1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Fikret Akınerdem

  3. Konya, Şehir ve İnsan-2
Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

Konya, Şehir ve İnsan-2

A+A-

Bundan önce ki yazımda 1996-İstanbul’da düzenlenen Habitat-2 Konferansına Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığını temsilen katılmamız dolayısıyla, zamanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının, yani bugünkü Başbakanımızın halkıyla kaynaşmasını ve bilim adamlarına verdiği değeri ortaya koyan bir hatıramızı anlatmaya başlamıştık. Devamı:

Bizi taşıyan vapur kıyıya yanaşırken, düzenli ve bakımlı eski sokak aralarında içen İstanbul sakinlerinin dahi, ışıklı ortamda uzun boyuyla rahatlıkla fark ettikleri Başkanlarına “Heey Başkaaaan” nidalarıyla, sevgiyle el salladıklarına şahit olduk. Bu görüntü beni ve arkadaşlarımı oldukça etkilemişti. 

Hatta benim “Başkanım sizi bu insanlar da çok seviyor” ifadesi karşısında, “Hocam, yıllardır horlanan, dışlanan bu kesimi biz dışlamadık, değer verdik ve onlara yer gösterdik” cevabını aldım. O sırada halkın bu sevgi selini gören ve Konya delegasyonunda yer alan, ülkücü ideolojide ki bir MESLEKTAŞIMIN halkın bu teveccüh karşısında “işte bu kadar” dediğini de asla unutamam. Bu arkadaşımın Başbakanımıza olan sevgisinin bugün bile artarak devam ettiğini bilirim.

O yıllar ülkede siyaset yapmak oldukça zor, 28 Şubat baskısının başladığı sıkıntılı ve çalkantılı dönemlerdi. İktidarda Refahyol hükümeti olsa da, onların tam iktidar sayılmazdı. Hatırlanırsa, Konya da bir ilçe belediye başkanımızın bir törende yaptığı normal sayılacak bir konuşması ile orada bulunan bir general tarafından azarlanması, henüz hafızalarımızda canlılığını korumaktadır. Ancak İstanbul’un Başkanı, bu yiğit adam ağırlığını bu dönemde olduğu gibi o zamanda da hissettiriyordu.

Siyasetin böyle cilveleri vardır. Kimi azarlanır, kimi azarlar, kimi kişilik zafiyeti gösterir, kimi kişiliğini ortaya koyar. Kimi Rüstem paşa gibi Kehle-i İkbaldir, kiminin ikbali doğuştan verilir. Öyle ki, o zamanın Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Halil Ürün Bey de o devride efsaneleşti veya efsaneleştirilerek siyaset meydanında uzun yıllar derinlemesine kullanıldı. Ne yazık ki siyasetin nankörlüğü öyle veya böyle. bir anda Onu da sildi siyaset arenasından.

Halil Ürün Bey hakkında bu zamanda olduğu gibi o zamanda da çok şey yazıldı ve söylendi. Ancak O da Başbakanımız gibi ilme, akla ve tecrübeye değer verir, ahde vefa gösterirdi. Kendine güveni tam olduğu için kendini toplumun denetimine açmıştı. Her isteyenle bir şekilde görüşen, toplumdan kendini soyutlamayan gerçek bir dava adamı idi. O zamanların siyasetinde elbette siyasetin toplum üzerinde bir ağırlığı vardı ancak, siyasetçinin de toplum üzerinde ciddi bir ağırlığı vardı. İktidar partisinin il başkanları ağırlıklı, ciddi, sevilen ve sayılan insanlardı. Baskılara rağmen toplum dinamik, canlı topluluklar ve yöneticilerden oluşuyordu. Liderlerin sempatileri, kişilikleri ve özellikle de kültürel alt yapıları öne çıkıyordu.      

ALLAH’A EMANET, HAYRA MUHATAB OLUNUZ EFENDİM!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT