Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Şeker pancarı ve şeker fiyatlarının belirlenmesinde etkili konular

Geçen sene Köşemde ‘Şeker Pancarı Üretiminde Gelinen Nokta ve Şeker Fiyatları’ adı altında bir makale kaleme almış, şeker pancarı ton başına fiyatın 3100 TL olarak belirlendiğini, böylece üretici gelirinin dekara 8.5-9.0 bin TL bandında olacağını ifade etmiştim. Bir anlamda ödeme dönemleri ortalamalarına göre dekara gelir 200 Dolar kadar olacak demekti.

Devamında ‘Bu gelir bölgeden bölgeye göre değişir, Orta Anadolu ve Geçit Bölgeleri bazı bölgede olursa olsun şeker pancarını üretir. Türk köylüsü için dekar başına gelir önemli olsa da alım garantisi ve ödeme kolaylığı açısından hangi bölgede olursa olsun üretim yapar, yapmaktadır da. Bu durumda her bölgenin gelir seviyesi farklı olacaktır. (Bu rakamlar elbette ortalama tahmini değerler olup ufak-tefek sapmalar da olabilecektir). Bundan sonra da ortalama değerler üzerinden değerlendirme yapmaya çalışalım.

Bir defa şunu hiçbir zaman unutmayalım ki, Ülkemde şeker pancarı üretimi için en müsait bölge rakımın bin metre olduğu Orta Anadolu ve Geçit Kuşağı Bölgeleri olup burada verim dekara 10 tona kadar çıksa da ülke ortalaması 6.5 ton kadardır. Bu değişimde bölgelerin iklim, toprak, üretim tekniği ve yağış farklılığı etkilidir.

Geçen sene ki dönemde 1 ton kristal şekerin 7 ton pancardan elde edileceği, 7 ton pancarın fabrikaya maliyetinin (3100 X 7) 21 700 TL olacağı, buna nakliye, işçilik ve işleme gibi diğer görünmeyen giderlerden 8 bin TL eklenmesiyle 1 ton şekerin yaklaşık 32 500 TL ye mal olacağını bildirmiştim. Buna fabrika, dağıtıcı kârı ve nakliye eklenirse kristal şekerin fabrika çıkışının kilosunun 40 TL, enflasyon da dâhil edilirse tüketiciye 50 TL ye verilebilir demiştim.

Bu sene için bu yukarıda verilen değerlerde ne fabrika, ne de üreticinin memnun olduğu söylenemez. Yukarıda verilen değerler petrol, gübre ve diğer girdilerin dışında idi. Bu sene üretime kimyasallar, gübre, mazot beklenmeyen değerlerle yüklendi. Yani pancar üreticisi gibi fabrikaların da geliri düştü demek yanlış olmaz. Şunu da belirtelim ki özel fabrikalar bu değerlendirmenin kısmen dışında kalır.

Şeker pancar fiyatı, geçen seneki değerler baz aldığımızda en az % 35 artışla (3100 X 1.35) yaklaşık 4200 TL, bu senenin kayıpları ve sezon riskleri de eklenerek tonunun 4500 TL ye çıkması gerekir. Geçen sezonda fabrika çıkış kg fiyatının 40 TL olması gereken şekerin 37 TL ye düşmesi ve markette 50 TL civarında satılması, fabrikalar adına ciddi bir kayıptır denebilir.

Burada esas karı toptancı ve perakendeciler alıyor demektir. Kiloda 3 TL, tonda 3 bin TL kayıp sayılır. Kotası 450 bin ton olan Konya Şeker için toplamda 1.4 milyar TL kayıp demektir. 37 TL ye alınan 1 kg şekerin en fazla 45 TL ye tüketilmesi gerekirken, 50 TL tüketilmesinin zararı fabrikaya yazılır. Zira aracılar ellerindeki malı hemen paraya çevirirken, fabrikalar kampanyaları gereği en az 6 ayda çevirir.

Konuyu üretici açısından ele alınırsa, geçen senenin pancar fiyatına % 35 ekleyerek ton fiyatını 4200 TL ye yükseltilir, dekara; 4200 X 6.5 Ton= 27 300 TL (4500 X 6.5: 29 250 TL) brüt gelir elde edilebilir. Bu değerlerde çiftçi 1 dekardan ancak 2 ton karşılığı 8 400 TL gelir elde edilebilir ki, böylece geçen seneye göre % 50 ye yakın düşük gelir elde edilmiş olur. Bir anlamda 1 dekarın geliri 200 Doların altına düşebilir, bu sonuçtan üreticinin memnun olacağı düşünülemez.

Şeker fabrikaları için ele alınırsa, 1 ton şekerin hammadde değerinin 27 300 TL olduğu durumda, nakliye, fire dâhil bu pancar 30 000 TL ye fabrikaya girer. Buna işletme, kredi, sigorta, işçilik dâhil harcamalar eklenirse, şekerin tonu 50 bin TL ye satılırsa ancak kendini kurtarır diyebiliriz. Tüketici de şekerin kilosunu 60 TL (1.2 Dolar) (iki paket sigara parası) tüketir ki bu çok yadırganmaz. Şekerin 1 kg satış fiyatı Almanya’da 1.3 Dolar, Bulgaristan’da 1.5 Dolar, Yunanistan ortalama 1.4 Dolardır.

Burada ele alınan değerler gerek üretici, gerek tüketici, gerekse de işletmeci (fabrika) açısından ele alınan ortalama değerlerdir. Nihai fiyatlara yıl içinde değişebilen enflasyon, mazot, gübre, işçilik ve nakliye gibi konular etki edebilecektir. Önemli olan tüm girdi ve çıktı değerlerinin gerçek rakamlarla ele alınarak, sonuca her kesimin memnun olacağı değerlerle yaklaşmak olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Fikret Akınerdem Arşivi

Hayatın içinden-1, Çarpan etkisi

07 Ekim 2026 Çarşamba 12:15

Diyanet ve Kur'anda geçen bitkiler sempozyumu

30 Eylül 2026 Çarşamba 13:34

Konya Yemek Kültürü ve GastroFest

16 Eylül 2026 Çarşamba 09:40

Sahte kahramanlar

02 Eylül 2026 Çarşamba 11:57

Siyasette moda ifadeler

20 Ağustos 2026 Perşembe 17:14

Gençliğin tarımında sürdürülebilirlik

12 Ağustos 2026 Çarşamba 21:53

Devlet hizmetinde vatandaştan 30 sene ileride

05 Ağustos 2026 Çarşamba 10:07