YERLİ MALI YURDUN MALI, TAŞLADIK DA KIRDIK DALI!

12-18 Aralık arası, Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak kutlanıyor. Bizim çocukluğumuzda, “Yerli Malı” haftasıydı.

İlkokula 1957’de başlayan bir öğrenci olarak, o yıllarda yerli olmayan çok az şey vardı.

Yerli Malı haftaları, sınıfımıza getirdiklerimizin, öğretmenlerimiz tarafından her birimizin tadacağı bir şekilde bölüştürüp, paylaştırdığı o günleri unutmamız mümkün değil.

Bölüşme ve paylaşmanın ne demek olduğunu daha o yaşlarda öğretmişlerdi hepimize.

Yerli Malı Haftası, o yılların Aralık ayında, kuru üzüm, elma, varsa ceviz, durumu iyi olan arkadaşlarımızın evinden portakal ve mandalina gelirdi.

Havuç gibi, yer elması gibi, ayçiçeği gibi her evin bahçesinde yetişen ürünlerde, yerli malı haftasının sofrasını süslerdi.

Annelerimiz börekti, tandır ekmeğiydi, bazlama, kete, gözleme gibi kendi yaptıkları yiyecekleri de yerli malı haftası diye bizlerle gönderirlerdi.

Her öğrenci sessizce getirdiğini öğretmen masasına koyar, yerine otururdu.

Öğretmenlerimiz ben şunu, bunu getirdim diye övünmeye kalkan arkadaşlarımızı oldukça sert bir şekilde ikaz ederlerdi.

Alan var, alamayan var. Fakirlik ayıp değil, görgüsüzlük, övünmek iyi huylardan değildir. Sakın ha, bir daha böyle konuştuğunuzu duymamayım, bu son olsun derlerdi.

Bizler o yıllarda, yerli malı haftasıyla birlikte, nezaketi, terbiyeyi, birbirimize saygıyı, hoşgörüyü, anlayışı ve yanlışlardan dönmeyi de öğrenirdik.

Öğretmen masasının üzerine gelenler konur, karışır, hatta neredeyse kimin ne getirdiği dahi bilinmezdi.

Portakal ve mandalina gibi meyveler dilimlere ayrılır, bütün sınıfa yetecek bir şekilde öğretmenlerimizce bölüştürülürdü.

Aşımızı ekmeğimizi bölüşmeyi de ailemizden sonra, öğretmenlerimizden görür, unutmamaya çalışırdık.

 

YERLİ MALI KALDI DA, ALAN MI OLMADI?

Bugün bu hafta yine var! Yerli malı diye ne var diyeceksiniz?

Ya da şöyle soralım, yerli malı diye bir şey kaldı mı?

Yerli Malı Haftalarında o bizim çocukluğumuzda yaşadığımız heyecanlar, coşkular yok!

Birçok gelişmiş ülke, kendi vatandaşlarına, kendi ürettikleri ürünleri almaları yönünde kampanyalar, teşvikler ve özendirmeler yapıyor. 

Bize gelince, “Yerli Malı Türkün Malı, herkes onu kullanmalı” diye çıkıyoruz meydana,  yerli malı diye ne var diye bir türlü ne sayabiliyor, nede gösterebiliyoruz!

Onlardan geçtik, slogan gibi taleplerimiz var!

Türk malı alınız!

Türk malı kullanınız!

Ürünün yerli ve milli olanını tercih ediniz!

Olur tabi de, yerli malı kaldı da, vardı da, alan mı olmadı?

Hatırlarsanız, Yerli Malı haftası 1929 yılında kanun haline getirilmiş,

1946 yılından bugüne de kutlanmaya devam ediliyor.

Yerli Malı haftasının, yerli malı kullanmak suretiyle bölüşmek ve paylaşmak kadar, yardımlaşmayı  geliştirmek, tutumlu olmak, tasarrufa yönelmek, ayağını yorganına göre uzatmak, yatırım yapma konusunda teşvik görmek gibi hedefleri vardı!

Gerçeği söylemek gerekirse, 1980 yılından sonra, eski önemi, geçerliliği ve heyecanı kalmadı!

Kimine göre içi boşaltıldı,

Kimine göre sembolik bir hafta olmaktan ileriye gidemedi,

Kimine göre unutturulup gitti!

Yerli Malı kullan gibi,

Yerli malı kullanalım gibi, söylemler eski coşku ve heyecanından oldukça uzak!

