Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

REJİM NASIL DEĞİŞTİRİLİR?

Halkın kendi kendini yönetme biçiminin adı demokrasidir. Demokrasiye inananların aynı zamanda halka da saygılı olması gerekmektedir.

“Ben demokrasiyi savunurum ama, halk da her zaman doğru karar veremez” demek halt etmektir.

            Halk seni seçtiği zaman doğru karar verir, seçmediği zaman “Göbeğini kaşıyan adam” olursa bu halka yapılan en büyük saygısızlıktır. Eğer bir de halktan umudunu kesenlerin umudu darbelerde araması söz konusu olmuşsa, tuz kokmuştur.

            Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi ile ilgili olarak TBMM’de yapılan konuşmalara baktığımız zaman Ana Muhalefetin ısrarla “Rejim değişecektir” algısı ile bazı kesimleri sokağa çağırmaları, kaostan medet ummaları, zor günlerden geçtiğimiz şu günlerde halkımız tarafından ibretle izlenmektedir.

            Meclis’te yapılacak oylamaya rağmen referandum için  “Halka gidelim”  diyenlerin rejimle ne alıp veremediği olabilir ki? Tam aksine halka saygısı ve güveni olmayanların rejimden rahatsızlığı vardır. 

“Yüzde 98’le bile karar çıksa, çıkan kararı tanımayacağız” diyenlerin mevcut rejime inandıklarını söylemek mümkün mü?

            Rejimi değiştirecek olanlar halka gitmezler. (Cumhuriyetin faziletlerini tartışmaya açmak için söylemiyorum)

Cumhuriyete geçilirken halka mı soruldu? Batılıların kıyafetleri dayatılırken halkın görüşü alındı mı? Bin yıldır kullandığımız alfabeyi bir gecede değiştirirken halkın ne düşündüğü akıllara bile gelmedi. Kıçında donu olmayanların kafalarına Frenk şapkasını geçirenler, giymemekte ısrar edenleri cezalandıranlar halkın görüşünü almak için referandum mu yaptı?

O zaman halka sorulsa acaba halk ne söylerdi?

            Bugün, kimsenin rejimle bir derdi yok.

Rejimle derdi olanlar “Rejim değişecek” yaygarasını koparanlardır. Türkiye’de taşlar yerine oturmaya başladıkça bazı kesimler bundan rahatsızlık duymaya devam edeceklerdir. Bunların kim olduklarını halkımız çok iyi biliyor.

Halkın kendilerini iktidara taşımasından umudunu kesenlerin şirretliği ve saldırgan tavrı da bu nedenledir.

Ama unutmamak gerekir ki, keskin sirkenin zararı küpünedir.

            Kimsenin ensesinde boza pişirilmiyor. Demokrasi bir çoğulcu rejimdir. Demokrasiye ya inanır saygı duyarsın, ya da algılarının anaforunda kaybolup gidersin.

            Tercih sizin!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.