1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Fikret Akınerdem

  3. ANADOLU’YU ŞAHA KALDIRAN MİTİNGLER-2
Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

ANADOLU’YU ŞAHA KALDIRAN MİTİNGLER-2

A+A-

Fatih Mitingi: İstanbul’da ilk büyük protesto mitingi, 19 Mayıs 1919’da Fatih’te yapıldı. Yaklaşık 50 bin kişi katıldı. Mitingi, Darülfünun öğrencileri ile Asrî Kadınlar Cemiyeti üyeleri düzenledi. İstanbul’un genç, kültürlü ve eğitimli hanımları, çarşaflarını giyip yüzlerini peçeyle örtmüş ve yakalarına da siyah yazılı “İzmir Türk Kalacaktır” rozetini takmış bir vaziyette miting alanını doldurmuştu.

İlk sözü, mitinglerin vazgeçilmez hatibesi Halide Edip aldı ve harika bir konuşma yaptı: “Müslümanlar, Türkler. Türk ve Müslüman bugün en kara gününü yaşıyor. Gece, karanlık bir gece, fakat insanın hayatında sabahı olmayan gece yoktur. Yarın bu korkunç geceyi yırtıp, parlak bir sabaha gireceğiz. Bugün elimizde top, tüfek denilen âlet yok; fakat ondan büyük, ondan kuvvetli bir silâhımız var: Hak var, Allah var. Tüfek ve top düşer, Allah bâkîdir. Topun yüzüne tükürecek kadar evlatlar, analar; kalbimizde aşk ve iman, milliyet duygusu var. Biz dünyada millet sınıfına lâyık bir millet olduğumuzu, erkek, kadın, hatta çocuklarımıza kadar ispat ettik”.

Hüseyin Ragıp: “Hiçbir milletin bize efendi olmasına tahammül edemeyiz”. Meliha Hanım, vatanın kurtulması için bazı canların feda edilmesi gerektiğini belirterek; “Kuvvetle iman ediyoruz ki, büyük Allah’ımıza sığınarak, zorla alınan bir hak elbette iade edilecektir!” dedi.

Üsküdar Doğancılar Mitingi: 20 Mayıs 1919’da Üsküdar Doğancılar ’da düzenlenen mitinge çoğunluk kadınlardan oluşan 80 bin kişi katıldı. Asrî Kadınlar Cemiyetinden Sabahat Hanım: “Hayatı, ruhu Türk olan İzmir’i bugün Yunanlılar aldı. Belki yarın kalbimizden bir hayat koparır gibi birer birer Konya, Bursa, hatta bütün güzellikleriyle sevgili İstanbul’umuzu isteyecekler. Hayatımıza zehirli tırnaklarını takıp her fırsatta bizi biraz daha ölüme yaklaştıran bu kahredici kuvvetler karşısında, yine bu sükût ve tevekkülle mi yaşayacağız? Ben buna hayır diyorum, biz kadınlar bu cihatta en önde olacağız.” Bir başka hatibin kalabalığı coşturan en vurucu cümlesi şöyleydi: “Dört yüz bu kadar seneden beri minarelerinde ezan, câmilerinde Kur’an okunan İzmir’imizi hiçbir vakit bağışlamayacağız”.

İtilaf Devleti Subayı gözlemlerini şöyle açıkladı: “Miting, benim şimdiye kadar gördüğüm mitinglerin en etkilisi ve en hazini olmuştur. Erkekler, kadınlar ve çocuklar, devamlı ağlıyor; kadınlar göğüslerini yoluyorlardı. Çevrede işitilen tek ses, her yandan yükselen ahlar ve ağlamalardı”.

Kadıköy Mitingi: 22 Mayıs 1919’da Kadıköy’de yapıldı. Mitingi Halide Edip şöyle değerlendirdi: “Fırtınalı ve yağmurlu bir gündü. Fakat bu, halkın orada toplanmasına engel olamadı. Ben gene belediye binasının balkonundan konuştum. Önümde bir şemsiye denizi çalkalanıyordu. Halk üç saate yakın oradan ayrılmadı. Bu miting de Fatih Mitingi’nin hemen tekrarından ibaretti”.

Mitingde “Asker Saime” namıyla bilinen Münevver Saime Hanım, yaptığı konuşmayla adını tarihe yazdırdı. Darülfünun ’da öğrenci olan Saime Hanım, topluluğu dehşete düşüren şu sözleri haykırdı: “Yâ Rab! Vatanın felâketi karşısında bir genç kızın feryadını dinle! Bu ağlayan anneler şehitlerin annesi; bu boynu bükük genç kadınlar fedakârların genç zevcesi; şu hıçkıran yavrular askerlerin yetimleri değil mi? Ey tarihlerinin kara gününü yaşayanlar! Size hitap ediyorum: Milletler için kara günler olabilir. Milletimizin yok edilebileceğine inananlar aldanacak. Heyecanlarımız, kanlarımız söndürülse bile, göğsümüzde milletten yapılmış bir kalp var ki onda bir düşmanın ne ihtiras ne korkusu yaşar. Oğlum bana “Ben neyim?” diye ilk sorduğu gün, ona semalardan haykıran bir melek gibi, “Büyük tarihli bir Türk’sün.” diye hitâb edeceğim. Masallarda Fatihleri, Yavuzları anlatacağım. Oğlumun kalbine ektiklerim hürriyet çiçekleri olarak açacak, kızıl isyan olarak taşacak. Sulhu ebedî düşünenler, bize indirilecek darbenin aksi sedâsının yarınki insanlığın sükûtunu mutlaka ihlâl edeceğini unutmamalıdır. Efendiler, az söylemek, çok iş görmek zamanı gelmiştir. Ağlamakla kazanılacak hak, gözyaşlarıyla adâlette muvaffak olunmaz. Teşkilâta girişmeliyiz! Müfrezeler tertip etmeli, faaliyette bulunmalıyız”.

DEVAM EDECEK

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT