1. YAZARLAR

  2. Hüseyin Altay

  3. Kaybetmemek önemli
Hüseyin Altay

Hüseyin Altay

Yazarın Tüm Yazıları >

Kaybetmemek önemli

A+A-

Kazanmak ya da en azından yenilmemek bir kültürdür. Bu alışkanlığı kazanmak çok da kolay değildir. Ama genelde şampiyonluğu olan ve “büyük” diye adlandırılan takımlarda görmeye alışık olduğumuz bu kültürü Konyaspor da Aykut Hoca döneminde önemli ölçüde yakaladı. Çünkü iki yıldır her geçen gün üzerine koyularak devam edilen bir süreç var. Konyaspor bu noktada önemli bir mesafe aldı. Son iki maçın bir başka güzel yanı ise geriden gelmeyi becerebilmek oldu. Geçmişte bunu çok fazla yapamıyor, reaksiyonda zorlanıyorduk.

Şimdi geçelim 90 dakikaya…

Tarihinin en başarılı sezonunu yaşamakta olan, son dönemde aldığı sonuçlarla hepimizin yüzünü güldüren Torku Konyaspor dünkü maça da “önce durdur, sonra vur” anlayışıyla çıktı. İlk dakikalardan itibaren kontrollü bir şekilde rakibin direncini kıran ve hızını düşüren temsilcimiz yine de rüzgarın ve rakibin güçlü fiziki yapısının da etkisiyle istediklerini tam olarak sahaya yansıtamadı. Kuşkusuz bunda eski görüntüsünden çok uzak olan ve sakatlık sonrası iyi bir dönüş yapamayan Meha, risksiz ve vasat oynayan Holmen ve güçsüz Traore’nin de etkisi vardı. Takımın bileği en iyi üç ismin birden belli bir standardın altında kalması Konyaspor adına büyük zaaf oldu.

İlk yarıda temsilcimiz adına en önemli pozisyon Ali Çamdalı’nın presle kazanıp ceza alanı dışından attığı şuttu. Bunun dışında önemli bir gol girişimi gelmedi. Konuk ekip de birkaç kez hızlı çıkıp kalemizi tehdit etti. İlk yarının ardından akıllarda kalan ise Traore ve Ndiaye’nin ceza sahasındaki didişmesi, kaleci Serkan’ın riskli hareketleri sonucu yüreğimizin iki kez ağzımıza gelmesi ve Douglas’ın 34. dakikada 2’ye 1 gelen Osmanlıspor atağını çok kritik bir hamle ile savuşturması oldu.

İkinci yarı ise daha hareketli daha keyifli başladı. İki takımın da birer önemli gol girişimi ile maça renk gelirken, Umar, Lawal ve Ndiaye’nin orta alan üstünlüğünü ele almasıyla birlikte Serkan’ın kalesini ciddi bir şekilde tehdit eden Osmanlıspor, 64. dakikada öne geçti. Bu golde konuk ekip oyuncularının kişisel becerilerini kesinlikle göz ardı etmemeliyiz ama dar alanda o çalımları yemek Konyaspor savunmasına yakışmadı. 

Golün şokunu 3 dakika sonra Ömer Ali’nin attığı golle üzerimizden atmakla birlikte “acaba son bölüme bir gol daha sıkıştırır mıyız?” diye de ümitlendik. Hatta duran toplarda Vukoviç’ten bir kafa golü bekledik ama olmadı. Sürpriz Halil İbrahim’in müthiş volesiyle gelecekti ki buna da kaleci Ahmet engel oldu. Sağlık olsun, sonuçta kazanamazsan kaybetmeyeceksin.

Peki Konyaspor adına kaybedilmiş 2 puan mı, kazanılmış 1 puan mı?

Bana göre; kendi evinde çok da iyi oynamadan, ligin iyi ekiplerinden birisi ile berabere kalmak da kötü olmasa gerek.

Hakem Hüseyin Göçek ise genelde iyi maç yönetti. Penaltı pozisyonunda takdir hakemin, bize penaltıymış gibi geldi ama sonuçta kararı veren öyle demedi.  Saygı duymak gerek.

NOT: Şubat ayının ortasında yine yemyeşil ve pırıl pırıl bir zemin vardı. Arena zemin konusunda da tartışmasız Türkiye’nin en iyisi. Bu noktada başta Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek, ilgili daire başkan ve ekibi, stat sorumluları ve emeği geçen personel teşekkürü hakkediyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT