1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Fikret Akınerdem

  3. MÜSLÜMANIN GÖRGÜSÜ, KILIÇDAROĞLUNUN ÖRGÜSÜ
Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

MÜSLÜMANIN GÖRGÜSÜ, KILIÇDAROĞLUNUN ÖRGÜSÜ

A+A-

Geçen gün iftarı dostlarla Havzan’da yaptık. İftardan ayrıldığımda yatsı namazına yarım saatlik bir süre vardı ve sağlık için evime kadar Yeni Yol’dan yürüyerek gitmeyi hedefledim.  Yeni Yol’un sosyal hayata açıldığına yakından bu kadar şahit oldum. Yürüyüş güzergâhımda değişik markalardan oluşan 10’un üzerinde kafe ve aşevi vardı. Maşallah bu mekânların tamamına yakını büyük oranda dolu idi ve bu sosyal mekânların önüne genelde lüks arabalar park etmiş durumdaydı.

Bu arada halen şehirden Meram hattına doğru yoğun bir trafik akışı vardı. O hatta trafik ışıkların 2-3 duruşta geçiliyordu. Esas dayanılmaz olan çoğunluğu lüks arabalı gençlerin o yoğunlukta bile şiddetli motor sesleriyle kısacık mesafelerde ralli yapmaları idi.

Kimsenin yol kullanma hakkına karışılamaz ama bilinmelidir ki birine ait ola yol hakkı aynı zamanda arabalı ve yayaya da aittir. Hele de böyle mübarek bir ayda daha mütevazı, daha sakin olunması gerekirken durum da tam bir “GÖRGÜ SAPMASI” göstermelerine ne demeli? Hele de tüm ülkede ve dünyada “tevazu şehri” olarak tanınan Konya gençlerine bu anlamsız durum yakışmıyor.

Müslüman kendini aşmalıdır. Özellikle dünya Müslümanlarının aç sefil, ölümle burun buruna olduğu bir durumda. İnternetten gelen bir notu paylaşmadan geçemeyeceğim, belki birilerine ders olur.  Suudi bir müftüye Somalili birinden gelen not ile müftü gözyaşlarını tutamıyor. Somalili adam şunu soruyor, “Biz ne iftar ne sahur yapıyoruz, ALLAH bizim orucumuzu kabul ediyor mu acaba?”. 

*****

CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU hakkında epeydir yazmıyordum, daha doğrusu yazmak da istemiyordum. Onun siyaseti, genel kültürü, birikimleri ve kişiliği hakkında bir şey diyecek değilim. Ona inanan % 25 ülkem insanı var onlara da diyecek bir şeyim yok, hayırlı olsun.

Ancak son zamanlarda yine ateşlendi ve Oruç’un maneviyatına yakışmayan durum sergiliyor ve ateşle oynuyor. Bunu nereye varacağını bilmiyor olamaz ama aklını başına almalı, hastalıklı düşüncelere yakışan söylemlerden vazgeçmelidir. Ülkemde yürek yakan olaylar, akabinde şehitler gelmeye devam ediyor. Müslümanlar hatta insan olarak şehitlere son görevin yapılması ve gerekli saygını gösterilmesi gerekir. Bu görevi yapmanın siyasetçisi, memuru, işçisi olmaz, saygı en çok siyasetçinin payına düşer.

Kılıçdaroğlu da her şeyden önce bir vatandaştır; dünya görüşü ve değerleri ne olursa olsun bir şehit için görevini yapması normal karşılanmalıdır. Ancak, bu görevi yapan bir siyasetçi ise toplumun en hassas olduğu konularda söz ve davranışlarına dikkat etmeli, “işin öncesinde” sözlerinin ne anlama geldiğini idrak etmelidir. Aksi durumda toplum onu bir şekilde dışlar; bu dışlamayı kimi oyuna yansıtır, kimisi protesto eder, kimisi de daha ileri giderek önüne mermi atar. Bu hiç istenmez ama olabilir.

Terörist ziyareti yaparsan, halkın meclisine Cumhurbaşkanına küfür edenleri alırsan bu olmaz. Yanlış yanlışın karşılığı değildir ama en azından “toplum beni neden dışlıyor” diye kendine sormalıdır.

Bu tür olaylarda kendini sorgulamayan siyasetçi suçu başkalarına atıp kendini kurtaramaz. Resmi otoriteye de “biz kendimizi koruruz” ya da “cenaze namazına gidip namaz kılıyorsanız ve birileri size hakaret etmeye kalkıyorsa onların hiçbiri Müslüman değildir” diyemez. Bu tür çıkışlar “cenaze töreni ötesinde, devleti aciz gösterme kargaşaya fırsat verme” anlamına gelir. Daha da ötesi bu davranış biçimi “HDP Eş Başkanı Salahattin’in halkı sokağa çağırması ile eşdeğerdir”. 

Sayın Kılıçdaroğlu ne olur Ramazan da bari saygı, sevgi ve muhabbet sözcükleri söyleyiniz. İnan bu toplum sizi alkışlar ve bu tavrınıza saygı gösterir, sevmede de alkışlar, görgüyü örgüye çevirir.

Saygı, sevgi ve muhabbetle     

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

8 Yorum