Çocuklarda tırnak yeme davranışı son yıllarda oldukça sık karşılaştığımız durumlardan biri haline geldi. Özellikle küçük yaş gruplarında başlayan bu alışkanlık, bazen ergenlik hatta yetişkinlik dönemine kadar devam edebiliyor. Birçok aile bunu sadece “alışkanlık” olarak değerlendirse de aslında çoğu zaman çocuğun iç dünyasında yaşadığı kaygının, stresin ya da duygusal yükün dışa vurumu olabiliyor.
Çocuklar yetişkinler gibi duygularını her zaman açık bir şekilde ifade edemezler. Kaygılandıklarında, baskı hissettiklerinde, korktuklarında ya da kendilerini huzursuz hissettiklerinde bunu bazen davranışlarıyla göstermeye çalışırlar. Tırnak yeme de tam olarak bu davranışlardan biridir. Özellikle aile içi gerginlikler, yoğun eleştirilmek, kıyaslanmak, okul baskısı, yüksek beklenti ya da çocuğun kendini yetersiz hissetmesi bu davranışı tetikleyebiliyor.
Burada ailelerin yaklaşımı oldukça önemli. Çünkü çoğu zaman ebeveynler çocuğu sürekli uyararak bu davranışı durdurabileceklerini düşünüyor. Ancak sık sık “Yapma”, “Elini ağzından çek”, “Bak yine yiyorsun” ya da “Acı oje sürerim “ gibi tepkiler çocuğun kaygısını daha da artırabiliyor. Bu da davranışın azalması yerine daha sık tekrar etmesine neden olabiliyor. Aslında çocuğun ihtiyacı çoğu zaman eleştirilmek değil, anlaşılmak oluyor.
Bazı çocuklarda ise tırnak yeme davranışı tamamen bir rahatlama yöntemi haline geliyor. Özellikle stresli anlarda, ders çalışırken, televizyon izlerken ya da düşünceli olduklarında farkında olmadan tırnak yemeye başlayabiliyorlar. Bu yüzden sadece davranışı durdurmaya çalışmak yerine, davranışın hangi durumlarda arttığını gözlemlemek gerekiyor.
Ailelere bu noktada en çok önerdiğim şey, çocuğu suçlamak yerine onu anlamaya çalışmalarıdır. Çocuğun duygularını rahat ifade edebileceği bir ortam oluşturmak, onu kıyaslamadan dinlemek ve güven veren bir iletişim kurmak oldukça önemli. Bunun yanında spor, oyun, resim gibi çocuğun dikkatini başka alanlara yönlendirecek aktiviteler de destekleyici olabiliyor.
Elbette her tırnak yeme davranışı ciddi bir problem anlamına gelmez. Ancak davranış uzun süre devam ediyor, çocuğun parmaklarında yaralara neden oluyor ya da günlük yaşamını etkilemeye başlıyorsa altında yatan duygusal süreçlerin değerlendirilmesi adına uzman desteği almak faydalı olabilir.
Unutmamak gerekir ki çocuklar bazen konuşarak değil, davranışlarıyla yardım isterler. Küçük görünen bir alışkanlık, aslında çocuğun iç dünyasında büyüyen bir kaygının sessiz bir işareti olabilir.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.