Yerli malı haftası bizim çocuk günlerimizin bir efsanesiydi. 

Sırbistan’dan et, Meksika-Hindistan, Kanada ve Arjantin’den Kuru Fasulye, Meksika ve Hindistan’dan Nohut, Rusya ve ABD’den Pirinç, yine Rusya’dan Mısır, Sri Lanka’dan Çay ithal etmeye başlamışız!  

Rize’nin çayı, Ödemiş’in, Nevşehir’in Patatesi,  Karacabey’in soğanı, Aydın’ın inciri, Manisa’nın çekirdeksiz üzümü, Diyarbakır’ın karpuzu, Kırkağaç’ın kavunu, Amasya’nın ve Niğde’nin elması hem yerli, hem milli ürünlerimizdi!

Şimdi herkes bir başka ülkenin malını kullanıyor.

Eskiden yerli olarak Beykoz ayakkabıları vardı. Sümerbank’ın mağazalarında satılırdı. Sümerbank yerli ve milli olan efsane bir kurumdu.

Yıllarca Sümerbank’tan giyindik.  Sümerbank, Manifaturacıların rakibi miydi, yoksa onların fiyatlarını sessiz sedasız dengeleyen vatandaş dostu bir devlet kurumu muydu?

Bunu az düşünmedik değil!

Bugün ne mi var?

Uzakdoğu ülkeleri aklımızı başımızdan almış durumda!

Made in Japan! Made in China! Made in Taiwan! Made in Korea! yazılı ürünler evimizde bilgisayar, ayağımızda ayakkabı, elimizde cep telefonu, kapımızın önünde otomobil olarak, günlük yaşantımız içinde bizlerle beraberler!

 

GİYİMDE, GIDA’DA, İÇECEKTE, TEMİZLİKTE VE TEKNOLOJİDE YERLİ YOK!

Teknoloji ve ticaretin gelişmesi, sınırları ortadan kaldıralı çok oldu.

Nasıl yerli olsun ki,

Giyim sektöründe ki markalar: Tommy Hilfiger, Nike,Polo Ralph Lauren, Hugo Boss, Calvin Klein, Levi’s, Timberland, Lumberjack, Giorgio Armani, Lee

Gıda sektöründe : Danone, Maggi, Nestle, Nescafé, Nesquik, Jacobs, Banana, McDonald’s, Burger King, Knorr, Calve, Komili, Becel, Sırma, Rama, Sana, First Sakız, Falım, Kraft, Fritolay, Milka, Ruffles, Doritos, Lays, Cheetos

İçecek Sektöründe: Schweppes, Coca Cola, Pepsi, Yedigün, Sprite, Fanta, Damla Su, Sırma, Hayat, Danone, Nestle, Cappy, Erikli, Akmina

Temizlik sektöründe: Ace (Çamaşır Suyu), Air Wick, Ajax, Aldays, Alo (Çamaşır Tozu), Ariel (Çamaşır Tozu), Axe, Blendax (Şampuan), Calgon, Carrefour, Cıf, Clear (Şampuan), Clit Bang, Clin, Colgate, Dettol, Domestos (Çamaşır Suyu), Dixi, Diadermine, Dove, Elidor (Şampuan), Fa, Fairy, Finish, Head&Shoulders, Henkel, Hacı Şakir, Ipana (Diş Macunu), Jhonsons Baby, Loreal (Şampuan), Lux, Max Factor, Nıvea, Omo (Çamaşır Tozu), Oral-B, Orkıd (Özel), Palmolive, Pantene (Şampuan), Prıma (Bebek Bezi), Rejoıce (Şampuan), Persil, Perwoll, Prill, Prima, Protex, Rejoice, Rexona (Şampuan), Rinso (Çamaşır Tozu), Schwarzkopf, Sensodyne, Signal (Diş Macunu), Syoss, Unilever, Viecnetta, Vileda, Vanish, Vaseline, Veet, Vim, Yumoş

Teknoloji sektöründe: IBM, Intel, Dell, Nokia, Icq, Apple, Windows

Hemen aklımıza gelen; Ülker gibi, Torku gibi yerli markalarla savaşmaya çalışıyoruz

Ne mi diyelim?

Tutumlu, yatırımlı, yerli malı olan bu hafta için, o meşhur şiire nazire niyetine, bir dörtlükte benden olsun;

“Yerli malı yurdun malı / Taşladık da kırdık dalı.../ Hiçbir zaman ders almayan / Akılları  kutlamalı!...”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.