1. YAZARLAR

  2. Şule Akdemir

  3. Bosna ve Günümüz
Şule Akdemir

Şule Akdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Bosna ve Günümüz

A+A-

20.yy son döneminde, tüm dünyanın gözleri önünde, medeni avrupa ülkelerinin yanı başında dünyaya bir soykırım sahnelendi, yüzbinlerce insan topraklarından sürüldü. Toplama kamplarına kapatıldı. Ve binlerce masum insan ağır işkencelere maruz kaldı.

1992 yılında başlayan bu yıkım 1995 yılına kadar sürdü. Dünya tarihinde eşine az rastlanan bir vahşetti bu. Öyleki Sırplar tarafından katledilen müslüman Bosnalıların sayısı 200 bini aştı. 2 Milyon insan yurtlarını terk etmek zorunda bırakıldı. 50 Bin müslüman kadının ırzına geçildi.

Yugoslavya federasyonu dağıtıldıktan sonra, nüfusunun çoğunluğu müslüman olan bölgelerin bağımsızlığını ilan etmesi yönünde hareket etmesi ve bu bağımsız bölgelerin ileride birlik olabilecek bir potansiyele sahip olması, bazı ülkelerin tedirgin olmasına sebep oldu. Bu durumdan rahatsız olan devletler gizliden gizliye Sırpların Bosnalılara soykırım uygulamasını destekledir ve dünya büyük bir katliama şahit oldu.

Toplanan yardımlar ve BM'nin barış operasyonu ise bazı politik oyunlar sebebi ile gerektiği gibi bosnalılara ulaşamadı. Allah Bosnalı şehitlerimize rahmet eylesin. İslam aleminin başı sağolsun.

Bugün ise müslümanlar, Mısır, Suriye, Irak gibi mezhep ayrılıklarından dolayı kardeşin katlettiği devletler için ve sırf müslüman oldukları için katledilen Myanmar ve Uygur müslüamnları için yardımı BM'den ya da batılı ülkelerden umuyor. Fakat çok açık olan yakın tarih batılı ülkelerin ancak gizliden gizliye katliamları teşvik etmekten başka bir faaliyetleri olmadığını  ilan ediyor.

İnkâr edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)

Dünyadaki soykırımların ve kargaşanın sebebi müslümanların birlik olmalarının engellenmesinden kaynaklanmaktadır. Çünkü islam barış ve güvenlik dinidir. Sadece müslüamanları değil tüm dünya devletlerinin barış ve huzur içerisinde yaşamasına vesile olacak olan Kuran islamıdır. Bu yüzden müslümanların bir an önce şeytanın oyunu fark etmeleri gerekmektedir. Bosnalı müslümanlara katliam sırasında yardım etmek isteyen müslümanlar inkar edenlerin politik alanda güçlü olması nedeniyle gerekli iletişimi sağlayamadığından ve yardımların ulaştırılmasını da başaramamıştır.

Bugünde islam aleminde kendi içinde bir çıkmaz oluşturularak, hiç el sürmeden, kendi kendilerini katletmeleri tezgahlanmıştır. Ve bu oyunu oynayan bazı bunak ateist batılı politikacılardır. Bu oyunu ancak müslümanlar bozabilir. Bunu müslümanlar nasıl başaracaktır? Mezhepsel ayrılıkların olmadığını farketmesiyle ve Allah bir, peygamber bir, iman bir, Kuran bir diyerek ve uygulayarak yaşamasıyla başaracaktır.

Türkiye Hükümeti de bazı duyarsız kitlelerin eleştirilerine kulak asmadan Suriye ve Irak'tan gelen savaş mültecilerine kucak açması vicdanın gereğidir. Kardeşini savaşın ortasında bırakmaması ve kucak açması, mezhebine ve ırkına bakmadan sahiplenmesi Türkiyenin Kuran ahlakını yaşadığının bir göstergesidir. Türkiye'nin bu tutumunu diğer müslümanlar da örnek almalı ve bir an önce kardeşler olarak kucaklaşmalıdır.

Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. (Ali İmran Suresi, 103)

 

Bütün müslümanlar Bu ayetin tecelli etmesi için bir an önce fiili dua etmelidir. Bu fiili duaya silahları bırakıp konuşmak ile başlanmalıdır. Ayrı fikirlerin ve farklı kültür ve ırklarının savaşmak için bir anlam ifade etmediğinin idrak edilmesi de fiili bir dua olacaktır. Kuranı müslümanlar beraber okumalı, Allah'ın  "Ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum." (Şura Suresi, 23) buyurduğu iyice anlaşılmalı ve öfkeler yenilmelidir. Eğer gerçek bir sükunet isteniyorsa bu böyle elde edilebilir. Zira medet umulan bazı batılı güçler ancak kardeşler arasındaki kargaşanın artışına ve yaraların derin olmasına sebep olacaktır. Bu yüzden müslümanlar ancak başlarına bir lider seçerek ve tek yürek olarak içine düştükleri bu beladan kurtulabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum