Beratımızı Alalım

Ahmet Çapanoğlu

Berat gecesi, kader gecemizdir. Bu gece Kadir gecesinden sonra en önemli gecedir. Allah’ü Teala Kadir gecesini son 10 güne saklamış, ama Berat gecesini, kullarına istifadeleri için açıkça Şaban ayının 15. Gecesi olarak belirtmiştir.

Bu gecede beraatlar dağılıyor, tövbe ve istiğfarlarla günahlardan arınılıyor.

Ramazandan önce arınacağımız, temizlenip günahlardan azad olacağımız bir gece.

Hiç düşünmüyoruz; Rabbim böyle gecelerle bizi Ramazana hazırlıyor, rahmet, mağfiret ve bereketin dolu olduğu Ramazanı temiz karşılamamıza yönlendiriyor.

İşte bu son mübarek geceyi değerlendirmemiz, nefsimize gem vurup onun azgınlığını dindirmemiz, nefsani isteklere son verip kalbi ilahlarımızı boşaltıp, kalbimizi gerçek sahibine teslim etmemiz gereken bir geceyi idrak edeceğiz.

Bu gece; biraz Rabbimizle baş başa kalıp tefekkür edelim, kendimizi tartalım. Gerçek sahibini dışarıda bıraktığımız kalbimizi, hangi şeylerle doldurmuşuz, neleri kendimize ilahlaştırmışız bir bakalım. Bilmeden ilahlaştırdıklarımız. Peygamber efendimizin buyurduğu gibi,“ neyi çok severseniz O sizin ilahınızdır.” Bu ince ayrıntıyı fark edip tövbe edip kalbi yüklerin boşaltımını sağlamalıyız.

Dua gecesidir bu gece, vicdanı muhasebeye çekme, nefsi terbiye etme gecesidir. Allah kullarını her zaman tövbeye davet ederken, bu gecede yapacakları tövbe istiğfarlarla, kullarının selametini ve kulluğun şükrünü istiyor onlardan.

Bu gece; ibadetin özü olan dualarla değerlendirmeli, günahların affı için Rabbine yalvarmalı ve tövbe istiğfar edilmelidir.

Bu gece de; Allah’a sığınıp günahlardan arınma, ilahi lutfa ve berekete erişme fırsatı yakalanıyor.

Bu gece; kulluk şuuru ve bilincini elde etmek, kendimizle hesaplaşmak ve yönümüzü O’na çevirip, O’nun rızası doğrultusunda karar aldığımız gece olmalı.

Peygamber Efendimiz, "Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve 'Yok mu tövbe eden, tövbesini kabul edeyim! Yok mu rızık isteyen, rızık vereyim! Yok mu şifa isteyen, şifa vereyim!.. Yok mu başka isteği olan ona da istediğini vereyim" diye buyuruyor.

İşte bu gecede, Rasulullah’ın bizlere buyurduğu gibi, rızıkların dağıtıldığı, tövbelerin kabul edilip affa kavuşulduğu, rahmet yağmurlarının oluk oluk yağdığı ve Cenab- ı Hak tarafından her isteğin kabul edileceği müjdesini alıyoruz.

Başka bir rivayetle bize nakledilen bir hadis de Hz. Ayşe Validemiz: Rasulü Ekrem gecenin bir yarısında kalktı. Namaz kılmaya başladı. Secdeyi o kadar uzattı ki, artık secdeden kalkmayacağını, ruhunu teslim ettiğini zannettim. Merakla yanına vardım, parmağını hareket ettirdim, hareket ettiğini görünce yerime döndüm. Onun secdede şöyle niyaz ettiğini işitmiştim: Azabından affına, gazabından rızana sığınırım. Senden kuvvet alır ve sana yalvarırım. Seni sena etmekten acizim, sen, seni sena ettiğin gibi yücesin Allah’ım!

Secdeden başını kaldırıp namazı bitirdikten sonra: Ya Ayşe! Peygamberin senin, hakkına riayet etmediğini mi sandın?

Haşa ya Rasulullah, secdeniz pek uzun sürdü, bir hal mi oldu diye korktum da ondan yanınıza vardım.

Buyurdular ki:

Ya Ayşe! Bu gece nasıl bir gecedir bilir misin?

- Allah ve Rasulü bilir, cevabını verdim.

- Bu gece Şaban ayının on beşinci gecesidir. Bu gecede Allah istiğfar edenleri mağfiret buyurur. Rahmet dileyenlere merhamet eder. Kin ve hased ehli olan günahkârlara lütuf ve kereminden mühlet verir. Kötü huylarından vazgeçinceye kadar cezalarını erteler.

Evet, bu gece beratınızı alıp, gecenin sabahın da ettiğiniz dualar, yaptığınız ibadetlerle sabaha temizlenip çıkacak kadar ihlaslı ve gönülden olsun.

Bu gece de yapacağınız dualar sadece kendi kurtuluşunuz için değil, dualarınıza din kardeşlerinizi de dahil etmeniz gerekmektedir ki, duanız tesir etsin, yerine ulaşsın.

Rasulullah bu konuda da bize şöyle buyuruyor:

“Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.”

Ne kadar korkutucu ve bir anlamda dua kardeşliğine yönlendirici bir hadis değil mi?

Rabbena hep bana” demenin korkutuculuğu ve duana din kardeşlerini ortak ederek gerçek iman sahibi olmak.

“Rabbim bu gecenin sabahın da beratını verdiği kullarından eylesin inşallah!

Selam ve dua ile…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.