Kahve ve Kahvenin Sosyal Anlamda Önemi

Türkiye’deki kahvehane geleneği yaklaşık 500 yıllık bir tarihe sahiptir. Bu mekanlar yaygınlaştığı ilk dönemlerde ‘’kıraathane’’ olarak adlandırılmıştır. Bu adlandırmadan da anlaşılacağı üzere ‘’okuma mekanları’’ olarak kullanılmaya başlanan kahvehaneler, süreç içerisinde farklı sosyal ve kültürel fonksiyonlar üstlenmişlerdir. Osmanlı’da siyasetin merkezi olduğu dönemlerde ‘’toplum-siyaset’’ ilişkisinin bileşenlerinden olurken başka bir dönem kültür sanat dairesinde, entelektüel mahfiller olarak öne çıkmıştır. Daha sonraları sosyalleşme mekanları olarak kahvehaneler kimi oyunların oynandığı bir ortam haline gelmiştir. Bugün ise kimilerinin modern döneme ayak uydurması ya da Osmanlı motiflerine yer vermesi ile  ‘’mahalle kültürünün’’ yaşadığı yerler olmuştur.

Kahvenin bizim coğrafyamızda yaygınlaşma öyküsü siyasetin müdahalesi ile paralel biçimde gelişmiştir. Katip Çelebi’nin bahsettiği üzere 1543 yılında Tophane Limanı’na yanaşan gemilerde, Yemen’den gelen çuvallar dolusu kahve olduğu tespit edilmiştir. Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin fetvasıyla çuvallar delinerek denize batırılmıştır. Beşir Ayvazoğlu bu konuyu yorumlarken Şeyhülislam’ın bu fetvayı hemen verebilmesini, Ebusuud’un kahveyi tanıdığına hatta tattığına yormaktadır. Dönem itibariyle kahvenin keyif verici bir madde olması ve içerken insanların bir araya gelerek bunu tüketiyor olması, caiz olmadığına yönelik fetvanın gerekçesi olarak sunulmaktadır.

Üstelik Şeyhülislam’ın fetvasına rağmen Kanuni döneminde çok sayıda kahvehane açıldığı bilinmektedir. Üstelik sosyal sınıflar arasında hızla şöhrete kavuşan kahve, Hz. Mevlana döneminde daha bu topraklarda bulunmuyor olsa da başka bir anlamda metinlerinde yer almaktadır. Hz. Mevlana’dan sonraki yıllarda ise Mevlevihanelerde kahve oluşan kültürün önemli bir parçası haline gelmiştir.

Yıllar içerisinde kahvenin fetvayla engellenemeyeceğini fark eden yöneticiler, kahveye yüksek vergiler koyma yoluna gitmişlerdir. Bugün kimi ürünlerde uygulanan bu yıldırma ve vazgeçirme yöntemi o gün de işe yaramamıştır. Hatta yönetim açısından kahve önemli bir vergi kalemi haline gelmiştir. İstanbul’da bulunan ‘’tahmishanelerde’’ çalışan sayısının yüksek olması bunun nasıl bir ticaret gücü olduğuna işarettir.

Kahvenin bir kültür olarak hayatımıza girmesi ve evlerde dahi sunumu ile bir sosyal mesaj sunacak konuma yükselmesi, konunun merak edilmesi açısından yeterlidir. Bir dönem fincan motiflerinin ve tutacaklarının modeline göre adeta maddi gücün ve ait olunan sosyal sınıfın göstergesi olarak sunulduğu bilinmektedir. Üstelik bu ürünlerin dönem itibariyle çok pahalı bir hale geldiği de söylenebilir.

Kahvenin sosyal hayattaki yeri kadar kahvehanelerin sosyalleşme alanları olma iradeleri de çok önemlidir. Toplumsal hareket ve dönüşümlerin merkezi olan kahvehaneler yakın zamana kadar siyasetin de konuşulduğu ve bir noktada belirlendiği mekanlar olmuştur. Köyler ve mahallerde de iki gün üst üste kahvehaneye gelmeyen ahbabın, halinin merak edilip, ahvalinin soruşturulduğu hatıralar çoktur. Bu anlamda kahvehaneler toplumsal ilişkilerinde en sıkı olduğu ve özellikle sokakta çul serip oturan kadınların yaptığı bu samimi iletişim biçiminin, erkeklerden  tarafından icra ediliş şeklini ifade etmektedir.

Kimi kahvehanelerin bizatihi kendilerinin tarihsel bir dönüşümün göstergesi olarak ayakta kaldığı söylenebilir. Kimi kahvehanelerin belli başlı entelektüel camiaların uğrak durakları olduğu da aşikardır. Kimi kahvehanelerin müdavimlerinin bazı etkinlikleri ile bu tezimi güçlendirmek isterim.

Konya’da kahvehaneler ve bu anlamda kimi nargile içilen kahvehaneler, uzun yıllardır entelektüel müdavimlerin merkezidir. Buralarda yapılan dersler, akşam sohbetleri ve kimi eğitimler birçok müdavimin hayatında önemli bir yer edinmiştir. Üstelik derslerin içerikleri, okumaların başlıkları ve sohbetlerin gündemleri oldukça kıymetli bir seviyededir. Buralarda başlayan kimi Hadis derslerinin halka halka genişlemesi, kimi okuma gruplarının çok uzun yıllardır devam etmesi, kimi sohbet ortamlarının gündeminin bir ay önceden belirlenmesi göstermektedir ki buralar; toplumun yeni mahalle kültürünün devam ettirildiği ve kadim ilişki biçimlerinin yaşadığı mekanlardır.

Mesela, bir kahvehanede bu anlamda Türkiye çapında bir derginin çıkarılmasından tutun da ücretsiz tiyatro gösterimlerine kadar uzanan bir etkinlik çerçevesinin olduğunu biliyor muydunuz?

Yeni nesil kahve evlerinin tekrardan bu kadar popüler olması ve kahvenin dünya ticaretinde ikinci ürün konumunda oluşu da göstermektedir ki, keyif verici bir maddenin ötesinde hala çok fazla anlam taşımaktadır, kahve. Öyleyse sosyoloji anlamında da buralara kulak  vermek ve buralardaki meseleleri irdelemek şarttır.

Bu merkezlerin son zamanlarda baskı altında olduğu bilinmektedir. Sosyalleşme alanlarının böyle entelektüel meclislerden kayıyor olmasını fark edemeyen bizler, yarın yeni sosyalleşme araçlarının bize uymamasından dolayı çok pişman olabiliriz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum