Son yıllarda özellikle sosyal medyada sıkça karşılaştığımız bir düşünce var: “Kendini seven insan bencildir, yalnızca kendini önemser.” Bu yargı, ilk bakışta kulağa makul gibi gelse de aslında insan psikolojisini yüzeysel okumanın bir sonucudur. Daha açık söylemek gerekirse, bu bir yanılgıdır.
Kendini sevmek, bencillik değildir. Aksine, sağlıklı bir ruh halinin ve sağlıklı bir toplumun temelidir. Öz-sevgi, insanın yalnızca kendisine değil; diğer insanlara, hayvanlara, doğaya ve hatta çevresindeki nesnelere karşı daha özenli, daha saygılı ve daha şefkatli bir ilişki kurmasını sağlar. Çünkü insan, iç dünyasında kurduğu sevgi dilini dış dünyaya yansıtır. İçeride sevgi varsa, dışarıda da sevgi çoğalır.
Toplumda yapılan en büyük hatalardan biri, “öz-sevgi” ile “bencillik” kavramlarını birbirine karıştırmaktır. Kendini seven insan, başkalarını yok saymaz; aksine onların da değerli olduğunu bilir. Çünkü değer vermeyi önce kendi içinde öğrenmiştir. Bu nedenle öz-sevgi, insanı yalnızlaştırmaz; aksine ilişkileri derinleştirir ve güçlendirir.
Öte yandan, çoğu zaman “kendini sevmek” olarak yanlış adlandırılan bir durum daha vardır: narsisizm. İşte asıl tehlikeli olan budur. Narsisizm, dışarıdan bakıldığında güçlü bir öz-sevgi gibi görünse de, gerçekte bununla neredeyse hiçbir ilgisi yoktur.
Narsist birey, kendini sevmez; kendine bağımlıdır. Kendi değerini dış onaylara bağlar ve en küçük hatasında kendisini acımasızca değersizleştirir. Bu kişiler, yalnızca başkalarına karşı değil, kendilerine karşı da şefkatsizdir. Başarı varsa kendini kabul eder, hata varsa kendini sevgisizlikle cezalandırır. Yani burada görülen şey sevgi değil, kırılgan ve koşullu bir benlik algısıdır.
Bu nedenle narsisizm, yalnızca çevre için değil, kişinin kendisi için de yıkıcıdır. Çünkü gerçek sevgi beslemez, yalnızca eksikliği örtmeye çalışır. Öz-sevgi ise tam tersine besleyicidir; hem kişiyi hem çevresini büyütür.
Nitekim Meister Eckhart’ın şu sözü de bu ayrımı çarpıcı bir şekilde ortaya koyar: “Kendini ve diğerlerini aynı şekilde seven kişi, yüce ve dürüst bir kişidir.” Bu ifade, öz-sevginin bencillik değil; aksine kapsayıcı ve dengeleyici bir erdem olduğunu açıkça gösterir.
Burada altını kalın çizgilerle çizmek gerekir: Öz-sevgi ile narsisizm aynı şey değildir. Öz-sevgi; kabul eder, şefkatlidir ve sürdürülebilirdir. Narsisizm ise yargılar, kırılgandır ve tüketicidir.
Sonuç olarak, kendini sevmek bir kusur değil, bir gerekliliktir. Üstelik bu sevgi yalnızca kişinin kendisinde kalmaz; çevresine, ilişkilerine ve dünyaya yayılır. Asıl sorun, öz-sevgi değil; öz-sevgi zannedilen narsisizmdir.
Belki de yeniden düşünmemiz gereken şey şudur: Gerçekten kendini seven bir insan mı tehlikelidir, yoksa kendini sevdiğini sanan ama aslında sevemeyen biri mi?
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.