!

Bu işin suçluları kim mi? Biri Efruz, diğeri Pinokyo! Bulun, onlara sorun enflasyonu da, konuşulan lisanı da!

*****

Enflasyon yüzde 20’yi bulmasın diyorlar anlaşılan. İşçi, memur ve emeklinin alacağı zam düşük seviyelerde kalsın diye mi?

Yine kalbimizi kırıyorsun TÜİK!

Gönlümüzden geçen bu değildi diyenler daha çok kırıyorlar kalbimizi…

Hani “hep o şarkı!” diye başlayan dizeler vardı ya…

Eskiden yanlış hesap Bağdat’tan döner derlerdi.

Ya şimdi?

Yanlış hesap vatandaştan dönecek gibi…

Yılı gerçek enflasyon olarak, en kötü ihtimalle yüzde 30’ların üzerinde tamamlayacak olan insanımızı zamlar, doğalgaz ve elektrik faturaları, gıda harcamaları bekliyor.

Ah Pinokyo ah! Daha ne diyelim, ne söyleyelim acaba?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol Sunat Arşivi
SON YAZILAR