Erol Sunat

Erol Sunat

Sanat Küsmesin, Küstürülmesin!

Sanat Küsmesin, Küstürülmesin!

Pandemi döneminde sanatı küstürdük, sanatçıyı küstürdük, sanatkarı küstürdük, müzisyeni küstürdük. Ne kadar farkındasınız amma, sahneler küstü, şarkılar küstü, türküler küstü.

Öyle ki, şarkı söyleyeni, türkü söyleyeni küstürdük.

Sazı küstürdük, sözü küstürdük! Çünkü müzik sustu!

Haziran geldi, açılımlar başladı., bir baktık ki, küstürmediğimiz kalmamış!

İşin vahimi, aklımıza yeni geldi kültür-sanat!

Kültür ve turizm kanatlarınız yoksa, kırıksa, biri var, biri yoksa, uçamazsınız!

Kanatlanamazsınız!

Nefes alamazsınız!

Kendiniz söyler kendiniz dinlersiniz!

İnsanları üzersiniz!

İncitirsiniz!

Kaybedersiniz!

Onlar kaybedince, kimse kazanamaz!

Şehirler kazanamaz, ülke kazanamaz!

Pandeminin kısmen ve tam kapanmaya zorladığı dönemlerde fırsatçılar, kendilerinden başka kime fırsat tanıdırlar ki?

Kimi düşündüler ki?

Önce kendileri, sonra kendileri, ardından yine kendileri!

Ne oldu?

Onlar kazanırken, sanat kaybetti, sanatçı kaybetti, kültür kaybetti!

Neler kaybettiğimizi, önümüzdeki aylarda daha net göreceğiz!

 

*****

Kültür ve sanat bloğumuz çöktü!

Ne sanatın yüzüne bakan oldu, ne de sanatçının!

“Müzik susmasın” diye bir slogan var!

Müzisyen sazını sattıktan sonra, sazını satacak hallere düştükten sonra, müzik susmasın demek neyin nesi?

Müzisyenin sazını geri getirebilir mi? İşini, aşını, ekmeğini geri getirebilir mi?

Henüz getirmedi!

Müzik susarken, müzisyenler susarken, çırpınırken neredeydiniz, diye hiç mi sormayacak bu insanlar!

Sanat altın bilezik demişti sanatkarların ustaları, büyükleri!

Sanat Pandemi de yere çakıldı, sanatkarlarda öyle…

Bakan olmadı, gören olmadı, duyan olmadı, ellerinden tutan olmadı.

Şimdi müzisyenler susmasın diye, sanatın bir ucundan hatamızı telafi adına bir adım attık!

Ancak, son derece cılız ve yeteli olmayan bir adım!

Ne oldu, müzik sustu!

Onların ve diğer sanatların susmasıyla ne kazandık?

Nasıl telafi edeceksiniz, susanların susmasını?

Nasıl ellerinden tutacaksınız?

Bu insanları neden unuttuk, nerelerde unuttuk, neden hiç aklımıza gelmediler, neden hiç seslerini duymadık demeyecek misiniz?

 

*****

Bizlerin neşe kaynaklarıydı sanatçılarımız. Başımızın tacıydılar. Unutulacak gibi değillerdi.

Ne demişti bu konuda, Mustafa Kemal Atatürk;

“Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.”

Evet, biz kendi hayat damarlarımızı koparmak üzereyiz!

Koparmaya ramak kaldı!

Sanatla uğraşan, sanatı seven, sanata aşık, sanat rüyaları gören milyonlar, bağrına taş bastı bekliyor! Sanatla uğraşan insanlar evine ekmek götüremiyorsa, bunun vebalini taşımak kolay değil!

 

*****

Yol deyince, asfalt anlamayın!

Yol deyince duble yol akla gelmesin!

Yol deyince Avrupai asfaltlar, prestijli caddeler göz önüne gelmesin!

Sadece o yolların açık olması yetmiyor!

Yol deyince, sanatın yolunu yok mu?

Sanatçının yürüdüğü yol yok mu?

Kültürün yolunu açmak lazım!

Sanatçının yolunu açmak lazım!

Sanatkarın yolunu açmak lazım!

Bu yolu açmak, onlara daha önce sanatlarını icra ettikleri alanları, meydanları, sahneleri tekrar açmak demek!

Açın ki, şehirler şenlensin, ülkenin bozulan morali yerine gelsin!

Bu yolların önünde ki engeller, köstekler, sonradan konulma setler, bu ülkenin kaybı, sanat ve sanatçısına karşı vefasızlığı değilse nedir?

Sanat ve kültür sanılandan çok daha duygusaldır.

Susarsa küser! Küserse küstürülürse, küstürenin eline bir şey geçmez, küstüren küstürdüğüne pişman olur da, iş işten geçer!

Sanat ve kültür!

Kırılgandır!

Alıngandır.

Sanatın ve sanatkarın kalbi kırılmışsa, sanatı susmuşsa, küsmesinde ne yapsın?

 

*****

Kültür Bakanlığımız, Müzisyenlere “Müzik susmasın” adı altında bir sefere mahsus 3 bin lira vermeye devam ediyor.

Ancak bu yaklaşım, müzisyenlerin mağduriyetini giderebilir mi?

Birçoğu bu parayı değil, en kısa zamanda evlerine ekmek götürebilecekleri işlerini geri istiyor.

Önemli olan da işlerine ve sanatlarına geri dönmeleri!

Sanatçı ve sanatkar, sanatını icra etmeden yaşayamaz!

Balık nasıl karaya vurduğunda yaşayamazsa, sanatçının hali de aynen bu örneğe benzer.

Sanatçılar, sanatkarlar hayatın normale dönmesi gibi, kendi normallerine dönmek zorunda.

Onlar normale dönmeden, ne sanatımız, ne kültürümüz normale dönemeyecek çünkü!

Olaya nedense bu pencereden bakmayı düşünen yok!

Sanatçılarımız, aylardır hatırlanmamış ve hatıra getirilmemiştir. Bu sektörde yüz binlerce insanın mağduriyeti ne yazık ki devam ediyor!

Bunun telafisi, “susmasın” demekle keşke olabilseydi.

Sanatın, sanatçının ve sanatkarların yolu açılmadı.

Kültürün yolu açılmadı.

Bu insanlar, bu hareketli dallar, daha ne kadar bekleyecekler?

Sanatçılar aylardır işsiz, sanatlarını icra edemiyorlar!

Özellikle müzisyenler! Çünkü müzik susmuş!

Sanat susmuş, kültür susmuş, “susmasın” kelimesi bu suskunluğu karşılamaktan o kadar uzak ki…

Kelimeler ve cümleler meramını anlatmaya aciz kalıyor! 

.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol Sunat Arşivi
SON YAZILAR