Tarkan Büyükoktar

Tarkan Büyükoktar

Avukata dokunma…

Avukata dokunma…

 

Şiddet…Şiddet…Şiddet…

Kadına şiddet… Çocuğa şiddet… Doktora şiddet… Avukata şiddet…

Toplum olarak şiddet sarmalında yaşıyoruz. Medyamız şiddet pompalıyor, şiddeti özendiriyor. Belki bilerek, belki bilmeyerek şiddeti meşrulaştırıyor…  Şiddeti magazinleştiriyor. Bunu izleyip görenler de kendilerinin de bu şekilde davranma hakkı olduğunu düşünerek hareket ediyor ve çok kolay bir şeklide şiddete başvurabiliyor.

İşte bu şiddet sarmalında son kurban bir meslektaşım oldu. Gaziantep’te 63 yaşındaki bir meslektaşım olan Avukat İsmail AKKAYA bürosunda uğradığı hain saldırı sonucu hayatını kaybetti…

Bütün şiddet olaylarından etkileniyorum elbette ama şiddet mağduru olan bir hukukçu olunca, ofisinde öldürülen bir avukat olunca bam telime basılmış oluyor.

Nasıl ki bir doktor saldırıya uğrayınca en çok tepkiyi haklı olarak doktorlar veriyorsa, söz konusu bir avukat ise ben de haklı olarak daha fazla duyarlılık gösteriyorum.

Bir hususu da vurgulamak istiyorum…

O avukat meslektaşımı öldüren kişiyi de savunacak olan bir avukat…  İşte bu da bizim mesleğimizin bir cilvesi… Avukatı öldürmekten yargılanacak şüphelinin savunma hakkını yerine getirecek olan da bir avukat olacak…

Yani hukuk ve avukat herkese lazım…

Peki, bu cinayetin, bu şiddetin sorumlusu sizce kim?.. Bence;

Savunma mesleğinin kutsallığını hiçe sayan siyasiler, hâkimler, savcılar ile savunma mesleği hiçleştirilirken tepki vermeyen meslektaşlarım bütün bu yozlaşmanın sorumlusudur.

Avukatlara uygulanan şiddetin sorumlusu tetiği çeken kişi ya da kişiler değildir…

Avukatların elinden konuşma hakkını almak için adli yıl açılış törenlerini kaldıran siyasiler suçludur. Yargının üçlü sacayağından ikisi olan iddia makamı ile savunma makamını aynı seviyede görmeyen bozuk zihniyet suçludur.

Avukatların duruşma salonunda oturma hakkını dahi çok gören hâkim zihniyeti suçludur.

Avukatların dosya inceleme hakkını elinden almaya çalışıp savunma makamını hiçleştiren, herkesi makul şüpheli konumuna sokan korkaklar suçludur.

Aynı okulu bitirdikleri halde adliyede avukatları görmezden gelen hâkim ve savcılar suçludur.

Ve… Hangi siyasi görüşte olursa olsun, bir şekilde yandaşlık adına, avukatlık mesleğinin hiçleştirilmesine sessiz kalan yöneticiler suçludur…

Mesleği tükenirken susan, mesleği adına dik duruş sergileyemeyen omurgasız avukatlar suçludur.

Bugün bize düşen her ilde eylem yapmaktır. Basın açıklamaları yapmaktır. Tepkisiz kalmamaktır. Gün meslek adına birlik günüdür. Avukatlık mesleğine sahip çıkma günüdür.

Her zaman söyledim. Hep söyleyeceğim. Avukat herkese lazımdır…

Meslektaşımı öldüren kişiyi de bir avukatın savunacağını tekrar vurguluyorum.

Dün hukuksuzluklara çanak tutarken susanlar, bugün hukuksuzlukların mağduru olduklarında hukuk katliamlarında hiçbir sorumlulukları yokmuşçasına ağlıyorlarsa ve “biz nerede yanlış yaptık, yıllarca insanları boş yere cezaevlerinde yatırdık” diye kendilerini sorgulamıyorlarsa sorun büyüktür.

Hukukun herkese lazım olacağını, avukatın herkese lazım olacağını düşünmeden avukatlar yaka paça gözaltına alınırken susanlar; avukatların, savunma makamının elinden silahları alınırken susanlar, hâkiminden savcısına, siyasiden vatandaşa avukatın karşısında kim varsa silahlanmasına da sessiz kalabilecekler midir?

Avukat da herkese lazımdır… Hukuk da…

Herkes için hukuk… Herkes İçin adalet…

Adalet için avukat… Herkes için avukat…

AVUKATA DOKUNMA…

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Tarkan Büyükoktar Arşivi
SON YAZILAR