Erol Sunat

Erol Sunat

Paldır Küldür!

Paldır Küldür!

Konya bir vefa şehri. Bu şehre hizmet edeni, vefa göstereni unutmaz da unutturmaz da.  Bu şehir Cumhuriyet döneminden bu yana Başbakan ve Bakan çıkarmış, Bakansız bırakılmamış bir şehir. Özellikle çok partili dönemde…

Rahmetli Prof. Dr. Sadi Irmak ve rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dan sonra Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Konya’ya ve ülkemize damga vurmuş üç Başbakandılar!

Bakanlarıyla da ünlü Konya…

Çok fazla gerilere gitmeden, rahmetli Mehmet Faruk Sükan çok sevilen, tanınana ve bilinen bir Bakandı.

Mehmet Keçeciler, tam anlamıyla bir devlet adamı ve Bakan olarak anıldı ve anlatıldı.

Vefa Tanır ise tek kelimeyle efsane bir Bakandı!

Konya’nın son dönemde de Murat Kurum gibi, Fahrettin Koca gibi gerçekten başarılı ve Konya’da çok sevilen iki Bakanı var! Konya’nın üzerine titrediği iki Bakan onlar!

Bu iki Bakan sevilen, takdir edilen ve kısa sürede halkın teveccühünü kazanmış isimler!

Hatırlarsanız bir ara uzun bir süre Konya’ya Bakan verilmemişti. Konya meydanlarında Konyalılara hitap eden sayın Cumhurbaşkanımız ne diyordu o zamanlar;

“Bakan istediğinizi biliyorum. Konya’nın Bakanı benim!”

Eskilerin tabiriyle, her dönemde bakanı ve çekeni olan bir şehir oldu Konya! Selçuklunun Payitahtı ve Mevlana diyarı olan bu şehirde, donanımları yerinde, gerçekten bu işin layıkıyla üstesinden gelecek Bakanlık yapacak isimler dünde vardı, bugünde var!

Ancak birde takdir diye bir konu var!  Takdir yetkisi, herkesin üzerinde ve herkesi aşan bir konu!

 

*****

Konya, siyasetin her döneminde kendine göre önemli refleksler geliştiren ve kararını ona göre tayin eden bir şehir.

27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980 sonrasında siyasi reflekslerini kararlılıkla gösteren bir şehir olmuştu. Yeter ki, seveceği, inanacağı ve güveneceği bir isim olsun.

Toparlanır da, onun ardından gitmekte tereddüt etmez de, geçmişte hep öyle yapmış çünkü…

Rahmetli Adnan Menderes’in…Rahmetli Süleyman Demirel’in…Rahmetli Turgut Özal’ın…

Rahmetli Necmettin Erbakan’ın…Ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafında toplanmış, toparlanmış!

Siyasi dönemler içerisinde yapılan seçimlerde zaman zaman değişik siyasi partileri Meclise taşıyan Konya, genelde, peşinden yürüdüğü liderlerin partilerine çok daha fazla oy verirken, ülke bazında o siyasi partiyi en fazla destekleyen partiler sıralamasında da ilk üçün içinde.

 

*****

Konya bildik bileli pilot bölge… Rahmetli Demirel’e atfedilen bir söz vardır., “Seçimlerde, önce Konya’nın aldığı sonuçlara bakarım. Konya’da kim kazanmışsa , Türkiye’de seçimi o kazanmıştır”

Gördüğünüz gibi mihenk taşı misali bir şehir Konya.

Her seçimde, bu şehir tam bir seçim meydanıdır! Bu meydandan galip çıkmak kolay mesele değil!

1961 seçimlerinde 4 partiden, 1965 seçimlerinde yine 4 partiden, 1969 seçimlerinde 3 partiden ve bir bağımsız, 1973 seçimlerinde 5 partiden, 1995 seçimlerinde 5 partiden, 1999 seçimlerinde 5 partiden Meclise Vekil göndermiş. En son 2018 seçimlerinde İttifaklarla seçime girilse de, önce 4, sonra 5 partiden Meclise vekil gönderdi Konya.

Konya, zaman zaman pilot bölge gibi, zaman zaman neredeyse tulum çıkarmaya aday bir şehir oldu.

Önümüzdeki ilk seçimde pilot bölge havası yaşar mı, onu zaman gösterecek!

Her seçimde, bu şehir için iddialı söylemler daima söylenir ve konuşulur.

Konya seçmeni, memleketin genel gidişatını iyi okuyan, iyi takip eden, gerektiğinde kılı kırk yaran, çok fazla üzerine gelinirse, bağrına taş basıp gemileri yakan bir haleti ruhiyeye sahip!

Dayatmaları seven bir şehir değil! Özde, sözde muhabbetleri sempatik olmaktan ziyade antipatik gelebilir! Siz ister bu yaklaşıma kırmızı çizgi deyin, ister maksadını aşan bir ifade…

Konya’da hali hazırda şehrin vizyonuna bakıldığında, değerlendirilecek o kadar çok kıymetli isim var ki, ancak bu isimleri yazmak, şu olsun, bu olsun demek haddimizi aşmak olur!

Temennimiz, mevcut Konyalı Bakanların yerlerini muhafaza etmeleri ve başarılı hizmetlerine devam etmeleri!

 

*****

Şehre duyulan vefa ve yüreklerde var olan Konya sevdası ölçülebilecek bir şey değil. Bu şehrin seveni çok. Bir şehri sevmek için illaki o şehirde doğup büyümek gerekmiyor! Hele ki Konya gibi bir şehirde.

Bu şehir aşkın kapısı, bu şehir sevenlerinin dünyanın en uzak köşesinden dahi koşarak geldiği bir şehir. Mevlana’ya aşık olan geliyor, Selçukluya aşık olan koşuyor, Şems-i Tebrizi’ye hayran olan çıkıp geliyor, Şeyh Sadrettin Konevi’nin şehri diye türbesinde bir Fatiha okumak için geliniyor.

Konya bir mıknatıs gibi. Gönülleri, gönül verenleri, sevenleri çekiyor kendine, bırakmıyor!

Şehir baştanbaşa cazibe merkezi. Cezbediyor, gelenin gönlünü fethediyor.

İşte onun içindir ki, bu şehir onu yalandan sevenleri de bilir, gerçekten sevdalı olanları da…

Şehri çok sevdikleri için, şehrin unutturmadıkları var, ben olmasam Konya bu kadar tanınmazdı, bilinmezdi deyip de, üç gün sonra unutulanlarda…

Rahmetli Vali Kemal Katıtaş Konyalı mıydı? Ancak şehir onu hiç unutmadı!

Rahmetli Ahmet Hilmi Nalçacı, Konya’nın evladıydı, Konya Belediye Başkanıydı. Kim unuttu, hiç kimse!

Konya’ya mana postlarını seren Hak aşıklarının büyük bir kısmı Konyalı değillerdi. Ancak Konya, bu insanları bağrına bastı. Onlardan razı oldu. Onlar Konya’yı karşılıksız sevmişlerdi, Allah rızası için sevmişlerdi. Gönüllerde yaşamaya devam ediyorlar!

Konya’ya sevdalanan yürekler inanın ki, Allah rızası için bu şehri seviyorlar! O sevgi kaybolmayan, yok olmayan, karalanamayan bir sevgi! Sevdiren yeter ki, sevdirmeyi murat eylesin!

 

*****

Günümüzün en büyük açmazlarından biri, kendini birilerine anlattırma hastalığı!

Kendini birilerine anlattıranların sürekli kaybettiği, topluma ters geldiği her nedense hâlâ anlaşılamadı!

Önemli olan bir ismin duruşuyla,

Yaklaşımıyla,

Şehre olan sevgisiyle,

Katkısıyla,

İnsanlarda ve şehirde bıraktığı intiba ile,

Hiç kimse müdahil olmadan kendini hatırlatması,

Anılması, hatırlanması,

Akla gelmesi ve gönüllerde yer etmesi!

Konya’da gönüllerde yer eden isimleri saymaya kalkarsak, bazılarına sıra gelmez!

 

*****

Konya, rahmetli Adnan Menderes’in dediği gibi Türkiye’nin belkemiğidir! Bu söz bir liderin ufkunun ne denli açık olduğunu göstermesi açısından da çok önemli bir kilometre taşıdır!

Son 70 yıl içerisinde Konya için söylenen en güzel, en yerinde ve gerçeği yansıtması açısından hâlâ en önemli sözlerden biri olma özelliğini taşıyor!

Çünkü Konya ne bir çadırın orta direği, ne de otağ çadırı direğidir!

Rahmetli Menderesin Konya için öngördüğü tespit, Konya için referans olarak alınmalıdır! 

Konya, paldır küldür girilecek bir şehir değil! Konya’ya paldır küldür giren, paldır küldür çıkar gider!

Nitekim, Hz. Mevlana, “Gönül öyle yol geçen hanı değil, dergahtır! Paldır küldür girilip çıkılmaz, günahtır!” dememiş mi?

Konya bir oba olmadığı gibi, dünden bugüne stratejik önemi oldukça fazla bir şehir, Anadolu’nun tam merkezinde ve kalbinde kurulu olması bunun bir nişanesidir!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol Sunat Arşivi
SON YAZILAR