1. YAZARLAR

  2. Ahmet Çapanoğlu

  3. Sevgiye Mektuplar - 1
Ahmet Çapanoğlu

Ahmet Çapanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Sevgiye Mektuplar - 1

A+A-

SEVGİ
Sevginin nasıl bir yolda ilerlemek olduğunu bilir misiniz? Aslın da sevgi sarp, çetin ve öyle zorluklarla dolu bir yoldur ki, bu yolda ilerlemek cesaret ister, özveri ister, mücadele ister, bir ateşin yoğunluğu gibi coşku ister. 
Sevda bir ateş çemberidir. Bir gün bu sevda yoğunluğunu yaşamaya başlarsan, içine düşen ateşi izlemekten, onu yaşamaktan uzak olma ve ondan geri kalma. Bu ateş seni yakıp kavurmayacaktır. Bu ateşin alevleri seni saracak, ruhunu ısıtacak, hayata ve insanlara daha iyi görünmeni sağlayacak. Yaşadığın duyguyu yaşatmaya çalışıp mutluluk kavramının coşkuyla yaşanmasını sağlayacak. 
Bu öyle bir güç ki senden hiç bir zaman olmazları istemez, ama olabilecek her saklı şeyi senin önüne serer, olabilecek her kötülükten seni korur. Korkuyu silip cesarete yönlendirir, umutsuzluğu unutturup, umutların yaşandığı bir dünya kurar. İnan ki bu ateş imkânsızların haricinde bütün olmazları olduracaktır.                      
Sevgi, ihaneti, yalanı ve en önemlisi cezayı kabul etmez. Sevgi bunların hepsini kendi içerisinde yok etmeye çalışır. Sen uğraşmasan da, onları kendi içerisin de yok etmek için, sonuna kadar mücadele eder ve mücadelesini de bırakmaz. Tabi ki sonunda da başarılı olur. Çünkü sevgi, kaynağını gücünü kutsallığından alır ve her zaman bir adım öndedir. Ama ne kadar kendi başına da mücadele etse de, mücadeleden kaçmak yerine, en azından destek ister. Ne zaman ki sevgiye verdiğin desteği çeker onu yalnız bırakıp onsuz yaşamaya kalkarsan, işte o zaman sonbaharda sararıp dökülen rüzgârın savurduğu ve yok ettiği yapraklar gibi, senin ruhundan tel tel dökülüp uzaklaşır ama yine de seni yalnız bırakmaz. Hep bir yerlerde karşına çıkar. Bu yüzden sana ceza vermez. Senin onu almanı bekler ve alman içinde elinden geleni yapar. Çünkü sevgi vefasız değildir. Bir yerde tökezlersen seni yalnız bırakmaz. Seni kurtarmak için, sana yardım edecek bir el bulur ve seni kurtarır. Ama sevginin hoşlanmadığı bir şey vardır. Tıpkı denizin kenarında kumdan kaleler yapıp, sonra yaptığın kaleleri yıkıp birde karşısına geçip gülmek gibi. Bir gönüle girip orayı saray yapacaksın, o insanı mutlu edeceksin, sonra beğenmeyip zaten olmayacaktı diyerek oradan ayrılırsında, o insanı yine yalnızlığıyla baş başa bırakırsın ya, işte bu sevginin hoşlanmadığı şeylerin en başın da gelir.
Her şeyin bir sonu olduğu gibi, her sonun da bir başlangıcı vardır. Başlangıçlar umut dolu, sevgi dolu bir bekleyiştir. Sevginin kıpır kıpır hareketlendiği, yüreklerin heyecanla çarptığı, gelecek mutluluğun heyecanını yaşamaktır. Her yeni günün başlangıcın da sevgiye mutluluğa olan açlığını düşünerek adım atmak gerekir. Ben mutluyum zaten demenin de bir anlamı yoktur. Çoğu şeyin fazlasını isteme hırsı zarar verebilir. Bu hırs insanı yok edebilir. Ama sevgi hırsı bunun tam tersinedir.  İnsanı yok etmez, aksine daha bir yüceltir. Aldıkça ve verdikçe çoğalır. Fakat öyle bir istisna var ki, insan bazı durumlarda bu sevgisini çoğaltma hırsı yüzünden zarar görebilir. Nedir bu fazla hırs yüzünden zarar gördüğün sevgi. Bu karşılıksız sevmenin veya belki diye sürekli onu düşünerek, onu yaşayarak hayatını ona endekslediğin, olmazsa olmaz deyip platonikleşirsen, işte o sevgi sana zarar verir. Sevginden vazgeçme ama ilk önce kendini sevmekten vazgeçme. Her zaman dediğim gibi ona verdiğin değer kadar kendine değer verip kendini sevmelisin. İnan ki yaşayacağın sevdanın iyice olgunlaşabilmesi için bu şart. Başlangıçta kendine olan sevgini ve saygını kaybedersen, kendinden çok başkalarına bu duyguları beslersen, bir zaman gelir bu değer verdiğin iki duyguya olan inancın da kaybolur. Ne alıp, ne vermeye çalıştığını bile bilemezsin. İçin de yaşayamadığın, ama yaşatmaya çalıştığın o değerleri de kaybedersin. Aslın da yaşamayı bilmediğin, yaşayamadığın şeyleri anlatman ve yaşatmaya çalışman da çok abestir. Ben yaparım olur, sen yapma da diyemezsin. Onun için inandığın, doğru bildiğin ve yaşadığın şeyleri yaşatmaya çalış. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT