1. YAZARLAR

  2. Tarkan Büyükoktar

  3. Herkesin Cumhurbaşkanı mı?... Cumhurbaşkanı Herkes mi?
Tarkan Büyükoktar

Tarkan Büyükoktar

Yazarın Tüm Yazıları >

Herkesin Cumhurbaşkanı mı?... Cumhurbaşkanı Herkes mi?

A+A-

Cumhurbaşkanlığı seçimi bitti ancak sonuçları ve etkileri tartışılmaya devam ediyor…

Ne yazık ki sayın cumhurbaşkanı herkesin cumhurbaşkanı olamayacağını seçildiği anda göstermiştir… Çünkü herkesi kucaklaması gereken, herkesin cumhurbaşkanı olması gereken “seçilmiş cumhurbaşkanı” nın bir siyasi parti balkonundan konuşma yapması yanlıştır. Herkese ve bütün partilere eşit mesafede olması beklenen cumhurbaşkanının seçim sonrası yaptığı konuşmayı bir siyasi partinin balkonunda gerçekleştirmesi büyük bir hata olmuştur…

Yine sayın cumhurbaşkanı balkon konuşmasını da yaptığı siyasi partinin veda toplantısında bir cumhurbaşkanına yakışmayacak tarzda davranmıştır. Yargı yılı açılış törenine Türkiye Barolar Birliği Başkanı olan, savunma hakkının yargıdaki temsilcisi olan avukatların temsilcisi olan Sayın Metin Feyzioğlu ile ilgili olarak “o gelirse ben gelmem” demesini yadırgadım…

Bir cumhurbaşkanının “o gelirse ben gelmem” diyerek, kendisini tören, düzenleyen yüksek yargı organlarını etki ve baskı altında bırakmaya çalışması son derece yanlıştır. Başbakanlığı döneminde tahammül edemediği eleştirilere toplantıyı terk ederek ve şimdiki cumhurbaşkanını da “kalk gidiyoruz” diye yönlendiren “seçilmiş cumhurbaşkanımız” herkesi kucaklamak, beyaz sayfa açmak yerine kinini sürdürmeyi tercih ediyor.

Ne yazık ki savunma hakkına hiçbir şekilde saygı duymayan bir anlayıştan gelenlerin bu hakkın yargıdaki temsilcisi ve icracısı avukatları dışarıda bırakmaya çalışması vatandaşlarımıza normal gelmekte… İşin asıl üzücü tarafı budur.

Barolar Birliği başkanı yargı yılı açılış töreninde konuşmayacak da ne zaman konuşacaktır?

Eğer barolar birliği başkanımızın eleştirilerinde cevap verilmesi gereken bir husus veya cevap verebileceğiniz bir durum söz konusu olursa siz cumhurbaşkanısınız… Bir işaretinizle size söz verilir ve eleştirilere aynı medeni çerçeve içersinde cevap verirsiniz..

“O gelirse ben gelmem” ifadesi sürekli herkesi suçlayan bir tarza sahip olan cumhurbaşkanımızın savunmaya, savunma makamına ve avukatlara bakış açısından kaynaklanmaktadır…

Kendisini ev sahiplerini zora sokacak şekilde bir dayatma yapan misafir olabilir mi?..

Bir sözümüz vardır hani… “Misafir misafirliğini bilecek..” diye…

Bu anlayışla, bu bakış açısıyla Sayın Erdoğan’ın herkesi kucaklaması ve herkesin cumhurbaşkanı olması mümkün müdür?

Kendisi şu anda hem cumhurbaşkanı, hem başbakan… Hem bakan, hem milletvekili…

Genelkurmay başkanı… Belediye Başkanı… İl başkanı… İlçe başkanı…belediye meclis üyesi…. Yargıtay başkanı… Baro başkanı… Hatta muhtar…

Evet… Sayın Recep Tayyip Erdoğan ne yazık ki kendisini ülkemizdeki yaklaşık 6.500.000 başkan unvanlı kişinin yerine koyarak kararlar vermekte… Başkalarına söz düşürmemektedir. Söz gelimi milli savunma bakanı çıkıp cumhurbaşkanımız değerlendirecek, uygun görürse bedelli askerlik çıkacak diyebilecek kadar içerisinde bulunduğu hükümeti ve meclisi hiçleştirebilmektedir…

Bu durum başbakanlık için adı geçen hem şehrimiz için de farklı olmayacaktır… Aralarında Turgut Özal-Yıldırım Akbulut ilişkisinden öte bir şey ilişki, Ahmet Davutoğlu’nun cumhurbaşkanına karşı tavır koyması gibi bir durum söz konusu olamayacaktır…

Dolayısıyla başbakanlık makamı aslında hiçe sayılma makamı haline gelecektir…

Başbakan da –baş hiçe sayılan- olacaktır…

Zaten herkese hükmetme iddiasında olan bir cumhurbaşkanının başbakanı tek belirleyen olması, hükmedebileceği birini başbakan ve genel başkan olarak atayacak olması Bülen Arınç’ın da dediği gibi fiili bir başkanlık sistemine ve tek adamlığa geçiş anlamını taşımaktadır.

Bu arada baş hiçe sayılan adaylarından hem şehrimiz diplomasinin adını “vicdan diplomasisi” olarak açıkladı…

“Komşularla sıfır sorun” derken ortada komşu kalmayan bir politika güdüldüyse…

“Vicdan diplomasisinde” halimiz nice olacaktır?… 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum