Ahmet Köylü
Başörtüsü suç değil, inanç özgürlüğü haktır!
Tesettür İslam’ın Şiarıdır: Karabağ’ın Şehitlerine, İnancına ve Emanetine Saygı!
Bismillahirrahmanirrahim…
Tesettür, Müslüman bir kadının yalnızca dış görünüşü değil; Rabbine bağlılığının, imanının ve teslimiyetinin bir ifadesidir. Başörtüsü, bir kumaş parçasına indirgenemeyecek kadar derin bir manaya sahiptir. O, nice Müslüman kadının inancını, vakarını ve kimliğini temsil eden İslam’ın şiarlarından biridir.
Bir Müslüman kadının başörtüsünü sorun hâline getirmek, onun inancıyla arasına duvar örmek demektir. Oysa inanç, baskıyla değil; hür iradeyle yaşanır. İnancının gereğini yerine getirmek isteyen bir kadının onuruna, tercihine ve temel haklarına saygı göstermek, adaletin ve insanlık vakarının gereğidir.
28 Şubat’ın Acısını Unutmadık!
Türkiye, 28 Şubat sürecinde başörtülü kadınların eğitimden çalışma hayatına kadar pek çok alanda yaşadığı mağduriyetlere şahit oldu. Nice genç kızın hayalleri yarım kaldı, nice anne evladının geleceği için gözyaşı döktü. İmanını yaşamak isteyen insanların inançları sebebiyle dışlanmasının açtığı yaralar, toplumsal hafızamızda hâlâ yaşamaktadır.
Bizler, o günlerin acılarını unutmadan bugün dünyanın neresinde olursa olsun inanç özgürlüğünün yanında durmakla mükellefiz. Çünkü adalet, yalnızca kendimiz için istediğimizde değil, başkaları için de savunduğumuzda anlam kazanır.
Karabağ’ın Şehitlerine ve Emanetlerine Saygı!
Karabağ’da, Fuzuli’de ve Cebrayıl’da vatanı uğruna can veren şehitlerimizin hatırası, milletimizin gönlünde müstesna bir yere sahiptir. O topraklarda verilen mücadeleyi, şehitlerimizin fedakârlığını ve geride bıraktıkları ailelerin emanetlerini konuşurken inancın ve manevi değerlerin önemini görmezden gelemeyiz.
Elbette şehitlerimizin hatırasına hürmet, onların adına konuşmaktan önce, geride bıraktıkları emanetlere sahip çıkmakla mümkündür. Şehit annelerinin, eşlerinin, kızlarının ve bütün Müslüman kadınların inançlarını özgürce yaşayabilmeleri de bu hürmetin önemli bir parçasıdır.
Karabağ’da şehitlerimizin hatırasını yaşatırken, onların geride bıraktığı insanların inançları sebebiyle dışlanmasına sessiz kalamayız. Başörtüsü üzerinden ayrımcılık yapılması, inanç özgürlüğünün kısıtlanması ve Müslüman kadınların inançları nedeniyle baskı görmesi kabul edilmemesi gereken bir meseledir.
Azerbaycan’ın tarihine, Karabağ’ın mücadelesine ve Müslüman halkının manevi mirasına duyulan saygı; inanç özgürlüğünü de koruyan bir anlayışla güçlenmelidir.
İnanca Zincir Vurulamaz!
Kur’an-ı Kerim’de, “Dinde zorlama yoktur.” (Bakara, 2/256) buyrulur. İnanç özgürlüğünü, insanın vicdanını ve hür iradesini gözeten bu ilke; başkasının inancına saygı duymanın da temelini oluşturur.
Tesettürü benimseyen bir kadının hakkı nasıl korunmalıysa, farklı bir tercih yapan insanın hakkı da korunmalıdır. Mesele, kimseyi zorlamak değil; hiç kimsenin inancı sebebiyle baskıya uğramadığı adil bir toplum anlayışını yaşatmaktır.
Azerbaycan’da başörtüsü üzerinden yürütülen tartışmalar da bu hassasiyetle ele alınmalıdır. Eğitim kurumlarında ve kamusal hayatta başörtülü kadınların karşılaştığı uygulamalar, somut olaylar ve yürürlükteki kurallar çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hiçbir kadın, inancının gereğini yerine getirdiği için aşağılanmamalı; hiçbir genç kız, başörtüsü sebebiyle eğitim hakkından mahrum bırakılmamalıdır.
Çünkü Müslümanlık, yalnızca kendi inancımızı dile getirmek değil; adaleti, merhameti ve kul hakkını her şartta gözetmektir.
Son Söz: İnancımızdan ve Hafızamızdan Vazgeçmeyeceğiz!
Bizim meselemiz bir kıyafet tartışmasından ibaret değildir. Meselemiz, Müslüman bir kadının Rabbine olan bağlılığını özgürce yaşayabilmesi; bir annenin evladını inancından dolayı mahcup hissetmeden yetiştirebilmesi; bir genç kızın başörtüsü ile hayalleri arasında tercih yapmaya zorlanmamasıdır.
28 Şubat’ın mağduriyetlerini unutmayacağız. Karabağ’ın şehitlerini rahmetle yâd edecek, onların ailelerine ve emanetlerine hürmet edeceğiz. İnancını yaşamak isteyen kadınların haklarını savunurken adaletten, merhametten ve hakkaniyetten ayrılmayacağız.
Unutulmasın ki tesettür, Müslüman kadın için bir iman ve kulluk meselesidir. Başörtüsü suç değildir; inanç özgürlüğü temel bir haktır. Hiçbir güç, insanın vicdanına ve inancına saygının yerine baskıyı koymamalıdır.
Rabbimizden niyazımız; bizlere adaletten ayrılmamayı, mazlumun yanında durmayı, inancımıza ve insanlık onuruna sahip çıkmayı nasip etmesidir.
Selam olsun inancını vakar ile taşıyan kadınlara…
Rahmet olsun Karabağ’da, Fuzuli’de ve Cebrayıl’da can veren şehitlerimize…
Ve selam olsun, dünyanın neresinde olursa olsun adalet ve inanç özgürlüğü için söz söyleyenlere…
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.