Tünelin Ucu Göründü Gibi!

Kabine toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın basın toplantısında açıkladığına göre;

-65 yaş üstü gruba 10 Mayıs Pazar günü, 0-14 yaş grubuna 13 Mayıs Çarşamba günü, 15-20 yaş grubuna 15 Mayıs Cuma günü 11.00-1500 arası dışarı çıkabilme imkanının verilmesi,

-Antalya Aydın Erzurum Hatay Malatya Mersin ve Muğla için seyahat kısıtlamasının kaldırılması,

-Askerlik terhis(31 Mayıs) ve celp(5 Haziran) işlemlerinin başlatılacak olması,

-AVM’lerin, berber, kuaför ve güzellik salonlarının 11 Mayıstan itibaren açılacak olması,

-25-26 Temmuza ertelenen YKS’nin 27-28 Haziranına çekilmesi, LGS’nin 20 Haziranda yapılacak olması,

-Adliyelerde ara verilen duruşmaların 15 Haziranda sona ermesi…söz konusu olacak.

Erdoğan’ın açıkladığı bu planlamalar Türkiye için tünelin ucundaki ışığın göründüğü anlamına geliyor. Fakat bu ışık 15 Mart öncesi yaşadığımız normal hayata dönüş anlamına gelmiyor. Kısmi bir rahatlama söz konusu. Yine sosyal mesafeye riayet edeceğiz, yine maske takmaya devam edeceğiz. Hepimiz eski mesafe ve yaşantıyı unutacağız artık.

Açıklanan bu kısmi rahatlamanın ve daha ileri aşamasının olabilmesi için devletin açıkladığı kurallara riayet hepimizin birinci önceliği olması gerekiyor. Hafif bir rehavet koronavirüsle mücadelede gelinen noktayı sekteye uğratır ve ikinci dalgayı beraberinde getirebilir. Bu da onulmaz yaralar açar. Bu kısmi rahatlamayı bile rüyamızda görebiliriz.

Sayın Erdoğan’ın normal hayata adım anlamına gelen bu açıklamalarını akşam ekranlardan izlerken aynı günün gündüzünde, mahalle aralarında gördüğüm iki olaya burada işaret etmek istiyorum. Sokağa çıkma yasağının sona erdiği ilk iş günü bir imza için okula giderken 10-15 kadar ortaokul öğrencisi önüme geldi. Aralarında ne sosyal mesafeye riayet var ne de maske takanı. Güpegündüz yan yana ve önlü arkalı dolaşıyorlar. Güya 20 yaş altı bu çocukların dışarıya çıkmaları yasak. Yasaklara uymayan bu çocuklara kızmadım, ne de olsa onlar birer çocuk. Kızılacaksa ailelerine kızmak gerekiyor.

İmzamı attıktan sonra bir umum parka uğradım. Belediye kameriyeleri verniklemiş, oturulmasın diye de girişlerine şerit çekmiş. Zaten pek de oturan görmedim. Parkın etrafındaki parkurda az sayıda yürüyüş yapanları gördüm. Bu arada oturakların vernikli olmasına aldırmadan bir kızımızla, bir oğlumuzun kameriyede oturmalarına şahit oldum.  Sarmaş dolaş olmuşlar, aşk hayatı yaşıyorlar belli.  Güya bunlara da çıkış yasağı var! Çünkü yaşları 20’nin altında. Ne yasak dinlemişler ne de elbisemize vernik bulaşır endişesi duymuşlar. Benimki de laf! Gönül ferman dinler mi?

Gördüğüm kadarıyla virüs tehlikesine karşı uygulanmakta olan yasaklara uyma konusunda, ana arterler ve çarşı merkezlerinde gösterilen hassasiyete mahalle aralarında pek riayet edilmiyor.  Devlet her mahalle arasında yasağı takip edecek polis bulundurmayacağına göre burada ailelere büyük görevler düşüyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.