1. YAZARLAR

  2. Ünzile Girişgin

  3. Selamünaleyküm Şehit Kardeşlerim;
Ünzile Girişgin

Ünzile Girişgin

Yazarın Tüm Yazıları >

Selamünaleyküm Şehit Kardeşlerim;

A+A-

        Ölüm, insanoğlunun başına gelen olaylar içerisinde yüzleşmesinin en ağır olduğu gerçek. Bir gün her birimiz bize tayin edilen ömür süresini tükettiğimizde Yüce Yaradanımızın huzuruna alınacağız. Nerde, ne zaman, nasıl öleceğimizi bilmiyoruz. Ancak Müslümanlar için imanlı ölmek, son nefesinde şehadet getirip Yaradanına sığınabilecek kadar bir vakte sahip olmak büyük bir nimet. Nihayetinde her nefis ölümü tatmaktan kurtulamayacaksa şehit olarak ölmek Allah- Teala’nın en güzel lütfu değil midir? Bizim inanç davamız çok zor bir davadır. Milletimizin tarihi şehitlerimizin omuzlarında şereflenmiş, bugünkü varlığımızda kadın, erkek hatta çocuk denecek yaştaki delikanlıların şehadeti ile süregelmiştir.

         İman bazen ağır imtihanları da beraberinde getirir. Ellerini yürekten Yaratıcımıza açan anneyi gördünüz mü? Anadolu’nun anaları; yüreği yanık kadınlarımız…Başında yemenisi, üstünde çiçekli şalvarı bizim analarımız… Oğluna helal kazancın ne büyük bir nimet olduğunu öğretmiş, canı pahasına onu yerin kaç bin metre altına salmış analarımız. “Kaldırım taşlarını sök, ülkenin başka bir evladına (polise) fırlat, ateşe ver, yak , yık ,esnafın rızk temin ettiği işyerlerinin camını kır, nasıl olsa birileri sana para, konum, derece ihsan eyler, çalışmana gerek yok!... “ demeyen analarımız. Bir yanda ülkenin sedye örtüsüne bile kıyamayacak kadar vefakar kardeşlerimiz, bir yanda da ülkeye binlerce lira zarar vererek zorla, hile ile bir şeyleri bedavadan kurtarmaya çalışan insancıklar sürüsü…

           Bir toplu ölüm haberi geldiği zaman ülkemden, İslam dünyasından ve diğer ülkelerden insan hüzünleniyor ama kendi ülkemizin gariban insanları yaşadı mı bu acıyı bizim de yüreğimiz yanıyor, boğazımız düğümleniyor, gözümüz yaş doluyor. Enerji bakanımızın hüznünü, acısını, gayretini görmediniz mi? Biz birbirimizi biliriz dostlar… Biz birbirimizin acısını da biliriz ve biz bu acıları nasıl bertaraf edeceğimizi de biliriz. Ölüm bizi asla korkutmaz… Bizi korkutan sadece Rabbimizin huzuruna eli boş gitmek, mahcup gitmektir. Ne mutlu ki bu kardeşlerimize helal rızık için koştururken, güneş görmez, zararlı gazların içerisinde çalışırken vefat ettiler. Ben aslında onlar için ağlamıyorum onları sadece selamlıyor ve cennette en güzel yerlerde buluşmayı tahayyül ediyorum. Bizim ağıtımız analar için … Geride kalan dul kadınlar için ve daha da önemlisi pisliklerin giderek arttığı dünya hayatımızda yetiştirmek zorunda kaldığımız yetimlerimiz için….Ne mutlu ki sizlere bırakın ülkemizi diğer ülkelerdeki Müslümanlar bile sizin için cenaze namazı kıldılar. Peygamberimiz(sav) “Helal rızık için giden bir insanın başına ölüm gelirse şehittir, göçük altında kalan şehittir, doğum esnasında ya da lohusalığında ölen kadın şehittir.” demiştir. Şehitlik sadece düşmanla çarpışırken elde edilen bir makam değil. Emek büyüktür, hizmet kutsaldır deniyor. Yani bir insanı taşımak ve yetiştirmek emek ister, acıya katlanmak yürek ister. Bizler üşümeyelim, ülkemiz kazansın, yabancılardan elektrik almayalım, kendi gazımızı, kömürümüzü, enerjimizi üretelim demek emek ister bazılarımız bakan olarak koşturur emek verir, bazılarımız mühendis, bazılarımızda işçi.. Ama hepsi bizim için çabalıyor ve halka hizmet Hak’ka hizmettir düsturu ile çalışıyorlar. Hele madencilik en ağır helal rızık temin edilen işlerden birisi. Orada sosyal medya takip edip tweet atarak, pis işlerin aleti olmayıp poşetinde ekmeği belki peynir, zeytini bizler için beden gücünü sonuna kadar kullanan kardeşlerimiz, evlatlarımız vardı. Biz ancak evlerimizde elektriği açık bırakır, bazılarımızda sabahlara kadar müzik ve elektrik ışıkları altında eğlenmeyi biliriz.. Sonra da emek nedir, helal rızık temini için çalışan insanların ürettiklerine göre maaşları nedir, dünya da madencilik nasıl yürür tartışmaz, üretmez habire tüketiriz.

           Azgın kalabalıklar gibi cenaze gününde bile taşkınlıklarımızla şehitlerimize saygısızlık eder hale gelmişiz. Bizim törelerimizde cenaze anlarında alkış tutmak, mum yakmak, bağırıp isyan ederek ağıt yakmak, hatta saygı duruşunda bulunmak bile yoktur. Bizler cenazelerimizi en kısa sürede, hırpalamadan yıkayıp, dualarla, cenaze namazı ile uğurlamak isteriz. Tüm bunları en güzel şekilde gerçekleştirmek için orada çabalayan, o ailelere hizmet eden, uykusuz ve aç kalan, ailesinden uzakta kaç gün sürse de usanmaksızın uğraşan tüm kardeşlerimizden de Allah razı olsun. Kolay değil bir yanda acılı insanlar yakınları için telaşlı beklerken diğer yandan gazın içinde insan aramak onları çıkarmak ve ailelerine teslim edip defin için hazırlayabilmek. O zorlu süreci en sabırlı, en doğru şekilde yöneten enerji bakanımızın hali, konuşmaları bizlere sevgiyi, yardımlaşmayı, zor günlerde ne yapmamız gerektiğini hatırlatır mahiyetteydi. İşte benim ülkemin insanları budur…Anası ile atası ile, gardaşı ile bacısı ile birbirine sahiplenen ve yalnızca Hakkı ve sabrı tavsiye eden din kardeşleri….

        Bir gün hepimiz öleceğiz ama şehitlik herkese nasip olmaz. Fatihalarla uğurladığımız güzel ruhlu, çalışkan kardeşlerimiz sizler ölümü en güzel hali ile buldunuz. Geride Müslüman bir toplumda kapitalist sistemin tüm çarpıklıklarını da gözler önüne sererek aramızdan ayrıldınız. “İşçi hakları Molotof kokteyli ile değil gözyaşları ile aranır.” dediniz.

         Selamünaleyküm şehit kardeşlerimiz. Rabbim geride sizin gibi temiz ruhlu erkeklerin ve onları yetiştirecek olan anaların sayısını arttırsın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT