Muhammet Yavaş
Aşk hikâyesi onu zaten öldürmüştü...
Konya sokaklarının sessiz simalarından biri daha aramızdan ayrıldı. Yıllardır baştan aşağı kırmızı kıyafetleriyle şehrin her köşesinde görülen, herkesin "Kırmızılı Kadın" diye tanıdığı Sultan Özcan, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Onu tanımayan yoktu. Kimileri sadece kırmızı kıyafetlerini gördü, kimileri sessiz yürüyüşünü... Çok az kişi ise o kırmızının ardında saklanan hikâyeyi biliyordu.
Belki de Sultan Özcan'ın asıl vedası bugün değil, yıllar önce başlamıştı. Çünkü bazen insanı ölüm değil, yarım kalan bir hayat tüketir.
Henüz 15 yaşındayken çocukluk aşkı olan öğretmeniyle evlendi. Büyük umutlarla başlayan yuvası, yıllar içinde şiddetin, kıskançlığın ve çaresizliğin gölgesinde kaldı. Çocuk sahibi olamamanın yükü de omuzlarına bırakıldı. 1995 yılında terk edildiğinde geriye sadece kırık bir kalp değil, yıkılmış bir hayat kalmıştı.İnsan bazen bir ayrılığı atlatır. Ama bazı ayrılıklar insanın ömrüne yerleşir.
Sultan Özcan'ın hikâyesi de işte tam böyleydi.
Anlatılanlara göre eşi kırmızı rengi seviyordu. O gittikten sonra ise kırmızı, Sultan Özcan'ın üzerinden hiç çıkmadı. Belki bir umut, belki bir özlem, belki de unutamamaktı bu. Kırmızı artık onun için bir renk değildi.
Bir hatıraydı...
Bir bekleyişti...
Bir ömrün sessiz çığlığıydı...
Annesini de kaybettikten sonra Konya'ya geldi. Ağabeyinin evinin bodrumunda yıllarca yaşadı. Psikolojik sorunları giderek ağırlaştı ve 2006 yılında kronik psikoz tanısıyla yüzde 80 engelli raporu aldı.
Biz ise onu çoğu zaman sadece sokakta yürüyen "kırmızılı kadın" olarak gördük.
Oysa her insanın üzerinde taşıdığı görünmeyen yükler vardır. Kimisi bunu kelimelerle anlatır, kimisi gözyaşıyla... Sultan Özcan ise kırmızı kıyafetleriyle anlattı.
Belki de yıllardır Konya sokaklarında dolaşan şey bir kadın değil, tamamlanmamış bir aşk hikâyesiydi.
Bugün Sultan Özcan hayata veda etti.
Ama aslında onu yıllar önce; şiddet, yalnızlık, terk edilmişlik ve bitmeyen özlem yavaş yavaş hayattan koparmaya başlamıştı.
Rabbim rahmetiyle muamele eylesin.
Geride ise bize sadece şu soruyu bıraktı:
Bir insanı gerçekten ölüm mü öldürür, yoksa bazen yarım kalan bir aşk bütün bir ömrü sessizce tüketmeye yeter mi?
Allah cennetinde Efendimize komşu eylesin.

Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.