1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Fikret Akınerdem

  3. Ankara, Çankırı, Yozgat
Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

Ankara, Çankırı, Yozgat

A+A-

Son 3 günde 3 ile 1 toplantı, 1 konferans ve 1 de panele katıldım. Bunlardan ilki Ankara’da, ikincisi Çankırı ve üçüncüsü de Yozgat ta idi. Ankara benim favori şehirlerimden birisi. Burada Üniversite, doktora ve iş hayatım olmak üzere 1990 a kadar sürekli 18 sene kaldım. Sonrasında da 8 senelik bir görevlendirilmem de olmak üzere neredeyse hayatımın yarısı burada geçmiş bulunuyor.

Ankara da ki toplantımı bitirdikten sonra bir proje çalışmam dolayısıyla beni TBMM e davet ettiler ve orada da 2 saat kadar kaldım. Meclis kulisine kadar indim ve son zamanlarda ki hareketli gündemleri bire bir yaşadım ve yaşayanlarla da beraber oldum. Devamında 3 milletvekilimiz ile geç de olsa akşam yemeğini yedik. Yemekler aynı zamanda istişare etme, dertleşme ve olayları yorumlama süreçleridir.

İşin görünen Ankara bölümünü basitçe ve kısaca böyle özetleyebiliriz. Görünmeyen ancak yaşayanların ağzından bire bir dinlediğiniz bölümü hayli yoğun, üzgün hatta oldukça can sıkıcı olduğuna şahit oldum. Kuliste iken içeride bazı heyecanlı, yoğun tempolu, biraz da gergin bölümlere vakıf oldum. İnanılmaz derecede yıpratıcı olan bu çalışmalar, AK Parti milletvekillerinin özverili ancak sabır dolu tavırları ile yürütülüyor. Bir ara Bülent Arınç Bey’i etrafında ki 15 kadar milletvekiline laf yetiştirirken gördüm. Demek ki onların da Bülent Beyden öğrenmek istedikleri bazı şeyler var. 

Değerli okuyucularım, bu tür çalışmalara yabancı değilim ama bu derecede heyecanlı, yoğun olanına ilk defa rastlıyorum. Bir ara “yahu bunlar da insan” “bunca baskı, hakaret ve küfre nasıl dayanıyorlar” diye kendi kendime sordum. Elbette yasama (TBMM) ülkenin kaderini belirlemede büyük sorumluluk taşıyor, ama oların da yürek taşıdığı, insan olduğu ve duygularının bulunduğu bilinmelidir.  Gerçekten inanılmaz bir tempo. Zaman zaman milletvekili maaşları ile ilgili tartışmalara şahit olsak da, bu küfürleri yemenin bedeli bu kadar ucuz olmamalı.

Hele kulis çalışmaları sonrası yemekte duyduklarım, Başbakanımız hakkında söylenen yalan, iftira, dengesiz hareketler ve küfürler ile bunların kaynaklarına şahit olmak beni oldukça rahatsız etti. Normal vatandaşlar olarak dahi bizim özel hayatımıza müdahale etmeye dayanamayacağımız söz konusu iken, bu ülkenin onuru, şerefi, haysiyeti olan Başbakana hakaret etmek, onun özel hayatına müdahale etmek kimsenin haddi olmamalı. Başbakanın onuru, haysiyeti namusu milletin onuru, haysiyet ve namusudur (Devam edecek) 

  Allah emanet, hayra muhatab olunuz, efendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

6 Yorum