Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

KAFALAR HİÇ DEĞİŞMEDİ

Bir 27 Mayıs’ı daha geride bıraktık.

Dönüp baktığımız zaman, hâlâ hiçbir şeyin değişmediğini, kafaların aynı kafa olduğunu görüyoruz.

Dün, halkın seçtiği iktidarı sandıkta alt edemeyeceğini anlayanlar nasıl demokrasi dışı yollara başvurdularsa, bugün de iktidarı ele geçirmek isteyenler aynı senaryo için çalışıyorlar.

27 Mayıs 1960’dan bu güne dünyada çok şeyler değişti. Ama malum zümrede o kafa hiç değişmedi.

Siyasi rekabeti kan davasına dönüştürmek isteyenler, dün olduğu gibi bugün de türlü çeşitli algılardan medet umuyorlar.

Kendi basiretsizliklerinin üstünü kapatmak için “cambaza bak cambaza” diyerek dikkatleri başka yönlere kanalize etmek istiyorlar.

Ana muhalefet, Türkiye’de demokrasi yok diyerek ülkesini dünyaya jurnallemekten zerrece kaygı ve utanç duymuyor.

Avrupa’da basın mensuplarına “Türkiye’de can ve mal güvenliği yok” diyerek iktidarın mı, ülkenin mi altını oyduğuna hiç bakmıyor bile.

Daha dün gibi “Ordu göreve” pankartları ile yollara düştükleri günler.

Ana muhalefet iktidara neden gelemediğini, halkın neden teveccüh göstermediğini sorgulamak yerine çamur atarak, kendisini “ak kaşık” göstermek istese de bu hiçbir zaman çözüm olmayacaktır.

Ana muhalefet, halkımızla arasında kan uyuşmazlığı yaşadığının farkına vardığı zaman iktidara yürüyebilir. Ya da demokrasi dışı yollarla iktidar olabilir ki, bu iktidarın ömrü ancak kelebeğin ömrü kadardır.

Ana muhalefet, halka rağmen hiçbir şey olmayacağını anlamalıdır.

Halkın teveccüh ettiği liderlerin tamamını darağacına çıkarsa da bu yolla gelecek iktidarın hayrını görmesi mümkün olmaz.

Türkiye’yi yönetmeye talip olan bir kişinin “Sarayı başına yıkacağım. Anasından emdiği sütü burnundan getireceğim” nefreti ile unutmamalıdır ki “Öfkeyle kalkan her zaman zararla oturur.”

İktidara talip olacakların, iktidardan daha güzel şeyle vaat etmesi gerekir. Hayal alıp satmadan, tribünlere oynamadan, olabilecek şeyler söylemelidir.

“Yatırımları durduracağım” diyen birisine milletimiz neden “Hadi beni yönet” desin? Bunun akılla, mantıkla bir izahı var mıdır?

“TRT’yi satacağım, parasını da size vereceğim” diyen bir lider ne kadar ciddidir? Devlet yönetiminde böyle şey olur mu? Yağma Hasan’ın böreğini mi dağıtıyorsun?

Güney doğuda 3-5 Kürt oyu alabilmek için Demirtaş’ın tahliyesini isteyen büyük (!) siyasetçiler şehit ailelerine yeni acılar yaşattıklarını bilmelidir.

27 Mayıs unutulmayacak.

3 vatan evladını bir hiç uğruna asan zalimlere hesabı Allah soracaktır.

Söylemlerin gerginlikleri artırması kimseye bir şey kazandırmaz.

İktidar yarışını kan davasına dönüştürmek isteyenler unutmamalıdır ki, ülke yıkılırsa altında kendileri de kalacaktır.

İktidara gerçekten de gelmek istiyorlarsa eksikliğin halkta değil, kendilerinde olduğunu bilmelidirler.

Bu millet yediği çanağa pislemez, pisleyenleri de affetmez…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum